İstanbul İstanbul°C
  • Dolar döviz kuru
  • Euro döviz kuru
  • 31.12.2016
Halil ŞEKERCİ -Bandırma  Müftüsü

Halil ŞEKERCİ -Bandırma Müftüsü

Soma, Yaşam ve Ölüm

Soma, Yaşam ve Ölüm

 

Her sabah olduğu gibi evlerinden çoluk çocuklarının rızkını kazanmak için çıkanlar, iki bin metre derinlikte olan maden ocağına her gün ki gibi indiler, fakat bu defa çıkamadılar. Maalesef 200 den fazla can şehit oldu. Geride analar, yetimler, yaralı yürekler kaldı.

Vefat edenlere Allah rahmet eylesin. Onlar inşallah şehit olmuş ve çok daha güzel bir aleme gitmiştir. Geride kalan aile fertlerine Rabbim sabırlar versin. Çoğu gençti bu insanların, gençlerin ölümü ağır olur. Şairin dediği gibi:  “Gök ekini biçmiş gibi.”

Tüm Devlet erkanı oraya akın etti, Ülkenin tüm minarelerinden SALAlar verildi. Aslında sözün bittiği yerdi, ateş düştüğü yeri yakmıştı yine .Bu yapılanlar, söylenenler geride kalanların acısını dindirir miydi?

Gidenler geri gelmeyecekti artık. Her akşam kapı açılıp gelen BABA artık gelmeyecekti…

Acılar dayanılmazdı, herkes üzgündü, ancak kimsenin de elinden bir şey gelmiyordu. Çaresizdi insanlar.

Aslında dünya hayatı buydu. İnsanlar keyif içinde yaşamak, eğlenmek için değil, imtihan için yaratılmıştı. Acı-tatlı günler kaçınılmazdı. İster kabul et, ister etme. Her şeyi yaratan Allahın gönderdiği Peygamberler ve kitaplar böyle söyler. Nitekim yüce Kitabımız Kuranı kerim bu imtihanı açık bir şekilde vurgular: “Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz.” Ali-İmran/186.Yine Bakara suresi/155.ayette: “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, birde mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele. “buyurulur.

Kimi insanlar büyük zahmetler içinde çalışır, çabalar fakru zaruret içinde yaşar, kıt-kanaat geçinir. Fakat kimi insanlar da oturduğu yerde, yorulmadan büyük servet kazanır. Gerçekte bu dünya üzerinde hiç kimse rahat, huzurlu, mutlu değildir. Belki fakir olanlar daha huzurludur. Her şeye sahip olmak insanı mutlu etmez, belki huzursuz eder.

Dünyada çok zengin, güçlü ve her şeye sahip olan nice insanlar var ki, mutlu olmak bir yana, huzurları da yoktur. Mutlu ve huzurlu olmak için; sıhhat ve İMAN şarttır. Koca Osmanlı Sultanı Yavuz dünyayı yenmişti, her şeye sahipti ancak sırtında çıkan küçük bir sivilce Onu mağlup etmişti.

Bir iki saat sonra sevdiklerine kavuşacak olmanın sevinç ve heyecanı içinde uçağa binen insanlar uçaktan inememişler, uçak onlara mezar olmuştur. Onları bekleyen insanların yüreğini hasret ve üzüntü kaplamıştır.

Deprem gecesi uyurken ölüm hiç kimsenin aklında değildi. Fakat gecenin bir saatinde geldi. Kimse onu beklemiyordu aslında, ama davetsiz misafirdi o, gece saat üçte ansızın gelmişti..

Ölüm, müminlerin bu dünyadaki son acısıydı. Belki Allahın rahmetiyle hiç hissetmeyecekleri acı. Hani Allah Kuran-ı Kerimin Yasin suresinde bir müminden bahseder; bu Habibi Neccardır. İman ettiği için azgın insanlar Onu taşlayarak öldürürler.Taşlar Onun vücudunu parçalayıp, kanlar içinde bırakırken ,gök kapıları açılır, cennette ki varacağı yer Ona gösterilir. Habibi Neccar gördüğü bu güzellikler karşısında hiç acı hissetmez, ruhunun nasıl çıktığını fark etmez bile…

Allah bu kardeşlerimize rahmet eylesin. Acıları bütün insanların gönlüne ateş düşürse de, inşallah onlar çok mutlu, huzurlu, kendilerinden önce Ahirete irtihal eden yakınları ve dostlarıyla cennet bahçelerinde dolaşıyorlardır.

Geride olanlar için zor bir durum ama elden bir şey gelmez, takdiri ilahi böyleymiş. istesek te istemesekte hepimiz, herkes öbür aleme gidecektir. Ama bu gidişin şekli, zaman ve mekanı meçhuldür.

Dünyaya gelirken gitmek ister misin istemez misin, dünyanın neresinde doğmak istersin…vs.. bize sorulmadı. Giderken de sorulmayacak;

Nerede, nasıl, ne zaman dünyayı terk etmek istersin diye de sorulmayacak. Yaşlı-genç, hasta-sağlam fark etmez. Kimin Allah tarafından takdir edilen ecel saati gelmişse o gider.

Bildiğimiz bir şey var ki; Ahiret alemi , bu dünyadan milyon kere üstün ve daha güzel. Yüzbinlerce peygamber bunu böyle haber vermiş.

İnsanlar olarak huzur ve saadet isteriz, ama dünyada yok bunlar. Bunların olduğu yer sadece cennettir.

İnsanların acılarını, felaketlerini adeta bir fırsat bilip istismar etmek, dürüstlük olmadığı gibi, böyle bir tavır herkesi usandırmış, tiksindirmiştir. Hani derler ya; Keçi can derdinde, kasap et derdinde. İnsanlar ızdırap içindeyken, acaba bu ortamı nasıl lehime kullanırım diye düşünen kimse insanlığını sorgulamalıdır.

Bu elim olayda hatası, kusuru ve ihmali olanlar elbette bulunmalı, sorgulanmalı ve gereken yapılmalıdır. Fakat şimdi birlik, dua, dayanışma ve yardımlaşma zamanı. Geride kalanları teselli etme ve acılarını dindirme zamanı. Bu konularda neler yapılabilir diye düşünme , çare bulma zamanı.

Allah, Milletimize, tüm insanlığa bir daha böyle elim kaza vermesin. Bu kaza da şehit olan kardeşlerimize Rabbim rahmet eylesin. Ailelerine, çocuklarına, yakınlarına ve tüm Ülkemiz insanlarına sabrı Cemil versin.

Tüm acıların ilacı, çaresi: İman ve sabırdır.

Halil ŞEKERCİ/ Esenler Müftüsü


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.