İstanbul İstanbul°C
  • Dolar döviz kuru 6.0750
  • Euro döviz kuru 6.8045
  • HABERLER
  • RAMAZAN
  • İlahiyatçılardan çocuklu ailelere ‘Ramazan’ uyarısı! 'Bunları öğretmek zorundasınız'
  • 10-05-2019 19:08

İlahiyatçılardan çocuklu ailelere ‘Ramazan’ uyarısı! 'Bunları öğretmek zorundasınız'

Dinimize göre her anne baba çocuklarına dini görevlerini ve ibadetleri öğretmek zorunda. Peki, anne babaların üzerine yüklenen bu sorumluluğun gereği nasıl yerine getirilecek? Mübarek Ramazan ayında çocuklarımıza oruç ibadetini nasıl öğreteceğiz ve onları oruca nasıl alıştıracağız. İlahiyatçılara bu konudaki tavsiyelerini sorduk. İşte cevapları...

İlahiyatçılardan çocuklu ailelere ‘Ramazan’ uyarısı! 'Bunları öğretmek zorundasınız'

 İlahiyatçı Prof. Dr. Orhan Çeker, “Çocuklar iftar sofrası başında iftar saatini beklemeli.” derken, İlahiyatçı Yazar Şerafeddin Kalay ise, “Yuvamızda Ramazan meltemi esmeli. Anne babalar çocuklara Ramazan hatıralarını anlatmalı.” diye konuştu.

“Çocuklar sahura mutlaka büyükler gibi kalkmalı”

Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Çeker, “Anne ve babalarımız en azından kendi çocukluğunda oruca nasıl alıştırıldıysa onu hatırlasın. Çocuklar iftar sofrası başında iftar saatini beklemeli, sahura mutlaka büyükler gibi kalkmalı ve sofraya iştirak etmelidir.” dedi.

“Oruç tutan çocuklar ödüllendirilmeli”

Çocuklara oruç başta olmak üzere diğer ibadetlerin doğru olarak anlatmanın ve bu ibadetlere alıştırmanın önemine dikkat çeken Çeker, şunları söyledi:

Namazlara, teravihe, bayram namazlarına çocuklar götürülmelidir. Çocukların tuttukları oruçlar iyi bir fiyatla satın alınmalı, onların zihninde güzel hatıralar oluşturulmalıdır. Oruç tutan çocuklar tutmayanlara karşı ödüllendirilmeli, onlara takdir edici sözler söylenmelidir.

Orucun çocuklar üzerindeki etkisi…!

Ramazan ayında bunun gönüllerde bıraktığı tesiri, insanlarda canlanan iyilik yapma, infakda bulunma arzularını daha açık ve net bir şekilde görüldüğünü ve hissedildiğini ifade eden İlahiyatçı Yazar Şerafeddin Kalay ise şöyle konuştu:

“İnsan hayatına bu şuurla şekil vermeli, nereden gelip nereye gittiğini bilmelidir. Çocuklarını da bu şuuru tattırmalı onları aklı erdiği andan itibaren ibadete alıştırmalıdır. Çocuğun oruca alışmasında hem iradesini güçlendirme, nefse hakimiyetini artırma, hem de açlığa susuzluğa katlanmanın, bu nimetleri bize bahşeden Rabbimiz uğruna olduğu şuurunu elde etme vardır.”

“Anne babalar çocuklara Ramazan hatıralarını anlatmalı”

İlahiyatçı Yazar Şerafeddin Kalay, sözlerini şöyle sürdürdü:

İnsanın kendisi gibi oruca başlayan, alışmaya çalışan çocuklarına, torunlarına veya yakınlarına aktaracağı tatlı hatıraları vardır. İftar saatini iple çekişler, iyice acıkınca mutfağa girip çıkarak annenin iftar için neler hazırladığını gözden geçirişler, onları nasıl yiyeceğini hayal edişler, canının çektiği şeyleri dile getirişler, bazen oruçlu olduğunu unutuşlar, bakkaldan iftar için ekmek alıp gelirken farkında olmadan açlık duygusuyla ucundan koparıp yiyişler, Ramazan topunun atışını kapıda bekleyişler, anneye, babaya oruçla ilgili sorulan sorular ve daha neler neler… Bu hatıralar yaşanmalıdır ki anlatılabilsin, paylaşılsın. Anne ve babalar çocukların orucu sevdirmek için kendi çocukluklarındaki bu nevi hatıraları anlatmalı, zaman zaman onları sahura kaldırmalı, oruca başlatmalı, dayanabildiği kadar devam ettirmelidir. Çocuklar büyüklerinden bu tür hatıraları dinlemekten, onların da çocuk olduğu günlerin, çocukça davranışlarının varlığını bilmekten, duymaktan hoşlanırlar.

“Yuvamızda Ramazan meltemi esmeli...”

Hatıraların paylaşılması büyüklerle küçükler arasında yakınlığın doğmasına, çocukların oruç için şevklenmesine vesîle olduğuna belirten Kalay, “Sahura kalkıp oruca niyetlenen çocukların çabucak pes etmemesi için oruç tuttuğu saatlerde de onu teşvik etmeli, oruca niyetlendiği her gün dayanma süresini uzatmaya çalışmalıdır. “Bak dün saat ikiye kadar tutmuştun bu gün saat üçe kadar dayanmalısın” gibi saat artırarak direncini çoğaltmalı, sonunda yaşı da uygun ise güne tamamlatmalıdır. Her seferinde mükâfat vermeli, tam gün oruç tutunca hediye de sevinç de büyük olmalıdır. Yuvamızda Ramazan meltemi esmeli, gönüller ferahlık ve sevinç duymalıdır.” şeklinde konuştu.


Kaynak: Yeniakit

HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER