İSLAM

Arkadaşını Sırtından Vurma Fitnesi

|
Son zamanlarda Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında yaşanan fitne olayları, İslâmi hassasiyete sahip mü’minlerin aklına şu soruyu getiriyor: “Bir Müslüman fitne zamanında nasıl davranmalı?” Bu sorunun cevabı ise ayet ve hadislerde te’vile ihtiyaç bırakmayacak bir izahla belirtiliyor.
Arkadaşını Sırtından Vurma Fitnesi

Yazı: Furkan Hasdemir

KUR’AN AYETLERİNİ TEV’İL YOLUYLA FİTNEYE ALET ETMEK

ISTIHBARAT-TAKSIMCUMA8

Fitne olaylarında, bir kısım din adamı veya devlet erkânı, “Bakın işte dinde de böyle diyor” diyerek çeşitli te’viller yoluyla fitne ateşini körüklemeye çalışıyor. Özellikle yaşanan son olaylarda bunun birçok örneğini müşâhede ettik. Cenab-ı Kahhar, ilâhi kelâmı te’vil yoluyla fitneye alet edenleri şöyle uyarmaktadır:
“Sana bu kitabı indiren O’dur. Bunun âyetlerinden bir kısmı muhkemdir ki bu âyetler, kitabın anası (aslı) demektir. Diğer bir kısmı da müteşabih âyetlerdir. Kalplerinde kaypaklık olanlar, sırf fitne çıkarmak için, bir de kendi keyiflerine göre te’vil yapmak için onun müteşabih olanlarının peşine düşerler. Hâlbuki onun te’vilini Allah’tan başka kimse bilmez. İlimde uzman olanlar, “Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır.” derler. Üstün akıllılardan başkası da derin düşünmez.”( Al-i İmran/ 7)

DAVA ARKADAŞINI SIRTINDAN VURMA FİTNESİ

Birgün kurbağa, köprüden geçmek isteyince, akrep “ben sana yardım ederim” demiş. Ama akrebin huyu iğnesini sokmaktır. Kurbağayı belirli bir süre sırtında taşımış. Köprünün ortasına geldiğinde ise huylu huyundan vazgeçmez misali, akrep iğnesini batırmış kurbağaya, hem de birlikte suya düşüp akıntıda kaybolma pahasına…

Öyle zamanlar olur ki birlikte yola çıkarken güvendiğiniz insanlar, yol ortasında sizi arkanızdan vurur. Bu konuda Allah-u Teâla şöyle buyurmaktadır:

“Eğer içinizde sizinle beraber cihada çıkmış olsalardı, bozgunculuk etmekten başka şeye yaramayacaklardı ve aranıza fitne sokmak için uğraşacaklardı. İçinizde onların laflarına kanacaklar da vardı. Allah, o zalimleri iyi bilir.”(Tevbe/47)

FİTNE ZAMANINDA İTİDAL

Bagsz98CIAAqs2Eİslâm, imkân el verdikçe fitneden kaçmayı tavsiye eder. Kahhâr-ı Zülcelal bir âyetinde: “Ve öyle bir fitneden sakının ki içinizden yalnızca zulüm yapanlara dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki Allah’ın cezası şiddetlidir.”(Enfal/25) Buyurarak, fitne ateşine katılan tüm tarafları uyarıyor. Fitne esnasında kimin haklı kimin haksız olduğu bilinmez. Hadislerde, Fitneyi çıkaranların maşası olmama yönüne de dikkat çekilmiştir. O yüzden haklılık düşüncesiyle, fitne kazanında kaynayanlardan olmak, ilâhî buyruğa aykırıdır.

AYAK TAKIMI İLE BAŞ BAŞA KALIRSAN NE YAPARSIN?”

Vâkid İbnu Muhammed babasından, o da Abdullah İbnu Amr İbni’l-As radıyallahu anhüma’dan anlattığına göre demiştir ki: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, birgün parmaklarını kenetledi ve dedi ki: “Ey Abdullah İbnu Amr! Ahidleri bozulup şöyle karmakarışık hale gelen bir kısım ayak takımı (hezele) kimselerle baş başa kalırsan ne yaparsın?”
“Ne yapmamı tavsiye edersiniz, Ey Allah’ın Resûlü!”
dedim.
Buyurdular ki: “Güzel bulduğun şeyi yaparsın, kötü bulduğun şeyi de terkedersin. Kendi yakınlarının (hallerini düzeltmeye) yönelirsin. O hezele takımı ve onların cemaati ile de (uğraşmayı) terkedersin.” (Buhari, Salat 88, Fiten 13; Ebu Davud, Melahim 17, (4342); İbnu Mâce, Fiten 10, (3957).

MÜ’MİNLERİN BİRBİRLERİNİ ÇOKÇA ÖLDÜRECEĞİ GÜNLER GELECEK

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “İnsanlar öyle günler görecek ki katil niçin öldürdüğünü, maktul de niçin öldürüldüğünü bilemeyecek.”
“Bu nasıl olur?” diye soruldu.
Şu cevabı verdi: “Herçtir! Öldüren de ölen de ateştedir.” (Müslim, Fiten 56) Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) “Herç” kelimesini, kendisinin ölümünden sonra, İslam cemiyetinde çıkacak ve galip vasfıyla “Mü’minlerin birbirlerini çokça öldürmeleri” şeklinde tezahür edecek olan içtimaî bozuklukları haber vermek maksadıyla sıkça kullanmıştır.

 BU RİVAYET GÜNÜMÜZÜ ANLATIYOR…

Ebu Musa’dan gelen bir rivayete göre, Hz. Peygamber (s.a.v): “Kıyametten önce mutlaka herç vardır” buyurması üzerine:Ey Allah’ın Rasûlü herç nedir?” diye sordum. “Katldir” cevabını verdi. Bunun üzerine orada bulunan Müslümanlardan bazıları: “Ey Allah’ın Resûlü (bunu belirtmeniz de niye?) Biz şimdiden bir yılda bu kadar çok müşrik öldürüyoruz!” derler. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) muhatablarının yanlış anladıklarını görerek, şu tavzih ve açıklamada bulunur:

02839528159-300x155

“(Benim kastım) müşriklerin öldürülmesi değildir. (O gün gelince) birbirinizi öldüreceksiniz, o kadar ki  kişi komşusunu, amcaoğlunu ve akrabalarını öldürecek”

Cemaatten bazıları tekrar sorar:“Ey Allah’ın Resulü, o zaman aklımız  başımızda olduğu halde mi bunu yapacağız (yoksa delirmiş mi olacağız?)”

“AKILDAN MAHRUM BİR AYAK TAKIMI”

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şu cevabı verir: “Hayır, bu esnada akıl kalmaz. (Aşırı hırs  ve cehalet sebebiyle) o devir insanlarının ekseriyetinin aklı ortadan kalkar. Bu durumda, halk içinde ortaya çıkan akıldan mahrum bir ayak takımı, öncekilerin yerine geçer.” 

“BUNLAR DAHA ÖNCE DE TÜRLÜ İŞLER ÇEVİRDİ”

Fitne, elbette geçici bir süreç. Kalıcı olan bâkî hakikatlerdir. Celâl-i Mutlak, yine bir âyetinde şöyle buyurmaktadır: “Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve Allah’ın emri, onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı.”(Tevbe/48)

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.