"Ezanı Güzel Okuma" hizmet içi eğitimini tamamlayan İmam-Hatip ve Müezzin Kayyımlar belgelerini Vali Şerif Yılmaz'dan aldılar.
İl Müftülüğü tarafından, İmam-Hatip ve Müezzin Kayyımlara yönelik, "Ezanı Güzel Okuma" Hizmet İçi Eğitimi kursu düzenlendi.
Burdur Bölge Yatılı Hafızlık Kursunda düzenlenen ve öğreticiliğini Hacı Mahmut Camii Müezzin Kayyımı Rahmi Aksu’nun yaptığı “Ezanı Güzel Okuma Öğrenim Kursu “nu tamamlayan yirmi İmam-Hatip ve Müezzin-Kayyıma 14 Aralık 2016 günü düzenlenen programda kurs belgeleri Vali Şerif Yılmaz ve İl Müftüsü Hıdır Bayrak tarafından verildi.
Düzenlenen programda kursiyerlerden Stat Camii Müezzini Muhammet Yatğın tarafından örnek Sabah Namazı Ezanı, Gazi Camii İmam Hatibi Gürhan Zengin tarafından örnek salâ okundu. Örnek ezan ve salânın okunması sonrası İl Müftüsü Hıdır Bayrak ve Vali Şerif Yılmaz kursiyerlere hitaben bir konuşma yaptılar.
Hıdır Bayrak konuşmasında,
“Toplumu din konusunda aydınlatmakla görevli Diyanet İşleri Başkanlığımız, yürüttüğü din hizmetlerinin daha kaliteli ve verimli hale gelmesi için personelinin bilgi ve becerilerini yenilemekte ve geliştirmektedir. Bu amaçla, farklı görevler yürüten personele yönelik ihtiyaçlara cevap verebilecek nitelikte hizmet içi eğitim kurs ve seminerler düzenlenmektedir. Allah’a ibadete davet eden seslerin eğitilmiş olması ve gönülleri okşayıcı sada ile davetin yapılması son derece önemlidir. Burdur İl Müftülüğümüzce İmam Hatip ve Müezzin Kayyımlara yönelik 21 Kasım-15 Aralık 2016 tarihleri arasında haftanın dört günü, günde beş saat olarak açılan “Ezanı Güzel Okuma Öğretim Kursu” da bu önemli etkilere haiz ezan, salâ ve kâmetin cami mûsikîsi formlarına uygun olarak güzel bir şekilde okunmasını yaygınlaştırmak, bu hizmetin tüm vatandaşlara ulaşmasında önemli roller üstlenen imam-hatip ve müezzinlerin bu konudaki bilgi ve becerilerinin artırılmasını sağlamak hedeflenmiştir.” şeklinde konuştu.
Vali Yılmaz programda yaptığı konuşmasında;
“Yaptığınız görev peygamberlik makamı görevidir. Peygamber Efendimizde (S.A.V.) arkasında duran cemaate imamlık yaptı. Onun için yaptığımız işi en iyi şekilde yapmamız, kendimizi sürekli geliştirmemiz gerekiyor. Böyle yapmadığımız zaman FETÖ ve bunun gibi art niyetli örgütlerin kendi uydurdukları dinle vatandaşlarımızı yanlış yönlendirmelerine fırsat vermiş oluyoruz.
Peygamberlik makamına geçen her arkadaşımızın bu dini tebliğ etme görevi vardır. Arkadaşlarımız erken gelecek cemaatinin sorunları varsa, soruları varsa onları çözmeye çalışacak. Cemaattin bir eksiği varsa sohbet arasında onu giderecek. Ama biz maalesef bunu uzun zamandan beri yapmadık. Biz namazı farz, vacip, sünnet olduğu için kılıyoruz ama diğer görevleri ihmal ediyoruz. İhmal ettiğimiz sürece de bu dini istismar eden, bu dini kendilerine para kaynağı, finans kaynağı, eleman kaynağı olarak kullanacak olan çok hainler var. Bu hainlere karşıda bizim dik durmamız lazım. Gerçek manada İslam’ı da siz İmam-Hatip ve Müezzin-Kayyımların anlatması gerekiyor.
Diyanet İşleri Başkanlığımızın hazırlattığı kitaplar var. Arkadaşlarımız bu kitaplardan faydalansınlar. Bizim okulu bitirdikten sonra kendimizi yenileme gibi bir düşüncemiz olmuyor. Devlete girdik bundan sonra işimiz garanti, memuriyet, emeklilik garantisi olacak. Bundan sonra ticaretle uğraşalım. Bundan sonra başka işlerle uğraşalım. Eskiden ekonomik olarak diyanet personelinin maaşları düşüktü. Şuan da kimse düşük diyemez diğer emsallerine baktığınız zaman. O zaman niye biz birinci işimizi ticaret diye görüyoruz. Eğer ticaret ön plana çıkıyorsa bu işi yapan arkadaş bıraksın. Bize gerçek manada geçtiği makamın hakkını verecek din görevlileri gerekiyor.
Sizin asli görevinizin tebliğ olduğunu unutmamanız gerekiyor. Koşarak cemaatten sonra mihraba geçen, minbere çıkan din görevlisi olmaması lazım. Maalesef bu var. Her arkadaşımızın müezzin olur, imam hatip olur fark etmez cemaatle iç içe olması gerekiyor. Karşınızdaki insanların bir şey öğrenmesini istiyorsanız ilk önce kendi nefsinizde bunu yaşamanız gerekiyor. Yaşadığınızı anlatmanız gerekiyor. Yaşadığınızı anlatmadıktan sonra, siz yaşamadıktan sonra karşınızdaki buna çok fazla itibar etmiyor, etkilenmiyor.
Bizim özellikle son zamanlarda yaşanan olayları da dikkate aldığımızda bugün İslam coğrafyasının ne kadar büyük sıkıntıları yaşadığını görüyoruz. Dün akşam televizyonda gördüm, Suriyeli bir çocuğun tedavisi yapılamıyor ilaç yok doktor yok ağrısının giderilmesi için dua okuyor. Bizim bugün Suriye de yaşanan bu olaylardan ders almamız gerekiyor. Eğer bizim Müslüman olarak yaşayıp Müslüman olarak ölmeyi istiyorsak, üzerimize düşen görevleri eksiksiz yapmamız gerekiyor. Hepimizin görevi bu. Hangi işi yaparsanız yapın mesleğinizin eni iyisi yapın, mesleğinizin en iyisi olmaya çalışın. Üzerimize düşen görevi en iyi şekilde yaparsak gerisini mevlam takdir eder.
İnşallah bu kurslar devam edecek ezanlar ne kadar güzel olursa insanların kalplerini o kadar yumuşatırız. Yumuşatmayı ümit ediyoruz. İslam’ın tebliği ile görevlisiniz. Siz üzerinize düşeni yaptığınız zaman üzerinizdeki sorumluluğu yerine yetirmiş olursunuz. Ben bu kursların tekrardan hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
Vali Yılmaz konuşmasının ardından hizmet içi eğitime katılan İmam-Hatip ve Müezzin-Kayyımlara katılım belgeleri Vali Yılmaz ve İl Müftüsü Hıdır Bayrak tarafından verildi.

Yorum Yazın