GÜNCEL

Devletin Verdiği Kitabı Ben Nasıl Yırtarım! Diye Ağlayan kız

|
1961 Görüntüleme
Devletin Verdiği Kitabı Ben Nasıl Yırtarım! Diye Ağlayan kız
Gaziantep'te, okulun verdiği Hayat Bilgisi kitabı yırtıldığı için 'Devletin verdiği kitabı ben nasıl yırtarım?' diyerek gözyaşlarına boğulurken çekilen görüntüleri, internette izlenme rekorları kıran ilkokul 2'nci sınıf öğrencisi 8 yaşındaki Yasemin Kaplan'ı, kent protokolü evinde ziyaret etti. Kolejtepe Mahallesi'nde oturan ilkokul 2'nci sınıf öğrencisi Yasemin Kaplan'ın Hayat Bilgisi kitabı, evde ağabeyi 13 yaşındaki Umut Can ile tartışırken yırtıldı.

Kitabın yırtılmasına içerleyen küçük kız ağlarken, annesi Hatice Kaplan da cep telefonu kamerasıyla o anları kaydetti, ardından da görüntüleri sosyal paylaşım sitelerinde paylaştı.

 

Küçük Yasemin'in "Ben devletin bana verdiği kitabı nasıl yırtarım? Bana emanet edilen şeyi nasıl yırtarım? Onu devlet veriyor bana, ben almıyorum. O sapasağlam duracak. Onu devlet nasıl yaptıysa, ben 
de onu öyle tutmak zorundayım" diyerek gözyaşlarına boğulduğu görüntüler, kısa sürede tıklanma rekorları kırdı.

Olayın ardından Vali Ali Yerlikaya, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve İl Milli Eğitim Müdürü Cengiz Mete Kaplan, Kaplan ailesinin ziyaret etti. Ziyaret sırasında yaşadıklarını anlatan Yasemin Kaplan, "Ben ağabeyimle tartıştım. Bu sırada ağabeyim kitabımı yere attı. Kitabım yırtıldı. Ben de Recep Tayyip Erdoğan'a ihanet ettiğimi düşündüm ve ağladım. Bana emanet edilen kitabın yırtıldığını görünce çok üzüldüm" dedi.

Yeni Şafak'tan Mehmet Şeker Yazısı
Küçük kızın bize verdiği ders çok büyük

Aman Allah'ım… Bu nasıl bir güzelliktir? Bu nasıl bir bilinçtir? Nasıl bir idrak, nasıl bir terbiye?

Okuldan verilen kitabı yırtılmış, küçük kız feryat figan.

Annesi teskin etmeye çalışıyor ama o dinlemiyor.

Üzüntüden iki gözü iki çeşme.

“Ne diyeceğim öğretmenime? Yırttım bunu mu diyeceğim?”

“Öğretmen sana bir şey demez.”

“Der anne der. Nasıl yırttın der. Ben onu nasıl yırtarım ya? Benim olmayan bir şeyi ben nasıl yırtarım? Bana emanet edilen şeyi ben nasıl yırtarım?”

“O sana emanet değil.”

“Emanet. Onu devlet veriyor bana, ben almıyorum. Onu ben nasıl yırtarım? Benim olmayan eşyayı ben nasıl yırtarım? Nasıl yırtarım? Ben nasıl yırtarım? Yırtmam. O yırtılmaz. O sapasağlam duracak. O paramparça olmayacak. Onu devlet nasıl yaptıysa, ben de öyle tutmak zorundayım. Ben onu nasıl yırtarım? Ben onu nasıl yırttırırım?”

*

Hıçkırıklar içinde kalmış.

Daha minicik hâlbuki.

O “devlet malı” bilincini ne zaman kazandın be yavrucak?

Sana kim öğretti, emanetin özenle korunması gerektiğini?

Bizi nasıl perişan ettin, farkında mısın?

Hepimize ne dersler verdin; neler hatırlattın, biliyor musun?

*

Bu yaşta başımızın tacı oldun.

Ümit verdin bütün vicdan sahiplerine.

Kalplerimizi titrettin.

Ağlattın.

Geleceğe güvenle bakmamıza vesile oldun.

Bu milletten ümit kesilmeyeceğini gösterdin.

Sen Rabbimizin bize büyük bir hediyesi olarak çıktın karşımıza.

*

“Asaletin yeter” sözü hiç bu kadar anlamlı olmamıştı.

Şimdi hangi aracın tamponunda bu yazıyı görsek, seni hatırlayacağız.

Daha adını bile bilmiyoruz ama seni çok sevdik; bağrımıza bastık.

Rabbül Âlemin, yolunu açık etsin, bahtını güzel etsin.

Hassasiyetini hiçbir zaman kaybetme.

Bize vereceğin yeni dersler olacaktır.

Unuttuğumuzda hatırlat birer birer.

*

Her sene milyonlarca çocuğa kitap dağıtılıyor.

Bir sene sonra kimse o kitabı geri istemez.

Fakat sen devletin verdiği kitabın yırtılmayacağını düşünüyorsun ya…

O kitabın bir daha kullanılmayacağını belki bilmeden bu hassasiyeti gösteriyorsun ya…

Artık sana ne desek az gelir.

*

Eskiden ders kitabı bulmak çok zordu.

Hem hepsi bulunmaz, hem de herkesin parası yetmezdi yeni kitaplar almaya.

Ben bütün öğrenciliğim boyunca eski kitaplarla idare ettim.

İlk işim, silgi ile kenarlara yazılmış notları silmek olurdu.

Sene sonunda bir üst sınıfın kitapları elime geçtiği için, ilgimi çeken konuları okumak da ayrı bir zevkti.

Önceki kitapları ise ben de başka birine devrederdim.

Sen sanki bunları biliyor gibi “Devletin verdiği kitabı nasıl yırtarım?” diye ağlıyorsun.

Hiç merak etme küçük kız; kimse onun hesabını sormaz sana.

Senin yırtmadığını, yırtamayacağını biliyoruz; gördük, inandık, şahit olduk.

Son kelimen bunun işareti.

“Nasıl yırttırırım?” diyorsun ya, işte oradan anladık.

Yırtmayacağın gibi, yırttırmayacağını da çok iyi biliyorsun, biliyoruz.

*

Bu bilinç seviyesine erişmek hiç kolay değil ve işte içindeki o cevher, ömür boyu sana rehber olacak.

Ve benzer şekilde davranan büyüklerinle beraber, dünyaya güzellikler, iyilikler saçacaksın.

Ancak, hesap sorulacak birileri hep çıkacak karşına; bugün olduğu gibi.

Allah'ın izniyle sen onlara da hesap sorarsın.

Devlet malında, bütün milletin hakkı olduğunu hatırlatırsın.

Minicik bebeklerin, titrek elli ihtiyarların, yürümekte zorlananların…

*

Sahi, senin adın neydi?

Ayşe mi, Fatma mı, Elif mi, Zeynep mi, Hatice mi?

Şimdi sana “küçük kız” diyoruz ama sen hepimizden büyüksün.

***

Devletin verdiği okul kitabı yırtılan küçük kızın verdiği tepki, sosyal medyada paylaşım rekorları kırıyor. Abisi Can ile tartışınca kitabı yırtılan Yasemin Kaplan, “Ben devletin emanetine nasıl ihanet ederim” diye ağlayınca annesi tarafından videoyla kaydedildi. Sosyal medyadan paylaşılınca kısa sürede yayılan video izlenme rekorları kırdı. Sosyal medyada kısa sürede fenomen olan Yasemin’i Vali Yerlikaya ve Belediye Başkanı Şahin ziyaret ederek yeni kitap ve oyuncaklar hediye etti.

 

 
Kitabı yırtılınca feryat edip sosyal medyada ağlamasıyla fenomen olan 8 yaşındaki ilkokul 2. sınıf öğrencisi Yasemin Kaplan’ı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya ve Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürü Cengiz Mete ziyaret ederek yeni kitap ve oyuncaklar hediye etti.
 
Yasemin Kaplan, kardeşiyle tartıştığını, bunun üzerine kitabının yere düşüp yırtıldığını, devletin emanetine zarar verdiği için ağladığını ve kendisini kaybettiğini söyledi.
 
 
YASEMİNLER ÇOĞALMALI
 
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Yaseminlerin çoğalmasına ihtiyaçları olduğunu belirterek, “Bu bilinci çocuklarına aşıladıkları için Yasemin’in ailesini tebrik ediyorum. Bizim Yaseminlerin çoğalmasına ihtiyacımız var. Mesele kitaptan daha çok hem sorumluluk hem burada duyduğu o duygu devletin ona vermiş olmasıdır. Devletin bana verdiği şeye zarar vermeme üzerinedir. Hocaların, okulun ve ailenin bunda çok büyük başarısı var. Bu duyarlılığı bütün Türkiye’de dikkat çekti bizde kendisiyle gurur duyduk” dedi.
 
 
AİLESİNİ TEBRİK EDİYORUM
 
Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya yaseminin içten söyledikleri ve ağlaması hepimizi etkilediğini söyleyerek, “Böyle bir bilinci çocuğuna aşıladıkları için ailesini tebrik ediyorum. Zaten sosyal medyada tıklanmasının nedeni de o içten söyledikleridir. Devletimizin bize emanet ettiği kitabı nasıl yırtarsın, sözü yürekten geldiği için bütün yüreklerde karşılık buldu. Öğrencimize derslerinde başarılar diliyorum” diye konuştu.

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.