İstanbul İstanbul°C
  • Dolar döviz kuru
  • Euro döviz kuru
  • 31.12.2016
Halil ŞEKERCİ -Bandırma  Müftüsü

Halil ŞEKERCİ -Bandırma Müftüsü

Bizden Olmayanlar Ölsün Mü?

İslama göre; İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır. ;insanlara zarar vermeyi değil, faydalı olmayı, iyilik yapmayı teşvik etmiştir. C.Allah: “Bir insanın yaşamasına vesile olmak, bütün insanları yaşatmak gibidir.” buyurmaktadır. Maide suresi/32

 

Merhamet etmeyene merhamet edilmez buyuran Yüce Peygamber; Bir köpeğe su içirip ölmekten kurtardığı için C. Allah günahkâr bir insanı affetmiş, fakat bir kediyi hapsedip aç-susuz bırakarak öldürdüğü içinde bir kadını cehenneme atmıştır. Buyurarak hayvanlara dahi merhameti, yardımı teşvik etmiştir.

Bu insanlar bizden değil diyerek, musibete uğramasına adeta sevinmek insan olanın göstereceği tavır değildir. Böyle birisi insanlığını sorgulamalıdır.

Şimdi bazı insanların eline fırsat geçse, kendisi gibi düşünmeyen, kendi mensup olduğu fırkadan, partiden olmayan insanlara Allahın suyunu dahi içirmeyecek, yaşama hakkı tanımayacak. SOMA da hayatlarını kaybeden gariban işçiler için: ‘Bunlar müstahaktı, falan partiliydi. sözü nasıl izah edilir. Müslüman değil, insan olanın sarf edeceği bir laf değil. Bizden olmayanlar ölsün, yaşamasın, acı çeksin…Bu tavır, bu söz; toplumu bölmek, aralarına kin ve düşmanlık sokmaktır.

Sonra da kalk özgürlükten, eşitlikten, kardeşlikten söz et. Evine ekmek götürebilmek için çalışan garibanların ölümüne müstahaktır, diyen bir zihniyette insanlık ve vicdan aramak beyhudedir. Bu nasıl kafa, hümanist desem değil.Müslüman kafası desen hiç ilgisi yok…

Biriside ‘zamanlama yanlış olmuş, cumhurbaşkanlığı seçimine yakın olsaydı.Yani iyi oldu da, keşke şimdi olmasaydı…Bu kafaların bu Ülkeye,bu Millete,hatta insanlığa şerden başka verecekleri bir şey olamaz.Allah hidayet versin,ne diyelim…

Hangi düşüncede, hangi siyasi görüşte olursa olsun  bu zor işte çalışarak evine ekmek götüren bu insanlar ŞEHİD olmuşlardır.C.Allah onların günahlarını temizleyerek huzuruna almıştır inşallah.Şu an bu dünyadan daha güzel bir Alemde mutlu ve huzurludurlar.İnsan olarak bize düşen onlar için Allahtan rahmet ve geride kalan aile fertlerine sabır dilemektir.

Şimdi bu şehitlerin ailelerine ve yetimlerine nasıl yardımcı olabiliriz,bunların acılarını hafifletmek içi ne yapabiliriz demek zamanıdır.Dua zamanı,kardeşlik zamanı,Millet olarak kenetlenme,yekvücut olma zamanı.Bunun yerine maalesef bazılarının yaptığı gibi; bu şehitleri,kullanarak acaba birilerini nasıl zor durumda bırakırım,Ülkeyi nasıl kaosa götürürüm düşünce ve niyeti hiç ahlaki ve insani değildir.Hatta bunlar falan yere destek verdiler zaten hak ettiler demek nasıl bir kafadır..Senin vazifen darda kalan bu insanlara elinden geliyorsa insan olarak yardım etmektir.Sana ne onların görüşünden,inancından…İnsana yakışan;Hangi dinden,milletten olursa olsun  mağdurların,mazlumların yardımına koşmaktır.

Hele madenci eşi gibi kendini gösterip yabancı basınla röportaj yapmak neye, kime hizmet? İnsanlar acı içinde kıvranırken,bu şekilde davranışların sergilenmesi çok çirkin..

Güya inançlı bir yazarda bu kazanın sebebi; cemaate yapılanlar yüzündenmiş! Aslında kimsenin cemaate bir şey dediği, yaptığı da yok.(kimin ne yaptığını,NEYE,KİME HİZMET ettiğini de herkes çok iyi ve net olarak görüyor ve biliyor.)Bu yazar,Geçmiş milletlerde helak oldu diye bide örnek vermiş.Bu saçmalığın ötesinde densizliktir.Helak olan kavimler Peygamberlerine iman etmedikleri gibi çok çirkin günahlarda işliyordu. Faiz, düşmanlık, haram yeme, livada. Peygambere eziyet…Ve Peygamberlerin bedduası neticesi Allah o kavimleri helak etmiştir. Yani; Somada hayatlarını kaybedenlerde geçmiş milletlerin akıbetine uğradı demek…Allah hidayet versin..

99 Depremi sonrasıydı, birisi İstanbula gelmiş. Depremin sebebi olan bir olayı işitmiş, kalabalık toplumda anlatmış. Tabi insanlar saf hemen inanıyor. Depremin sebebi olan mesele şuymuş:

İstanbul da güya büyük bir zat(şeyh) varmış. Depremden bir gün önce bu zatı muhteremi emniyete götürmüşler bir gece tutmuşlar. Ertesi gün bırakmışlar, fakat bu yapılan o büyük zatın çok zoruna gitmiş, canı çoook sıkılmış ve ellerini açıp beddua etmiş: Ya Rabbi bunlar beni üzdüler Sen bunları helak et,beni de beraber helak et. Maalesef bu beddua neticesi o gece korkunç deprem olmuş, binlerce insan ölmüş yer yarılmış şeyhte ölmüş.

 Bu yalanı duyan insanlar öyle inanmışlar ki;Bu yalan böyle şey olmaz,kim bu şeyh?Sonra Allah dostları beddua değil,DUA ederler…vs..Ne dediysek insanlar ikna olmadı.Adamı üzmüşler oda beddua etmiş ve deprem olmuş.dediler.

Ya bu nasıl Allah dostu, büyük zat ki; kendisine verilen ufak bir sıkıntıya karşı hemen BEDDUA ediyor. Hâlbuki Hz. Peygamber (a.s.) Uhutta, Taifte bile BEDDUA etmemişti o azgın müşriklere DUA etmişti.Binlerce kız çocuğu bir ömür çabalayıp kazandığı üniversitenin kapısından hakaretle geri çevrilip,yerlerde sürüklenirken,sen başörtülüsün giremezsin diye hayatları mahvedilirken nerdeydi bu şeyh efendi niye beddua etmedi o zalimlere.

Körfez Savaşında yüzbin ton bomba İmamı Azamların, Abdülkadiri Geylani ve daha nice Allah dostlarının yattığı BAĞDAT ın üzerine atılırken niye sustu,bir hüner göstermedi bu ZAT.

İsrail binlerce Filistinli Müslümanı çocuk, yaşlı, kadın demeden o zavallı insanları katledip topraklarına el koyarken niye Yahudilere beddua etmedi bu büyük zat, bu efendi… Hayret! Bosnada yüz binlerce Müslümanı alçakça, canavarca katleden Sırp köpeklerinde beddua etmedi… Fakat kendisini bir gün sorgu için götürmüşler diye adam çok öfkelenmiş ve beddua etmiş. Ve büyük deprem olmuş. Bu uydurma şeylere ne yazık ki insanlar inanıyor. Nedeni: cehalet ve körü körüne bağlılık.

Tavırları ve sözleri Kuran ve Sünnet ölçüsüne uymayan kim olursa olsun ona itibar edilmez, beş para kıymeti yoktur.

Allah bizleri bu dünya üzerinde imtihan ediyor. Yani bu dünya sadece keyif sürme, eğlenme yeri değil aslında. Bu dünyanın sefası olduğu gibi cefası da vardır. İnsan çok mutlu olur, fakat bu mutluluğun yerini bazen çileler, musibetler alabilir.

C.Allah Bakara suresi;155-156 ve Ali İmran 186.ayetlerde :Sizi açlıkla, korkuyla, canlarınız, mallarınız ve mahsullerinizden eksilterek deneriz.

Elbette Soma da olan bu elim olay da ihmal, tedbirsizlik veya her ne yanlış varsa araştırılmalı, gereken yapılmalıdır.

Her zor günlerde olduğu gibi bu elim olay içinde Milletimiz kenetlenmiş, Somanın acılarını paylaşmış ve yaralarını sarmaya çalışmaktadır. Müslümana ve Milletimize yakışanda budur.

Halil  ŞEKERCİ/ ESENLER MÜFTÜSÜ


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.