İstanbul İstanbul°C
  • Dolar döviz kuru 6.0750
  • Euro döviz kuru 6.8045
  • 04.05.2019
Bünyamin GÖLCÜ

Bünyamin GÖLCÜ

İBADETLERDE HİKMETLER
.

İBADETLERDE HİKMETLER

Kuranı kerim Allah kelamıdır. Ve onun içerisindeki her şey Allahındır.  Yaratmak ta, emir de yasakta onundur. Her şey onundur. O Hâkimdir ve Rahimdir. Rahmetiyle yarattığı her işte nice hikmetler var etmiştir. O abes iş yapmaz. Boş yere yaratmaz. Yarattıklarında gaye ve maksat gözeterek yaratandır. Dolayısıyla kullarına emir ve yasaklarında da hikmetler, gayeler, maksatlar ve olumlu neticeler vardır. Bu yazımızda da namaz ve oruçtaki Allahın bazı hikmetlerini anlamaya çalışacağız.

Herkesin bildiği gibi namaz dinin direği, müminin miracı ve İslam'ın ana temel unsurlarından birisidir. Hatta İslamı ve Müslümanları sağlam inançlar üzerinde asırlarca yaşatan ve koruyan namaz ibadetidir. Ve birlikte namazın eda edildiği camilerimizdir. Ki Müslümanları camide cem' eyleyende yine namazdır. Namazın insan yaşamı üzerindeki etkisini Allah cc şöyle ifade ediyor; "Kitap'tan sana vahyolunanı oku; namazı kıl; muhakkak ki namaz fuhşiyattan ve münkerattan alıkor; Allah'ı anmak en büyük şeydir! Allah Yaptıklarınızı bilir". (Ankebut, 29/45)

Ayette ifade edilen fuhşiyat ve münkerat kelimelerin müfretleri olan fuhş ve münker kelimelerinin sözlük anlamları şöyle; Fuhuş; hayâsızlık, edeb ve terbiyeye uymayan hareket, haddini aşmak, çirkin, kötü, iş ve sözde taşkınlık, haram, çok günah ve çok fena bir fiil olan zina.

Münker ise; Allah'ın cc râzı olmadığı şey, şeriatın kabahat ve haram diye bildirdiği şey, fenalık, makbul ve müstehab olmayıp, günah ve kabahat olan.

Tanımlarda da görüldüğü gibi fuhş daha ziyade ahlakla alakalı, münker ise Allah tarafından hoş görülmeyen hususları ifade etmektedir. Buna göre namaz kılan kişinin hem kullara karşı hem de Allaha karşı vazifelerini hakkıyla yerine getirmesi gerekmektedir. Ahlaklı ve erdemli kişi olmak durumundadır. Netice olarak dürüstlük eksikse namaz da eksiktir. Tersinden okursak bu ifadeyi; yani namazı eksik olan Allaha karşı da kullara karşı da dürüst değildir. Örneğin bir kişi camide cemaatle namaz kılıp sonra Allah hakkını gözetmiyorsa kul hakkına riayet etmiyorsa dönüp tevbe istiğfar ederek namazını eda etmeli. Çünkü namazı gerektiği gibi kılmamıtır. Namazın manevi şartları olan hudu ve huşu'u yerine getirmemiştir. Allah hekim olduğu için insanlardaki ahlaki bozulmanın reçetesini NAMAZ olarak yazmıştır. Eğer kişi Namaz kılıp hala kusurlarda devam ediyorsa Allahın yazmış olduğu reçeteyi yanlış kullanıyor demektir. Doktorun ilaç kullanma tavsiyesine uymadığından dolayı iyileşmeyen hasta gibi ne ahlaki ne de kulluk vazifelerindeki kusurlarından kurtulamayacaktır. Dünyamızı harap eden, savaşlarla, kargaşalarla ve fitne çıkarmakla tahrip edenlerin namaz kılmayan kişiler olması da namazın hikmetlerini en güzel şekilde ifade etmektedir. Dolayısıyla iyi bir birey, huzurlu bir aile ve sağlam bir toplum imar etmek için emredildiği gibi bir namazın kılınması gerekir.

Allahın bir diğer emri oruçtur. Kuranın ifadesiyle savm; kendini tutma, istikrarlı bir şekilde bir şeylerden kendini/nefsini korumak anlamlarına gelmektedir. Şimdi ayet bunu nasıl ifade etmiş bakalım. "Ey İnananlar! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı". (Bakara 2/183)

Önümüzdeki günlerde başlayacağımız ramazan orucunun en temel kazanımı Allaha karşı sorumluluk bilinci kazanmaktır. Yani takva sahibi olmaktır. Takva; günahlardan çirkinliklerden, dinin ve dünyanın zararına olan her şeyden sakınmak demektir. Günahlardan sakınmak ise salih amel yapmayı gerektirir. Öyle ise gerçek manada oruç tutan kişi bütün azalarını kötülüklerden ve günahlardan uzak tuttuğu gibi sorumluluklarını da yerine getirir. Namaz oruç gibi ibadetleri terk eden kişi takva sahibi olmadığı gibi yalan iftira gibi günahları işleyen kişi de takva sahibi değildir. Eline- beline- diline sahip olamayan kişi de takva sahibi değildir. Yine hayatını Allahın değil de kendinin ve başkasının kanunlarına göre yaşayan kişi de takva sahibi değildir. Kendi menfaatlerini ve başkalarının memnuniyetlerini Allahın rızasının önünde tutan kişi de dünyayı ukbaya önceleyen kişi de dini ve dünyevi ödev ve görevlerini hakkıyla yerine getirmeyen kişi de yine aynı şekilde takva sahibi değildir.

Netice olarak ibadetler hikmetlere değil illetlere bina edilir ve ibadetler hikmetleri için değil Alah emrettiği için yapılır. Lakin hikmetlere ulaşmak için de ibadetlerin yerin getirilmesi gerekmektedir.

Bünyamin GÖLCÜ

MALAZGİRT MÜFTÜSÜ


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.