İstanbul İstanbul°C
  • Dolar döviz kuru 5.2990
  • Euro döviz kuru 6.0367
  • 20.07.2018
Sezai  ERDAL

Sezai ERDAL

NELERİ KAYBETTİK, NEYİ ARIYORUZ?

Acaba bir Müslümanının hayatında kayıp nasıl olur? Şu söylenebilir: İslam kimliği taşıyan bir Müslümanın hayatında ne azalmışsa orada bir “kayıp” var demektir. “Neleri kaybettik?” diye bir soru sorulduğu zaman, hem fert hem ümmet planında bir derin muhasebe yapmak durumundayız.

         Biz yüce kitabımız Kur’anı Kerimde o vasfedilen “insanlığın hayrına çıkartılmış, görevlendirilmiş en hayırlı ümmetsiniz” (Al-i İmran: 110) Vasfını kaybetmiş gözüküyoruz.

            Bu ümmet baştan en hayırlı ümmetti: Dünyayı değiştirdi; ama bu vasıflar bugün kayboldu. Emrederken emir alır konuma düştük. Bu ümmete Allah Tealının yüklediği “İyiliği emretmek, kötülükten vazgeçirmek” gibi bir görev var, ancak biz ümmet olarak düzeltmeye görevli olduğumuz hataları kendimiz yapmaya başladık. “Yapın” dediğimiz şeyleri de yapmaz olduk. Kısaca biz ümmet olarak çevremize ve bütün insanlığa rehberliğimizi kaybettik.

          Sonra şahitlik vasfımızı kaybettik. Bir hadisi şerifte Efendimiz Medineyi Münevverrede bulunurken bir cenaze geçmiş “Vecebet” buyurmuş. Arkadan bir cenaze daha geçmiş onun için de “vecebet” buyurmuş. Demişler ki: “Ya Rasullallah anlamadık her iki cenaze için de vacip oldu buyurdunuz. Ne vacip oldu? diye sormuşlar:

         “Önden geçen için bu nasıl bir zattır diye sordum, iyidir dediniz, ben de vecebet yani cennet vacip oldu dedim sonra diğeri geçti, bunu nasıl bilirsiniz diye sordum, iyi bilmeyiz dediniz, ben yine vecebet dedim. Ona da cehennem vacip oldu. Burada” Siz yeryüzünde Allah’ın şahitlerisiniz. Gökte de melekler Allah’ın şahitleridir” düsturu önem arz etmektedir.

           Fıkıhta şahit olabilmek için belli vasıflara haiz olmak gerekiyor. Herkesin şahitliği kabul edilmez. İşte Bu ümmetin şahitlik vasfı ciddi yara aldı. Bu vasfın yeniden kazanılması gerekiyor.

           Sonra ümmet olarak kaliteyi kaybettik. Hz. Peygamber (sav) çölün ortasındaki cahil bedevilerden örnek medeni bir ümmet oluşturdu. Bu örnek ümmet Kur’an mektebinde, Hz. Peygamberin önderliğinde oluştu. Bu mektep sayesinde kalite kazanıldı. Bir zamanlar çok kaliteli çok güçlüydük, neden şimdi zaafa uğradık? Bu konuda Peygamberimizin(sav) şu hadisi şerifi çok dikkatimi çekiyor. “Bir zaman gelecek aç insanların sofraya üşüştüğü gibi diğer milletler sizi yağmalamak için üzerinize üşüşecekler.” buyurdular. Sahabeyi ikram soruyor: “Ya Resulallah o zaman biz az mı olacağız?” “Hayır az olmayacaksınız, aksine çok olacaksınız, fakat siz sel sularının sürüklediği çerçöp gibi kalitesiz olacaksınız. Allah düşmanların gözünden sizin heybetinizi alacak, düşmanlarınız sizi ciddiye almayacak…” (Ebu Davut,melahim:5)  

         Evet düşmanlarımız bizim bu zaafımızı gördü, biz de kalitemizi kaybedince dünyamız bozuldu. Nüfusumuz çok oldu ama nüfuzumuz azaldı. Dünyada neredeyse 1 milyar 700 milyon Müslüman nüfus var , ama hadisi şerifte vasıflandırıldığı gibi, sel sularının sürüklediği çerçöp olduk. Dünyaya şekil verecek, önder olacak pozisyonumuzu kaybettik.

           Ümmeti ümmet yapan ana değerler yitirilince mezhep, ırk, cemaat, grup çıkarları ön palana geçti. Biz ümmet bilincini ön planda tutacağımıza grup kimliğimizi, cemaat kimliğimizi ön plana çıkardık. Maalesef o büyük şemsiyenin altından çıktık. Onun için parça parça olduk.

          Biz ferd olarak, ümmet olarak ibadet şuurunu kaybettik. İbadetlerin başı olan, peygamberimizin gözümün nuru diye işaret ettiği namaz şuurunu kaybettik.

           Meryem suresinin 58. Ayetinde birçok peygamberin isimleri zikredilerek onların secdelerinden, dualarından, ibadetlerinden bahsediliyor.Ayetin son cümlesinde: “Onlara Rahmanın Ayetleri okunduğunda gözyaşları içinde secdeye kapanırlar.”  Bu ayet’i kerimede onların vahye ve namaza karşı olan duyarlılıklarının gözyaşlarıyla süslenmiş, taçlandırılmış,secdelerinin onları temsil edecek bir biçimde tasvir edilmiş olması çok dikkat çekicidir. Daha da önemlisi bu ayetin hemen ardından 59. Ayet’i kerimede şu anki ümmeti ve özellikle Türkiye Müslümanlarının şu anda içinde bulundukları hali tasvir edercesine; “ Onların ardından öyle kötü bir nesil geldi ki bunlar  namazı-niyazı terk ettiler,şehevi arzu ve isteklerine uydular. Onlar bu tutumlarından ötürü cehennemin çukuruna atılacaklardır.” buyuruluyor.

          Bu ayetin tefsirinden yola çıkarak Türkiye’den bir rakam verecek olursak, yapılan araştırmalara göre insanımızın p i beş vakit namaz kılmıyor. Cuma namazını kılanlar e civarında.Güzel Ülkemin O Güzel Camilerini gözlemlediğinizde bu rakamların gerçeği yansıttığını göreceksiniz.

          Bir mü’min günde beş vakit, sürekli ve kesintisiz olarak namaz bağını koparırsa, zayi edip kaybederse bütün felaketlerin bunun arkasından gelmesinin önünü açmış olur. Bu bağı kaybeden Rabbi ile, Kuranı Kerim ile bağını yitirir.

          Sözün özü: Hayatımızda İslam‘ın ilkelerini kaybettik. Bizi haramlar, nefsani arzular kuşattı. İslami Değerlere karşı duyarlılığımız azaldı. Gafletten uyanmada geciktik. Maalesef Ümmeti Muhammed olarak bu hallerdeyiz. Rabbimiz bize bu durumdan en kısa zamanda kurtulmayı nasip eylesin.

          Neyi arıyoruz?

“İslam hayattır.” Düsturunun gerçekleştirilmesini arıyoruz. “ Ey iman edenler size hayat verecek şeylere, sizi çağırdığı zaman, Allaha ve Rasülüne icabet edin” (Enfal:24) ayetine göre ölü alanlarımızın dirilmesini arıyoruz.

          Selam ve dua ile.

 

                                                                                                                                Sezai  ERDAL

                                                                                                                                 Emekli Müftü


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.