İstanbul İstanbul°C
  • Dolar döviz kuru
  • Euro döviz kuru
  • 02.03.2016
Doç. Dr. Mustafa  Ünverdi

Doç. Dr. Mustafa Ünverdi

Şiddetin Miracından Sükunetin Miracına

Türkiye, tansiyonun yükseldiği, hararetli bir atmosferin içerisinde. Şüphesiz siyasiler başta olmak üzere, herkesin ders alması gerektiği bir süreçteyiz. İnşallah bu krizden hayır doğar ve medeni ölçüler içerisinde çok sesliliği/demokrasiyi, insana saygıyı ve hukukun üstünlüğünü daha çok içselleştirdiğimiz yeni bir politik dil gelişir. Temennimiz toplumu kutuplaştıran söylemlerden arınmamız ve gönül dilinin şemsiyesinde yüreklerimizin bir çarpmasıdır. Çünkü biz, biriz, birdeniz ve kardeşiz.

Özellikle gençlerimizin enerjisiyle bütünleşen Gezi olaylarında şiddet de zaman zaman uruc ediyor (yükseliyor). Çok şükür insanlarımız sağduyulu bir şekilde hareket ediyor ve provokasyonlara gelmiyor.

Bu cenderede bir kandili idrak etmemiz ise aslında bir nimettir. Evet, Mirac kandilindeyiz. Malum, Mirac Hz. Peygamberin amcası Ebu Talib ve eşi Hz. Haticeyi kaybettiği yılda, ambargoyla geçen iki zor senenin sonunda gerçekleşti. Mirac, zor zamanlarda Rabbinin “kul”una bir lütfu idi. Fiziki alemden mana alemine yolculuk, Allahın Resulüne “hak yoldasın, durma, devam et” mesajıydı.

“[Unutma ki] zorluk varsa kolaylık da var. Evet, her zorluğun yanı sıra kolaylık da var. Öyleyse, bir zorluğu aştığında yılgınlık gösterme; azimle başka bir işe koyul. Daima rabbine yönel, Ondan yardım bekle.” İnşirah, 94/5-8.

Mirac, yeryüzünde Allaha bel bağlamış müminlerin ahirette ellerinin boş kalmayacağının müjdesiydi.

Mirac, müminlerin, iman edip etmeyecekleri konusunda karşı karşıya olduğu metafizik bir imtihandı.

Mirac, Ebu Bekirlerin imanını izhar ettiği bir büyük mucizeydi.

Mirac, Hz. Peygambere ve onun şahsında müminlere göklerden gelen bir hediyeydi.

Bugün Mirac, Gezi protestolarının merkezinde imdadımıza yetişti ve bize sükûnet telkin ediyor. En öfkeli anında Hz. Ömeri bir büyük hatadan kurtaran sükûnetti. Çünkü o, kendisine okunan Kuranı sükunetle dinlemişti.

Nasıl ki Mirac, geçmişte sahabenin imtihanı idiyse, bugün bu olaylar da bizim sükunet ve sağduyu imtihanımızdır. Unutmayalım ki en değerli mükâfatlar, inancımızın sınandığı en zor imtihanlarla elde edilir. Nitekim Miraca iman eden sahabe, hicretle yeni ufuklara açılmıştı.

Sad b. Muaz Medinenin liderlerinden birisi olarak, Hz. Ebubekirin halife seçilişini sükûnetle karşılamış ve “halkın kendisini isyana tahrik etmesinden sakındığı ve toplumda fitnenin odağı olmaktan çekindiği için” Şama hicret etmişti.

Hz. Ali, eşi Hz. Fatımanın vefatına kadar Hz. Ebubekire biat etmemişti. Ama aleyhte söz söylemediği gibi, kendisini toplumdan tecrit etmişti. Böylece taraftarlarını muhtemel bir isyandan uzak tutmuştu. Çünkü toplumun çoğunluğu halife tercihini izhar etmişti ve ona düşen icmaya uymaktı.

Hudeybiyede müşriklerle yapılan anlaşmadan rahatsız olan bazı sahabeler vardı. Hz. Ömer de bunlardan birisiydi. Ama onlar sükûnetle peygamberlerinin sözüne biat ettiler ve sonunda muzaffer oldular: “[Ey Peygamber!] Hiç şüphen olmasın ki biz sana [Hudeybiyede] büyük bir fetih ve zaferin yolunu açtık. Böylelikle Allah, kâfirlerin/müşriklerin öteden beri sana isnat ettikleri suçlamalardan kurtulmanı sağlayacak, sana lütfedeceği nimetleri tamamlayacak ve seni dosdoğru yolda sabitkadem kılacaktır. Ayrıca Allah sana muhteşem bir zafer kazandıracaktır. İmanları artsın diye müminlerin kalplerine huzur ve sükûnet veren Odur… [Ey Peygamber!] Andolsun ki Allah [Hudeybiyede,] o ağacın altında sana bağlılıklarını bildiren müminlerden razı olmuştur. Allah, [müşriklerce yollarının kesilip umre ziyaretlerinin engellenmesinden dolayı] morallerinin bozulduğunu bildiği için onlara huzur ve sükûnet vermiştir.” Fetih, 48/1-4,18

Şimdi bir Mirac kandilindeyiz. Toplumda enerjisini sokağa dökmüş bir kitle var. Mirac kandili, yükselen hararetin maneviyata odaklandığı, semaya açılan ve gözyaşlarıyla sulanan ellerin boş dönmediği bir gece olur inşallah.

Zorun ardından kolayın geleceğine inanan bizler, inşallah Mirac ile fiziki prangalardan ve birbirimizi üzen söylemlerin, davranışların esaretinden kurtuluruz.

Miraç kandilinde bütün samimiyetimizle Allaha dua edelim. Bölgesinde güçlü bir Türkiye için, iç huzuru sağlamış olmanın olmazsa olmaz olduğunun bilincindeyiz. Bir elin beşparmağı bile farklıyken, bizlerin farklı olması da doğaldır. Farklı düşünmesine rağmen, şefkatin hüküm sürdüğü ve kardeşliğin egemen olduğu bir toplum ancak miracı yaşar.

Öyleyse, dilimiz sükûnet giyinsin. Gönüllerimiz Hz. Muhammedin, Mevlananın, Yunusun diliyle konuşsun. Gecemiz, kargaşanın, ayrılıkların değil, gönüllerin Miracı olsun. Miracımızın mübarek olsun.

06 Haziran 2013

Yrd. Doç. Dr. Mustafa ÜNVERDİ

twitter.com/mstfnvrd

mustafaunverdi@yahoo.com
 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.