GÜNCEL

REZALETİN DANİSKASI: Diyanet'ten Çifte Standart ve Kurumsal İhanet!

|
165 Görüntüleme
REZALETİN DANİSKASI: Diyanet'ten Çifte Standart ve Kurumsal İhanet!
Türkiye, uzun zamandır inanç değerlerine ve kutsallara yönelik sistemli saldırılarla karşı karşıya. Toplumun manevi hassasiyetlerini hiçe sayan ve dini değerleri hedef alan bu anlayış, ne yazık ki sanat ve siyaset çevrelerinden gördüğü geniş destekle pervasızlaşmaya devam ediyor. Ancak bu tablonun en vahim kısmı, devletin en yetkili kurumlarından biri olması gereken Diyanet İşleri Başkanlığı'nın sergilediği teslimiyetçi tutumdur.

Yaşanan olay, bir kez daha hafızalardaki yerini koruyor: elinde içki kadehiyle ölen ve “ ölürsam cesedimi yakın ve küllerimi Karadeniz’in üzerine atın” diyerek inanç ölçüsünü açıkça izhar eden ve yaşamı boyunca inanç esaslarına ve Müslümanlara ağır hakaret eden bir ismin cenazesinde, şaka yapan Çatalca eski Müftüsü Ahmet Mehmetalioğlu, kendi dini görev ve sorumlulukları çerçevesinde bir duruş sergileyerek manevi bir uyarıda bulunmuştu. Ancak bu vakur duruş, değerleri hiçe sayan çevreleri rahatsız etti.

Siyasi Baskı ve Apar Topal Görevden Alma
Söz konusu şahsın taraftarları ve bu anlayışın destekçileri hemen harekete geçti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Milletvekili Mahmut Tanal gibi isimlerin başını çektiği siyasi baskılar, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş üzerinde adeta bir "operasyon" niteliği kazandı. Bu siyasi tazyike boyun eğen Ali Erbaş, kendi personeli olan bir müftüyü, sadece inanç değerlerini savunduğu için apar topar görevden alarak, kurumun haysiyetini siyasi hesaplara kurban etti.

Diyanet'in İki Yüzlü Tutumu ve İade-i İtibar Çıkmazı
Daha da acı olanı ise, aradan geçen süreye rağmen Diyanet yönetimi, haksız yere görevden aldığı Ahmet Mehmetalioğlu için hala bir "iade-i itibar" süreci başlatmadı. Diyanet, kendi personelinin arkasında durmak yerine, kutsallara dil uzatanlara alkış tutan siyasi iradenin rüzgarına kapılarak manevi değerleri koruma sorumluluğunu terk etmiştir.
Bir tarafta dini değerlere saldırıp geniş kitlelerden destek bulanlar; diğer tarafta ise bu saldırıya karşı inancının gereğini yerine getirdiği için cezalandırılan, yalnız bırakılan bir din görevlisi... İşte bu tablo, kurumun içine sürüklendiği acı manzarayı gözler önüne sermektedir.

Bu olay, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bağımsızlığını yitirerek siyasi pazarlıkların bir parçası haline geldiğinin tescilidir. Bu teslimiyetçi tutum, inançlı toplum kesimlerinin kuruma olan güvenini sarsmakta ve manevi değerlerin sahipsiz bırakıldığı hissini pekiştirmektedir.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nı, bu çifte standarda derhal son vermeye ve görevden aldığı Çatalca Müftüsü Ahmet Mehmetalioğlu'na hak ettiği itibarı iade etmeye çağırıyoruz. Kutsallarımızı korumakla yükümlü olanların, siyasi baskılara boyun eğerek değerlerimizi sahipsiz bırakması, tarih ve vicdanlar önünde affedilemez bir sorumluluktur.

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.