Çatalca’da Gerilim Tırmanıyor: Kuran Kursu Skandalı ve "Sürgün" İddiaları
Çatalca halkını isyan noktasına getirdi. İlçedeki tek Kuran kursunun kapatılmak istenmesi ve yönetime yönelik ciddi yolsuzluk iddiaları bölgede tansiyonu yükseltti.
İstanbul'un Çatalca ilçesinde yaşanan iddialar, yerel yönetim ve dini kurumlar üzerindeki tartışmaları alevlendirdi. İlçede bulunan tek Kuran kursunun, yönetimsel beceriksizlikler gerekçe gösterilerek kapatılmak istendiği öne sürülürken, bu durum bölge halkının büyük tepkisine yol açtı.
"Kursu İşletemediler, Kapatmaya Çalışıyorlar"
ÇATALCA HABER’in vatandaşla yaptığı canlı röportajda Çatalca halkı, bölgedeki tek erkek kuran kursunun etkili bir şekilde yönetilememesine sert tepki gösteriyor. Kursun işleyişinde yaşanan aksaklıkların, yetkililerin liyakatsizliğiyle birleştiği iddia edilirken, kursun "işletilemediği" gerekçesiyle kapatılmasına yönelik hamleler, vatandaşlar tarafından "hizmetin engellenmesi" olarak yorumlanıyor.
Kurs Müdürü Ömer Erko’ya "Düzmece ifade ile sürgün " İddiası.
İddiaların merkezinde, kurs müdürü Ömer Erko'ya yönelik gerçekleştirildiği öne sürülen "sürgün" kararı yer alıyor. Kursun kapatılmasına karşı çıktığı ve kurumun düzelmesi için çaba sarf ettiği belirtilen müdür Erko'nun, kursun aşçısına yönelik hakaret ve azarlama yaptığı iddiası ile açılan, ancak aşçının, “ ben Allahtan korkarım, öyle bir iddiada bulunmadım, bana iftira atıyorlar, savcılığa suç duyurusunda bulunacağım” dediği ve savunmanın İstanbul Büyükçekmece murakıbının Masum Vanlıoğlu tarafından böyle bir eyleme zorlandığı iddiaları ve bu düzmece olduğu ileri sürülen ifade tutanakları bahane edilerek ilçe dışına gönderildiği iddiaları tüm Çatalca halkının dilinde dolaşır oldu.
Bu hamlenin ise kurstaki usulsüzlüklerin ve hırsızların üzerini örtmek için yapılmış bir "operasyon" olduğu ileri sürülüyor.
Yolsuzluk İddiaları ve Müftülükte "Sessizlik"
ÇATALCA HABERİN Paylaştığı bilgilerde, iddialar sadece kursla sınırlı kalmıyor. Özellikle Masum Vanlıoğlu'nun ismi çeşitli yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarıyla anılırken, 15 Temmuz Derneği ile ilişkilendirilen bazı usulsüzlükler ve yolsuzlukların da kamuoyunun gündemine taşınıyor.
Halk, yerel yöneticilerin ve Çatalca Müftüsünün Masum Vanlıoğlunun kendisini il müftüsü yapacağı vadi ile ikna ettiği ve müftünün ise hiçbir işe karışmayıp "Masum Vanlıoğlu ne derse onu yaparım" diyerek bu operasyonu Masum Vanlıoğlu ile birlikte hac için Arafat’ta bulundukları sırada planladığı ve yürüttüğü ve bu nedenle sessiz kalmasını "beceriksizlik ve duyarsızlık" olarak nitelendiriyor.
Kaymakam ve Diyanet'e "Pasiflik" Eleştirisi.
Yaşanan kriz karşısında Çatalca'daki yerel yöneticilerin tutumu da sorgulanıyor.
Çatalca Kaymakamlığı'nın tüm bu iddialar karşısında pasif kaldığı, Masum Vanlıoğlunun kendisini Vali yapacağı Hülyalarına kapılarak kendine yapılan şikayetleri, “siz Masum Vanlıoğlunun kim olduğunu biliyor musunuz, bırakın şikayeti işinize bakın” diyerek korkak bir tavır sergilediği iddialar arasında. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ise ilçedeki bu vahim duruma karşı hala duyarsız kalarak, halkın sesine kulak tıkadığı ve harekete geçmediği öne sürülüyor.
Çatalca'da tansiyon düşmüyor.
Vatandaşlar, kurslarının kapatılmamasını, ismi geçen yöneticilerin yargılanmasını ilçeden uzaklaştırılmasını ve şeffaf bir yönetim süreci beklediklerini, artık Çatalcada Masum Vanlıoğlu ve müftü Yavuz Horozun istenmeyen adam olduklarını belirterek, yetkililerin derhal göreve çağrılması gerektiğini ifade ediyor.
Bir başka korkunç iddia da şu:
ÇATALCA HABERİN, velilerle yaptığı röportajın yayınlanmasından sonra bir milletvekilinin haber kanalını arayarak, Masum Vanlıoğlu ile ilgili videonun yayından kaldırılmasını istediğini ve haber kanalının asla bu videoyu kaldırmayacaklarını bildirdikleri iddia ediliyor.
Çatalca halkının son çağrısı şöyle:
Diyanetin Çatalcaya gönderdiği murakıp ve müfettişler fason iş yapan tekstil atölyeleri gibi sipariş ifadeler ve cezalar mı üretiyor, yoksa hak ve adalete göre mi karar veriyor.



Yorum Yazın