İstanbul İstanbul°C
  • Dolar döviz kuru 5.8907
  • Euro döviz kuru 6.5877
  • 07-06-2019 15:49

Müftünün Kaleminden Tüylerinizi Diken Diken Tarihi Acı Anekdotlar!

Bursa Keles Müftüsü Hasan Tanrıkulu Merhume Babaannesinden, Osmanlı - Rus Savaşı Acı Anekdotları kaleme aldı.Tüylerinizi Diken Diken Edecek Ve Gururla Okuyacağınız

Müftünün Kaleminden Tüylerinizi Diken Diken Tarihi Acı Anekdotlar!

Bursa Keles Müftüsü Hasan Tanrıkulu,"Değerli kardeşlerim, son dönemde geçmişte yaşanmış bazı olaylar ters yüz edilerek genç nesillerin beyni ecdat düşmanlığı ile zehirlenmek istenmektedir. Bu nedenle bizzat rahmetli babaannemin ve dedemin 1915 Rus işgali ile ilgili anlattıkları bir kaç acı anekdotu paylaşmak istedim.


Yıl 1915. Köyüm Köknar (Aşağı Ogene) büyük bir kısmı Ermeni askerlerden oluşan Rus ordusunun işgali altındadır. Babaannem 11 yaşlarındadır. Yaşananları dün gibi hatırlar ve gözleri yaşlı bize şu acı hikayeyi anlatırdı.


Köyümüz işgal edildiğinde evlerden kaçtık. Çoluk çocuk, hayvan ve alabildiğimiz bir kaç kap çanakla Şeyhi yaylası yolu üzerindeki sırat mevkiinde yer alan büyükçe bir mağaraya sığınmak için yola çıktık. Kardeşim Rafet henüz bir haftalıktı. Yeni doğum yapmış annem onu kucakladı ve birlikte kaçmaya başladık. Annem düşmandan daha hızlı kaçabilmek için oğlunu yolda bırakmak zorunda kalır. 20 adım ilerler ancak annelik duygusuyla geri döner tekrar kucaklar ve yine yola devam eder. Düşman korkusu ve annelik duygusu arasında gelgitler yaşayan annem sonunda bizimle birlikte ve bebeğimizle sağ salim mağaraya sığındık. Bırakıp kaçtığımız evler özellikle Ermeni kökenli askerler tarafından barut serpiştirilerek bir mahalle topluca yakılır.


Zorunlu olarak sığındığımız mağaraya bir gün bir Rus askeri gelir. Çok korktuğumuzu anlayan Asker babama sigara uzatarak korkmamamızı işaret eder. Acıkan Rus askerine bizimkiler süt ve yumurta ikram ederek karnını doyururlar. Rus asker az ötede bekleyen arkadaşını göstererek ona görünmeyin, o gelirse hepinizi keser diyerek tembihte bulunur, çünkü o Ermeni kökenlidir. Ermeni kökenli askerler kızdırdıkları bakır tasları erkeklerimizin başına fes gibi geçirir ve alaylı alaylı gülerlerdi. Tavukların karnına süngüleri batırır, havaya kaldırır, çırpınarak ölmelerini zevkle izlerlerdi. Birgün kaldığımız mağaranın az ötesinde yaralı bulduğumuz bir Rus askerini getirdik, karnını doyurduk ve yaralarını sardık. Kendine gelen asker bölüğüne katılır ve komutanına yaşadıklarını anlatır. Bunun üzerine Rus komutan askerlerine" Şeyhi yaylasındaki hiç kimseye zarar verilmeyecektir" diye talimat verir.
Bunu; tarihi olaylar üzerinden düşmanlık pompalamak veya merhamet çağlayanı ecdadımın düşmana bile ikram ettiği sütü yüze vurmak için değil, bu acıları ters yüz ederek katilleri masum göstermek isteyen sütü bozuklara hatırlatmak ve torunları olmakla övündüğüm ecdadıma vefa borcumu ödemek için anlattım. bu toprakları bize emanet eden aziz ecdadım, rahat uyuyun. mirasınıza sahip çıkmak namus ve şeref borcumuzdur."

 



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER