İSLAM

Ahir Zaman Fitnelerden Kurtuluş

|
1709 Görüntüleme
Ahir Zaman Fitnelerden Kurtuluş
Ahir Zaman Fitnelerden Kurtuluş

Ahir zaman o kadar dehşetli bir zaman ki, anormalliklerin normal, normalliklerin anormal olarak algılandığı bir zaman. Öyle ki Allah'ın yasakladığı alkolü kullanmadığı için hayıflanan insanlar var. Fitnelerin ve bid'a ların bizleri çepe çevre sardığı, helal ile haramın aynı tezgahta sunulduğu bu zaman, günaha girmenin çok kolay olduğu bir zaman.

 

Günaha girmemizin temel nedeni olan "gaflet" yani Allah'ı anlıkta olsa hatıra getirmemektir. Zira bir Müslümanın, Allah'ın onu gördüğünü düşünerek günaha girmesi kolay bir hadise değildir.


Efendimiz'in (s.a.v) bir Hadis-i Şerif'inde buyurdukları gibi "İhsan Allah'ı görür gibi ibadet etmendir; çünkü sen O'nu görmesen de O seni görmektedir" buyurmaktadır.(Buhari, İman)


Yani "ihsan" ı yaşayabilirsek günahlara düşme ihtimalimizi minimize etmiş oluruz. Peki ihsan demek olan Allah'ın bizi gördüğü hakikatını hayatımıza nasıl tatbik edeceğiz ?


Bu hastalığı farkeden asrımızın manevi doktoru Bediüzzaman Said Nursi, 11. Lem'a da bu hastalığımızın reçetesini bizlere şöyle sunuyor;

"Evet Sünnet-i Seniyyeye ittiba, mutlaka gayet kıymetdardır. Hususan bid'aların istilası zamanında sünnet-i seniyyeye ittiba etmek daha ziyade kıymetdardır. Hususan fesad-ı ümmet zamanında Sünnet-i Seniyyenin küçük bir adabına müraat etmek, ehemmiyetli bir takvayı ve kuvvetli bir imanı ihsas ediyor.

 

Doğrudan doğruya Sünnete ittiba etmek, Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam'ı hatıra getiriyor. O ihtardan o hatıra, bir huzur-u İlahi hatırasına inkılab eder." bu tespitlerle insanın Allah'ın huzurunda olması şuurunun Efendimizin (s.a.v) sünnetine riayet ederek elde edilebileceğini ifade etmiştir.


Evet bir insan herhangi bir işle meşgul olurken Sünnet-i Seniyye'ye riayet etse, Efendimiz (s.a.v) o insanın aklına gelir, Efendimizin (s.a.v) akla gelmesi de Allah'ın huzurunda oluşunu o insana hatırlatır. Allah'ın huzurunda olma şuurunu kazanan insanda dolayısıyla "ihsan" manasını yakalamış olacaktır.


Efendimizin (s.a.v) sünnetine uymak o kadar önemlidir ki; bütün ömrümüzü hayırla geçirmemizi sağlayacağı gibi, zaten yapmak zorunda olduğumuz şeyleride sevap hanemize yazdırmamızın mümkün olduğunu Zamanın Bedii;

"Hatta en küçük bir muamelede, hatta yemek, içmek ve yatmak adabında Sünnet-i Seniyyeyi müraat ettiği dakikada, o adi muamele ve o fıtri amel, sevablı bir ibadet ve şer'i bir hareket oluyor.

 

Çünki o adi(basit) hareketiyle Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam'a ittibaını düşünüyor ve şeriatın bir edebi olduğunu tasavvur eder ve şeriat sahibi o olduğu hatırına gelir. Ve ondan şari-i hakiki olan Cenab-ı Hakk'a kalbi müteveccih olur, bir nevi huzur ve ibadet kazanır." şeklinde ifade etmiştir.


Sosyal varlık olan insanın hayatı; alış-veriş yapmak, yemek yemek, çalışmak, uyumak vs. gibi dünyevi meşguliyetlere temas etmektedir. Eğer insan kendisini Allah'ın huzurunda olduğunu unutup, hevesleri doğrultusunda hareket ederse kendisini günahların içinde bulması an meselesidir. İşte bu riski ortadan kaldırmanın yada en aşağıya indirmenin en birinci yolu Efendimizin (s.a.v) sünnetine uymak olduğu anlaşılmaktadır.

risaleajans'tan alınmıştır. Daha detaylı bilgi için risaleajans.com'a bakabilirsiniz

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.