İstanbul İstanbul°C
  • Dolar döviz kuru 6.8597
  • Euro döviz kuru 7.7482
  • 12.01.2017
Dr.M.Zeki  UYANIK

Dr.M.Zeki UYANIK

Modern insanın yitirdiği değer… “Merhamet”

       İnsanı, insan yapan ve onu diğer varlıklardan farklı kılan birtakım erdemler vardır. Bu erdemlerden birisi de merhamettir.

       Merhamet, katı kalpleri yumuşatan, nefreti sevgiye dönüştüren, düşmanlığı kardeşliğe çeviren ulvi bir duygudur ki rahman ve rahim olan Allah’ın, insanın fıtratına yerleştirdiği güzel hasletlerden biridir.

       Nitekim Yüce Mevla, yarattığı mümin kulunun bu özelliğini “Onlar kendi aralarında gayet merhametlidirler.”  ayeti ile haber vermektedir.

       İlahi kelamın açıklayıcısı ve tebliğcisi bütün güzelliklerin örnek şahsiyeti Hz. Peygamber de hayatının her safhasında ve alanında merhametli olmuş, insanlığa da bu hususta örnek ve rehber olmuştur. “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz” hadisi ile fıtratımıza yerleştirilen bu ulvi duyguyu bütün varlıklara göstermemiz gerektiğini vurgulamıştır.

       Hz. Peygamber, vurguladığı bu merhameti hayatın her alanında bütün varlılara karşı göstererek merhamet toplumu oluşturmuştur.

        Bu merhamet toplumu, çocuklar, kadınlar, yaşlılar, yetimler, kimsesizler, hastalar ve yoksullar başta olmak üzere inanç, renk ve ırk ayırımı olmaksızın tüm insanlardan müteşekkildi.

         Öyle ki Taif, Uhud, Mekke’nin fethi örneklerinde olduğu gibi ona düşmanlık edenler bile bu merhametten nasiplerini almış, çocuklarını diri diri toprağa gömen o kimselerin dağ gibi katı yürekleri bile yumuşamış, cahiliye toplumunun taş bağlayan kalpleri o’nun merhameti karşısında güneşin buzu erittiği gibi erimiştir.

          Tabi İslam’ın ve dolayısıyla İslam Peygamberinin tavsiye ettiği merhamet, sadece insanlarla sınırlı değildir. Aynı zamanda başta hayvanlar ve bitkiler olmak üzere bütün canlıları içine almaktadır.

           Nitekim sevgili Peygamberimiz: “Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki, semada bulunanlar da size rahmet etsinler.” Buyurarak Allah’ın rahmetine nail olmak için bu dünyadaki bütün varlıklara merhamet etmemiz gerektiğine dikkat çekmektedir.

           İnancımız, insandan fıtratına yerleştirilen merhameti hayatın her alanında göstermesini ve bir merhamet toplumu oluşturmasını ister.  Ancak maalesef modern çağın modern varlığı insan, bu çağda birçok değeri yitirdiği gibi merhameti de yitirmiş durumda.

            Öyle ki dünyamız barut, kan, şiddet ve gözyaşı ile kuşatılmış durumda.

            Merhamet duygusunu yitiren modern insan, eline silah alarak onlarca cana kıyabilmektedir.

             Merhamet duygusunu yitirdiği için canavarlaşan modern insan, canlı bomba olarak yüzlerce cana çok rahat kıyabilmektedir.

             İnancı, ırkı fark etmeksizin dünyanın farklı coğrafyalarında bir dilim ekmeğe, bir bardak suya muhtaç milyonlarca insan sefalet halinde açlıktan ölürken, modern insan yediğinden daha fazlasını çöpe atabilmektedir.

         Modern insan, merhametini yitirdiği için yeni doğmuş çocuğu, yaşlı ana babayı sokağa atabilmekte, mirasına konabilmek için ebeveynini öldürebilmektedir.

         Modern çağın modern insanı fıtratındaki bu güzel hasleti kaybettiği için adeta canavarlaşmış ve dünyayı kendine zindana, ateşe çevirmiş durumda.

         Bugün gelinen noktada insan için ekmek ve su neyi ifade ediyorsa aynı şekilde merhamet duygusu da insanın ruhu için onu ifade etmektedir.

         Dünyadaki bunca olumsuzluğun ana sebebi merhamet duygusunun yitirilmesidir. Onun için dünyadaki acı, keder, şiddet, kan, cinayet ve gözyaşının son bulabilmesi adına beşeriyetin yitirdiği bu ulvi değeri tekrar kazanması gerekir.

         Bu bağlamda dünyada var olan bu karanlık günlerin geride kalması ve merhamet duygusunu tekrar kazanma adına tabiri caizse bir seferberlik başlatmalıyız.

         Belki bugün dünyada olan olumsuzlukların, savaşların, terörün müsebbibi biz değiliz ama bu dünya da yaşayan bir birey olarak “Emr-i bi'l ma'rûf ve nehy-i anil münker”  yerine getiremediğimiz içindir ki ya da Kur’an’ın ve Sünnetin oluşturmak istediği “merhamet toplumunu” oluşturmadığımız için bizim de bu olumsuzluklarda bir payımız vardır.

         Onun için yakın çevremizden başlayıp renk, ırk, cinsiyet, inanç fark etmeksizin bütün insanlara; kediye, köpeğe, kuşa, böceğe,  ağaca, ota, çiçeğe, taşa, toprağa, suya kısaca bütün varlıklara karşı merhamet duygusu ile yaklaşmalıyız.

          Zira ailemiz, arkadaşımız, komşumuz, yetimlerimiz, yaşlılarımız, gençlerimiz, engellilerimiz, fakir ve fukaramız hatta tahrip edilen çevremiz bile bizden merhamet beklemektedir.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.