Çatalca halkının Ramazan ayında iftar ve sahur sofraları için, Kur’an kursu öğrencilerine destek amacıyla verdiği bağışların akıbeti karanlık. Ortaya çıkan "kurşun kalemli" belge, hayırseverlerin iyi niyetinin nasıl suistimal edildiğini ve devletin resmi kurumunun nasıl bir "kayıt dışı" operasyon merkezine dönüştüğünü gözler önüne seriyor.
HESAP NUMARASI VAR, PARA YOK!
Görseldeki belgede, Çatalca İlçe Müftülüğü ve "15 Temmuz Şehitler Kur'an Kursu İdame ve Yaşatma Derneği" ibaresiyle birlikte bir IBAN numarası açıkça görülüyor. Ancak iddialara göre; listede isim isim belirtilen bağışçıların verdiği binlerce lira, bu resmi hesap yerine elden alınarak kayıtlardan düşürüldü. Kurşun kalemle tutulan, silinmeye ve değiştirilmeye müsait o notlar; şeffaflığın değil, "buharlaştırma" operasyonunun kanıtı niteliğinde.
İŞTE O "ORGANİZASYONUN" AKTÖRLERİ:
Haber merkezimize ulaşan bilgilere ve iddialara göre bu sistemli usulsüzlüğün başında üç isim bulunuyor:
1. YAVUZ HOROZ (Çatalca İlçe Müftüsü): İlçedeki dini faaliyetleri denetlemek ve her kuruşun hesabını sormakla mükellef olan en üst makam. Ancak Horoz’un, altındaki isimlerin bu usulsüzlüklerine göz yumduğu, denetim görevini yapmak yerine bu kişilere "arka çıktığı" iddia ediliyor. Sayın Müftü, kurşun kalemle tutulan bu "paralel muhasebeden" haberiniz yok mu?
2. MASUM VANLIOĞLU (Çatalca Vaizi / 15 Temmuz şehitler kuran kursu yaşatma ve idame derneği başkanı ) Kursun genel idaresinden ve işleyişinden sorumlu olan isim. İşlerin nasıl yürüdüğünü bilen, süreci idame ettiren ancak sorumluluk almaktan kaçınan "stratejik" figür. Bu usulsüzlükler sizin gözetiminizde nasıl yapılabiliyor?
3. SERACETTİN YERDELEN (ilçeyle ilişiği kesilen Kur’an Kursu eski Müdürü): Parayı bizzat toplayan, listeleri tutan ve "elden teslim" süreçlerini yöneten asıl uygulayıcı. Vatandaşın müftülük hesabına geçtiğini sandığı paralar, sizin kurşun kalemli listenizde mi son buluyor?
"HESABA YATTI" NOTLARI VAR AMA HANGİ HESABA?
Belge üzerinde bazı isimlerin yanına düşülen "elden alındı", "hesaba yattı" gibi notlar, paranın kontrolsüz bir şekilde döndüğünü kanıtlıyor. Toplamda yüz binlerce lirayı bulan bu yardımların neden devletin resmi denetim mekanizmalarından kaçırıldığı sorusu cevap bekliyor.
Çatalca Kamuoyu Adına Soruyoruz:
- Halkın, "bir iftar da benden olsun" diyerek verdiği 200 TL'lerden, toplu yapılan 25.000 TL'lik bağışlara kadar bu paralar şu an nerede?
- Devletin makamı, birilerinin kişisel kasası haline mi getirildi?
- Sayın Müftü Yavuz Horoz; bu usulsüzlüklerin belgeleri ortadayken hala o koltukta sessiz mi kalacaksınız?
Bu olay; sadece bir yolsuzluk iddiası değil, halkın dini duygularına ve güvenine yapılmış bir suikasttır. Yetkilileri göreve davet ediyoruz: Bu "kurşun kalemli" vurgunun hesabını kim verecek?
Savcıları ve diyanet işleri başkanlığını göreve çağırıyoruz.
Yorum Yazın