İstanbul İstanbul°C
  • Dolar döviz kuru 5.3624
  • Euro döviz kuru 6.1093
  • 13.03.2018
İdris  Polat

İdris Polat

Vahiy Sokak İlişkisi

Haris el-A’ver anlatıyor: “Bir gün mescide uğradığımda, insanların zikir ve tesbih gibi ibadetlerle uğraşmak yerine, malayani konuşmalara daldıklarına ve sokakta yaşananlar hakkında tartıştıklarına şahit oldum. Bu duruma üzülerek hemen müminlerin emîri olan Hz. Ali efendimizin yanına koştum.

“Ey Müminlerin emîri! İnsanların mescitte, sokaktaki meseleler hakkında konuştuklarını/tartıştıklarını gördüm.” dedim. Bana:

“Doğru mu söylüyorsun, gerçekten öyle mi yapıyorlar?” dedi. Ben:

“Evet gerçekten durum böyle” dedim. Bunun üzerine Hz. Ali efendimiz:

“Ben Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)’ın (benzer bir olayda) ‘Haberiniz olsun fitneler çıkacak!’ dediğini işitmiş ve O’nun bu sözü üzerine hemen: “Bu çıkacak fitnelerden kurtuluş yolu nedir Ey Allah’ın Resûlü?” diye sormuştum.

Hz. Peygamber (sav) şöyle cevap vermişti: “Allah’ın kitabı, Allah’ın kitabı, Allah’ın kitabı. Zira Allah’ın kitabında sizden öncekilerin bilgisi ve sizden sonrakilerin haberi vardır. Aranızdaki meselelerin hükmü Allah’ın kitabındadır. Allah’ın kitabı (hak ile bâtılı birbirinden ayıran) kesin bir hüküm olup anlamsız boş söz ve oyun değildir. Allah onu (kitabını) terk eden zorbayı rezil eder. Her kim doğru yolu Allah’ın kitabından başkasında ararsa, Allah onu sapıklığa düşürür. Allah’ın kitabı, Allah’ın sapa sağlam ipidir ve hikmet dolu sözleridir. Allah’ın kitabı, dosdoğru yoldur. İstek ve arzularını Allah’ın kitabına uyduğu sürece sapıklığa düşmez. Diller Allah’ın kitabını okumaktan aşınmaz. Alimler Allah’ın kitabına doymaz. Allah’ın kitabı zamanın geçmesi veya çok okunmakla güncelliğini kaybetmez ve insanı hayretlere düşüren mümtaz yönleri asla son bulmaz. O öyle bir kitaptır ki, cinler işittiklerinde: “Biz daha önce doğruluğa götüren böyle bir kelam işitmedik...” (Cin, 1.) demekten kendilerini alamadılar. Allah’ın kitabına dayanarak konuşan tasdik olunur. Allah’ın kitabıyla amel eden sevap kazanır, Allah’ın kitabıyla hükmeden adaletli davranmış, ona davet eden doğru yola iletmiş olur.” (Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’ân, 14.)

 

İslâm ve Müslüman Coğrafyası olarak tarihin en zor süreçlerinden birine tanık olmakta ve insanlığı çepeçevre kuşatan şiddet, terör, savaş, çatışma ve kaos sahneleriyle karşı karşıya bulunmaktayız. Müslümanların kanı akıtılmakta, izzet ve onuru tarihte hiç olmadığı kadar tarumar edilmekte; daha da kötüsü ise tüm bu şenaatlerin, çoğunlukla sömürgecilerin oyununa gelmiş Müslümanların birbirlerine kendi elleriyle yaptırılmaktadır. Milyonlarca insanın yerinden, yurdundan, evinden barkından, hayatından olmasına; çocukların umutlarını, hayallerini, yitiriyor olmasına teessüfle şahit oluyor, yaşanan tüm bu olayları adeta bir film izler gibi seyreden insanlığın ne denli vicdan fukarası haline geldiğini hayretle seyrediyoruz.

 

Bunca kaosa tanıklık eden insanlık aleminin, başta Müslümanlar olmak üzere, Hz. Peygamber’in çağlar üstü örneklik ve rehberliğine her zamankinden daha fazla muhtaç olduğunda hiç şüphe yoktur. Hz. Peygamberin rehberliğini tüm insanlığa tanıtacak olanlar ise elbette ki Müslümanlardır. Ancak üzülerek belirtelim ki bugün, Müslümanlar olarak bizlerin en büyük sorunlarından biri vahyin insanlığa sunduğu hakikatleri, sokağın gündemine kurban etmemizdir.

 

Yukarda nakletmiş olduğumuz hadiste kâinatın efendisi bizlere müthiş bir uyarıda bulunmaktadır. İnsanlığı karanlıktan aydınlığa çıkarmak için gönderilen yüce kitabımızı harika bir şekilde tanıtan sevgili Peygamberimiz, tüm bu özelliklere sahip olan Allah’ın kitabı, önce mescitte bir araya gelen müminlerin gündemini belirleyip sonra mescitte öğrendiği hakikatleri sokağın gündemine taşıyarak toplumun gündemini oluşturması gerektiğine dikkat çekiyor. Bunun aksine sokağın gündemi mescitlere taşınıp, mescitlerin gündemini oluşturduğu haberi kendisine iletildiğinde en üst perdeden: “FİTNELER ÇIKACAK!” uyarısında bulunuyor.

 

Hakikatlerin ilan edilme makamı olan cami kürsülerimiz başta olmak üzere, vahyin sunumunun yapıldığı tüm kürsülerimiz, sokağın sorunlarına en üst perdeden öyle hassas dokunuşlar gerçekleştirmeli ki, bu kürsülerden yükselen ses, Hira’dan, Erkam’ın evinden yükseldiği günlerdeki gibi sokaklarımızda yankılanmalı ve günümüzün Bilal’lerinin, Ammar’larının, Mus’ab’larının yüreklerine inmelidir.

 

Elimizdeki Yüce Kitabımız aynı kitap sokaklardaki yüreklerde aynı yüreklerdir. Bizlere düşen Rabbimizin 23 yıl sokağın gündemini tutarak, toplumun hangi gün neye ihtiyacı varsa onu sokağa sunduğu bağlamını çok iyi okumaktır. Ayrıca sokağın gündemine dokunmayan, sokakta alıcısı/ihtiyaçlısı bulunmayan konuların, kürsülerden konuşulması zaman kaybından başka bir anlam taşımamaktadır. Vahyin nüzul döneminde sokakta yaşananları nüzul sebebi yapıp, sokağın nabzını gözettiği gibi, sokağın nabzını kürsülerde ele almalı, okuduğumuz ayetleri bizim sokağımıza iniyormuş edasında okuyarak sorunlarımızın çözümüne ışık tutmamız gerekmektedir. Aksi taktirde kanayan yaramız olan fitnelerden başımızı çıkarmamız mümkün olmayacaktır…

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.