İstanbul İstanbul°C
  • Dolar döviz kuru 6.3935
  • Euro döviz kuru 7.4622
  • 02.03.2018
Sait  Özdemir-Aile Eğitimi Uzmanı&Uzman Psikolojik Danış

Sait Özdemir-Aile Eğitimi Uzmanı&Uzman Psikolojik Danış

Şans Hazırlıklı Aklı Tercih Eder

“Şans, yalnızca hazır olan zihinlere güler” der, Louis Pasteur. Çünkü hazırlıklı değilseniz fırsatın elini uzattığını göremeyebilirsiniz.

Başarı nasıl elde edilir? Başarı tesadüf müdür? Başarılı insanların bildiği, başarısız insanların bilmediği şey nedir?Hepimiz merak edip dururuz bu soruların cevaplarını.

Nereye gittiğini bilen insana yol vermek için dünya kenara çekilir.” der David Star JORDAN.

Bu cümle aslında başarının ilk basamağı olan hedef belirlemenin en önemli basamağıdır.

Ne yapmak istiyorum? Nereye gidiyorum? Hedefe neyi koydum?” sorularına cevap verebilirsek, hayatımızda yaşadığımız her şeyin bir anlamı olacaktır.

Günümüzde çok konuşulan “Etkili Zaman Yönetimi” doğru bir plan için çok önemlidir. Çoğumuz yapacaklarımız için zaman bulamadığımızdan, işlerimizi yetiştiremediğimizden yakınırız. Acaba sahip olduğumuz zamanı ne kadar iyi değerlendiriyoruz?

Antrenmanların her dakikasından nefret ediyordum. Fakat kendi kendime “vazgeçme” dedim. Şimdi sıkıntı çek ve hayatının geri kalanını bir şampiyon olarak yaşa.(Muhammed Ali -Boksör)

İşte bu sebeple, sahip olduğumuz zamanı, amacımıza yönelik olarak planlayabilmeli, önceliklerimizi belirleyip mutlaka onlara gerekli zamanı ayırmada kararlı olmalıyız. Hedef belirledik, planımızı yaptık, zamanı yönetmeyi de öğrendik. Peki, geriye ne kaldı? Üşenme, Erteleme, Vazgeçme.

Unutmayın, “Yarınlar, rahatlarına kıyanlarındır.”(Peyami Safa)

Kazananlar arasında olmak istiyorsanız işinizi şansa bırakmayın. Çünkü şans, herkese değil hazırlanmış akıllara iyilik yapar. Peki ya şansı olmayana ne demeli.

Eski zamanlarda bir hikâye anlatılır “Tıkandı Baba “ diye.  

Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor. Tıkandı baba, çay getir gibi. Bu durum Sultan Mahmut'un dikkatini çekmiş. Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı baba meselesi? Uzun mesele evlat, demiş tıkandı baba. Anlat baba anlat merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi. Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya; Bir gece rüyamda birçok insan gördüm ve her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. "Benimki de onlarınki kadar aksın" diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı. Bu sefer içimden "Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın" dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı. Ben yine açmak için uğraşırken Cebrail göründü ve "Tıkandı baba, tıkandı. Uğraşma artık, dedi. O gün bu gün adım "Tıkandı baba" ya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdide burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz." Tıkandı baba'nın anlattıkları Sultan Mahmut'un dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına; Her gün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz. Sultan Mahmut'un adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı baba'ya baklavaları vermişler. Tıkandı baba baklavayı almış, bakmış baklava nefis. "Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim" diye içinden geçirmiş. Baklava tepsisini almış evin yolunu tutmuş. Yolda giderken "Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim" demiş ve işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya, Taze baklava, güzel baklava! Bu esnada oradan geçen bir Yahudi baklavaları beğenmiş. Üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve Tıkandı baba baklavayı satıp elde! ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış. Yahudi baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim diğer dilim derken bir bakmış her dilimin altında altın. Ertesi akşam Yahudi acaba yine gelir mi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı yere gitmiş. Yahudi hiçbir şey olmamış gibi. Baba baklavan güzeldi. Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım, demiş. Tıkandı baba da. Peki, demiş ve anlaşmışlar. Tıkandı babaya her akşam baklavalar gelmiş ve! Yahudi de her akşam tıkandı baba'dan baklavaları satın almış. Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut; Bizim Tıkandı baba'ya bir bakalım, deyip Tıkandı baba'nın yanına gitmiş. Bu sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş. Girmiş girmesine ama birde ne görsün bizim tıkandı baba eskisi gibi darmadağın. Sultan; Tıkandı baba sana baklavalar gelmedi? mi, demiş. Geldi sultanım. Peki, ne yaptın sen o kadar baklavayı? Efendim satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağ olasınız, duacınızım. Sultan şöyle bir tebessüm etmiş. Anlaşıldı Tıkandı baba anlaşıldı, hadi benle gel, deyip almış ve devletin hazine odasına götürmüş. Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar gelirse hepsi senindir, demiş. Tıkandı baba o heyecanla küreği tersten hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda düştü düşecek. Sultan demiş; Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle beraber git onlar sana ne yapacağını anlatırlar demiş ve askerlerden birini çağırmış

-Alın bu adamı Üsküdar'ın en güzel yerine götürün ve bir tane taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafe arasını ona verin demiş. Padişahın adamları "peki" deyip adamı alıp Üsküdar'a götürmüşler.

-Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım, demişler. Baba,

-Niçin, demiş. Askerler hele sen bir beğen bakalım demişler. Baba şu yamuk, bu küçük, derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline

-Ne olacak şimdi, demiş

-Baba sen bu taşı atacaksın ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını padişahımız sana bağışladı. demiş. Adam taşı kaldırmış tam atacakken taş elinden kayıp başına düşmüş. Adamcağız oracıkta ölmüş. Askerler bu durumu Padişaha haber vermişler. İşte o zaman Sultan Mahmut o meşhur sözünü söylemiş;"VERMEYİNCE MABUD, NEYLESİN SULTAN MAHMUT"

Sonuç olarak; şans gelip kapınızı çaldığında hazır olmalısınız ki onunla birlikte çıkabilesiniz.

Not: Daha geniş bilgi için “Mutlu ve Başarılı Bir Gelecek İçin” ve “Zamanı Yönetmek “ kitaplarımdan istifade edebilirsiniz.    

Kalın Sağlıcakla.

Sait ÖZDEMİR

Aile Eğitimi Uzmanı&Uzman Psikolojik Danışman

www.saitozdemir.net


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.