İstanbul İstanbul°C
  • Dolar döviz kuru
  • Euro döviz kuru
  • 31.12.2016
Halil ŞEKERCİ -Bandırma  Müftüsü

Halil ŞEKERCİ -Bandırma Müftüsü

Bu Dünya Bir İmtihan Yurdudur

Bir yılı daha geride bıraktık, yani ömrümüzden koca bir sene daha geçti. Geriye dönüp bakarsak ömrümüzden bunun gibi daha nice yıllar geçti. Çocukluğumuz, çoğumuzun o güzelim gençlik yılları sanki bir yaz yağmuru gibi geldi geçti, hayal gibi. Şair ne güzel söylemiş: Geldi geçti ömrüm, yel esip geçmiş gibi hele bana şöyle geldi, göz yumup açmış gibi. Biz dünyada kalmıyoruz, sadece dünyadan geçiyoruz, bizden öncekilerin gelip geçtiği gibi.

 

Yüz yıl öncesine hayalen bir gidelim. Şu an yaşayan bizler hayatta yoktuk, ama başka insanlar vardı. Bir zaman gülen, konuşan, bir ömür süren o insanlardan şimdi eser yok. Sanki hiç bu dünya ya gelmediler, sanki hiç yaşamadılar. Çok değil en fazla yüz sene sonrasına hayalen bir gidelim. Şu an yeryüzünde hayat süren bizlerinde hemen tümü olmayacak, ama yerimizde başka insanlar olacak. Gülecek, eğlenecek, sohbet edecekler, ama biz olmayacağız, biz mezarda toprağa dönüşmüş olacağız. Kimse bizi hatırlamayacak bile

 

Sanki bir trene binmiş gidiyoruz. Bu tren durduğu istasyonlarda yolculuğu sona eren bazı yolcuları indirir, yeni aldığı yolcularla yoluna devam eder. İşte adı dünya olan bu tren mahşere gider. Yalnız kimler bu trene hangi istasyon da bineceğini ve nerede ineceğini de bilemez. Evet, bu yolculuk ne zaman başlar, ne zaman, nerede, nasıl biter bilemeyiz, ama bir gün vakti gelince bizi bu dünya treninden indirirler. Öncekilerin  indirildiği gibi.

Cenabı Allah Kuranda geçmiş milletlerden, insanlardan bahseder: Onlar nice bağları, pınarları bıraktılar. Nice ekinleri, muhteşem konakları da bıraktılar. Zevk ü sefa sürdükleri sayısız nimetleri de bir anda terk edip gittiler. Bizde onları başka bir topluma miras bıraktık. (Duhan/25-28)

Şair Yunus ne güzel demiş:

Bak bu senden evvel gelenler, kimi kul, kimi sultan olanlar. Dünya benim mülküm deyip gezenler, ecel şerbetin içmiş haberin var mı?

Hani o güneş yüzlüler, hani o şirin sözlüler? Toprak almış bunları, hiç belirmez nişanları.

Evet, Ömrümüzden bir yıl daha geçti. Kaçınılmaz sona doğru biraz daha yaklaştık. Mutlaka çıkarılacağımız büyük mahkeme günü için ne hazırladık. Sonsuza dek sürecek olan Ahiret hayatı için ne yatırım yaptık? Yaşadığımız hayatın, yaptığımız işlerin hesabını kolayca verebilecek miyiz? Hucurat suresi 18.ayette Cenab-ı Allah: Ey iman edenler! Allaha karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allaha karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. buyurmaktadır. Bir yılbaşını daha geride bıraktık.

 

Yılbaşı Hz. İsanın doğum günü ise bir peygamberin doğum günü içkiyle, israfla, taşkınlıkla kutlamak hiçbir dinde doğru olmasa gerek. Hele günümüz dünyasında milyonlarca insan açlık ve susuzluktan ölürken yılbaşı kutlamaları adına yapılan lüzumsuz ve büyük israflar bu açlıktan kırılan insanları kaç kez doyurur.

Her şey bir yana bir Hristiyan inancı ve kültürü olan yılbaşı kutlamalarıyla Müslümanların ne işi var? Kendi kültüründen, inancından haberi olmayan Müslümanların bir Hristiyan kültürüne onlar kadar, hatta onlardan fazla ilgi duyması, millet olarak ne hale düştüğümüzü göstermiyor mu?

Sanki bizde adam yokmuş gibi bir ay öncesinden çocuklarımızın beynine nakşedercesine Noel baba işleniyor. Sokakta Noel baba, TVler de, her yerde Noel baba.

Bizim binlerce yıllık tarihimiz, on binlerce destanlaşmış büyük insanlarımız var. Bu Milletin Noel baba gibi ne olduğu, kim olduğu, hatta yaşayıp yaşamadığı belli olmayan birini bu kadar tanıması gerekmez.

Bu Milletin evlatları HZ.MUHAMMED (SAV) tanımalı O nu kendine idol almalıdır. Fakat ne yazık ki, çocuklarımız Noeli tanıdıkları kadar kendi Peygamberini, ecdadını tanımaz hale geldi.

Evet çocuklarımız, imanlı, hayalı, ahlaklı olmalı, vatanını, milletini sevmeli, Peygamber(SAV)  ve Onun sahabelerini Tanımalı, Hz. Ebubekiri, Ömeri, Osmanı, Allahın aslanı Aliyi tanımalı onların hayatını bilmeli. Bunun yanında Fatihi, Yavuzu, Alpaslanı, Selahaddin Eyyubiyi…Abdülkadir Geylaniyi, Mevlanayı, Ahmet Yeseviyi..de bilmeli ecdadıyla, tarihiyle, inanç ve kültürüyle iftihar etmelidir.

Bu duygu ve düşüncelerle önümüzdeki nice yılların hayırlı ve güzelliklerle geçmesini tüm insanların sevgi dolu, savaşsız, kavgasız bir dünya kurmasını, barış ve huzur içinde olmasını Cenabı Allahtan diliyorum.

 

Halil ŞEKERCİ/ Esenler müftüsü


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.