Din görevlileri tarafından en çok merak edilen konuların başında 2016 yılında rotasyon olup olmayacağı konusu olduğu, mevzuat değişikliği olmaması durumunda rotasyonun devam edeceği yönünde yetkililer bilgi verdiklerini, konu hakkında Başkanlığın şuandaki duruma göre rotasyon uygulayıp uygulanmayacağı ve bu sorulara din görevlilerin sağlıklı cevap aradığını
Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Van'da düzenlenen 32. İl Müftüleri İstişare toplantısında bir ayrıntı daha ortaya çıktı. 32. İl Müftüleri İstişare toplantısında din hizmetlerinde görev yapan bütün personel için Rotasyon uygulaması tekrardan geleceği kocuşulmuştu.
Bir Sendika yetkilisi Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürü Osman Tıraşcı'yı ziyaretinde Rotasyon konuşulmuş. Tıraşcı ise;
Çeşitli konularda mevzuat çalışmalarının devam ettiğini, mevzuatta herhangi bir değişiklik olmaması durumunda 2016 yılında rotasyonun uygulanacağını” söylemişti.
---Rotasyon başlamadan önce yönetmelikteki düzenlemenin yanlış olduğunu kamuoyuna açıklamıştık, Din-Bir-Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir, rotasyonun Müftülerin inisiyatifine bırakılmasının keyfi uygulamaların önünü açacağını, bazı kişilerce bunun istismar edilebileceğini belirtmiştik diye bir açıklama yapmıştı. Diyanet İşleri Başkanlığı da bir açıklama yaptı.
"Yakın bir zamanda Diyanet İşleri Başkanlığı`nda görev yapan bütün personele rotasyon geliyor..! Evet...Merkez ve taşrada görev yapan bütün personele rotasyon uygulanacağı" ifade edilmektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığının atama ver yer değiştirme yönetmeliği ve Rotasyon kararı zaman kaybından ve din hizmetinin veriminin düşürülmeye çalışılmasından başka bir şey değildir. Rotasyonla 2017 yılından sonra hemen hemen bütün personelin hareketliliği söz konusu olmuştur. Şimdiden bütün personelde bu hareketliliğin tedirginliği başlamış durumdadır. Çıkarılan yasanın 19. Maddesinin (d) fıkrası da oldukça düşündürücüdür.
MADDE 19 - d) Bulunduğu yer ve görevde başarılı olamayanlara başka yer ve görevlerde denenme imkânı verilmesi, denilerek yerinde ve bulunduğu bölgede hizmetleriyle temayüz etmiş personelin aslında verimsizliği ve motivasyon bozukluğu planlanmaktadır. Bulunduğu bölgede başarılı olmayan veya olamayan personelin, rotasyonla verimliliğinin arttırılmaya çalışılması veya başka yer ve görevlerde denenmeye çalışılması diğer personele karşı yapılmış en büyük mağduriyettir.
Mademki bir verim artışı aranıyorsa ve bu arayış neden yıllarını görev yaptığı yörede faydalı, verimli çalışmalarıyla halka hissettirmiş görevlinin zarar çektirilmesinde aranıyor? Görevlinin düzenini kurması ve etrafını tanıması zaman alacak bir mekana gönderilerek verim düşüklüğüne sebebiyet veriliyor? Bu yer değiştirmeler yapılırken belki yıllar sürecek bir verim düşüklüğü ve motivasyon bozukluğunu Başkanlığımız nasıl göze alacak?
Oysaki yerinde 25 yılını doldurmuş personel, hizmetleriyle temayüz etmiş personel takdir ve plaket verilerek ödüllendirilmelidir. Şayet yer değişimi gerekli ve tutarlı yapılacaksa; bulunduğu bölgede 20 yılını doldurmuş, ancak hiçbir faaliyetin altına imzasını atmamış, sürekli başkanlığa ve kurumuna şikayet yağdırmış personelin yerinin değiştirilmesi şeklinde olmalıdır. Sözü edilen personelin verimliliğinin arttırılması için çalışkan, kalifiye, tutarlı ve motivasyonu düzgün personelin yerinin değiştirilmesini düşünmek bile bu personele yapılmış en büyük haksızlıktır.
Diyanet İşleri Başkanlığımızın öngördüğü rotasyon uygulamasıyla düzenli bir şekilde yer değiştirilmesinden bahsedilmektedir. Bu yer değiştirmeler bütün çalışanları olumsuz etkileyecek bir uygulamadır. Yerinde kendisinden ve hizmetlerinden söz ettirmiş, bulunduğu camideki müştemilatı neşelendirerek bakım, onarım ve bütün gereksinimleri yapmış ve de yıllar geçtikçe bu tür sorunlardan yorulmuş çalışkan personelin, düzenli bir şekilde yer değişikliğine itilmesi hem göçebe bir din görevlisi profili hem de geleceğe bakışı dumura uğramış bir personel perspektifi çizmektir. Yer değişikliği yapan bu personelden ne kadar verim ve hizmet beklenilebilir ki? Bu uygulamayla çalışan din görevlisi de çalışamaz hale gelecek, çalışan personel de tıpkı madde 19- d’ bendindeki personel profiline dönüşecektir. Böylelikle verimi düşük çığ gibi bir personel ordusu oluşacaktır.
Verimliliğin arttırılması personelin yer değişikliği ile değil; çalışmayan personel, hizmet kalitesini arttırmayan personele yönelik projeler geliştirmekle, AR-GE çalışmaları yapmakla olur. Zaten bu şekil bir personelin yer değiştirmekle verimliliğinin arttırılmaya çalışılması büyük mağduriyetlerin yaşanmasına ve kapanması mümkün olmayan yaraların açılmasına sebebiyet verecektir.
Yıllarca bin bir güçlükle kurmuş olduğu düzeni bırakarak yeni mekanlara kapı aralayacak verimli personel, din hizmeti yapmak yerine çevre şartlarını iyileştirmekle, cami ve müştemilatı bakım ve onarımıyla, ailesinin sıkıntılarını gidermekle, çocuklarının yeni yere ilişkin psikolojisi ve okul sorunlarıyla ve en önemlisi maddi kaygıların giderilmesine yönelik problemlerle uğraşacaktır. Buda etkin ve verimli bir din hizmetini derinden etkileyecektir.
Bu kanun çıkarılırken peyder pey ve yıllara yayılarak personelin yer değiştirmesi yerine, 1 Haziran 2014 yılı itibarıyla bulunduğu ve görev yaptığı bölgede 20 yılını doldurmuş, hiçbir faaliyet yapmamış, başkanlığa ve bağlı bulunduğu kuruma halel getirmiş her personel yerini değiştirmekle sorumludur denmiş olsaydı hem personel mağdur edilmemiş olacak hem de etkin ve verimli din hizmeti etkilenmemiş olacaktı. Hal böyle olunca görevde bulunan personel, daha etkin ve verimli çalışmaya sevk olunacak, yeni hizmet ve faaliyet arayışlarına yönelecekti.
Diyanet İşleri Başkanlığımız hizmet verimliliğini arttırmak için ROTASYON yerine diğer bakanlıkların yapmış oldukları ve sorunsuz bir şekilde devam ettirdikleri Hizmet Puanı uygulamasına ivedi bir şekilde geçmesi gerekmektedir. Bu uygulamayla personelin çalıştığı yıllar, çalıştığı yerin sosyo-ekonomik gelişmişliği, alınan takdirname, teşekkür belgeleri ve cezalar, yapılan mesleki veya mesleki olmayan yayımlar, eğitimler, hazırlanan eserler, yapılan tüm faaliyetler göz önünde bulundurularak personel sınıflandırılmalı, buna göre uygun ve merkezi camilerde bu personeller değerlendirilmelidir. Ya da hiçbir faaliyeti yoksa, halkın üzerine etkisi ve temayüz etmiş bir hizmeti bulunmuyorsa o zaman bu personel için D grubunda bulunan merkeze uzak bir köy/mezra camiinde görev yapması istenmelidir.
Çıkarılan Diyanet İşleri Başkanlığının atama ver yer değiştirme yönetmeliği eğer uygulamaya konulacak olursa bu durumdan en çok D Grubu camilerde görev yapan din görevlileri etkilenecek ve mağdur edilecektir.
Çünkü;
1) A, B, C Grubu camiler genellikle il ve ilçe merkezleri ile nüfus yoğunluğu yüksek beldelerde bulunuyor. Bu yüzden bu camilerde görev yapan görevlilerimizin yer değiştirmesi D Grubu camilere nispetle daha az sorunlu ve hiç sorun olmadan yapılacaktır. Sözü edilen cami görevlilerinin yer değiştirmeleri merkez mıntıkasında yapılacağından hiçbir olumsuz tablo ortaya çıkmadan nakilleri sağlanmış olacaktır. Böylelikle sosyal çevrelerinden de kopmalar yaşanmayacaktır.
2) Ancak D Grubu camilerin din görevlileri; sosyal çevreye alışmış, hayat düzenini bulunduğu çevre koşullarına göre tanzim etmiş, aile yapıları yörenin şartlarına göre ayarlanmış, her türlü zorluğa göğüs gererek insanımıza din konusunda hizmet etmeye çalışan insanlarımızdır.
3) Bu insanlarımızın, alışmış olduğu çevreden uzaklaşılarak başka mıntıkalarda bulunan camilerde görev yapmasının istenmesi hem görevlimizi hem de görevlimizin aile yapısını olumsuz etkileyecektir. İhtimaldir ki, bu görevlimiz D Gurubu, il/ilçe merkezlerine uzak bir köye/mezraya tayin istemeğe zorlanabilecek; ilk görev yaptığı zamanlarda ki zorlukları tekrar yaşaması istenerek, moral bozukluğuna ve motivasyon düşüklüğüne itilecektir. Buda teşkilata olan güveni ve din hizmetini olumsuz yönde etkileyecektir.
4) Halkın üzerine olumlu etkisi ve etkin bir hizmet temayüzü olan din görevlisi, bulunduğu bölgede veya yerde ne kadar durursa dursun(çok uzun yıllara bulunduğu mahalde kalmış olsa bile) değerinden asla bir şey kaybetmeyecektir. Nakillerle personelin değerini arttırmanın istenmesi ve ya değişik yüzlü imamların camilerde görev yapmasının istenmesi hizmet kalitesini arttırmayacak, aksine nakilleri yapılan din görevlileri mağdur edilecektir. Mağdur edilen din görevlileri adaptasyon sorunu yaşayarak verimli bir hizmet veremeyecektir.
5) Nakillerle “becayiş” yolunun açılması değişik sorunları da beraberinde getirecek, çok geçmeden bu iş suiistimal edilerek becayiş pazarları kurulacak bunun neticesinde işlerini halleden personel sorunsuz yerini değiştirmiş olacak, halledemeyenler ise mağdur duruma düşeceklerdir. Böylelikle personel arasında uçurumlar meydana gelecek, kanuna uygun becayiş ile yer değişikliğini yapanlar ile mağdur olan personel arasında kopukluk yaşanacaktır. Dolayısıyla bu, etkin bir din hizmetini de aksatacaktır.
6) İl/ilçe merkezlerine yakınlık ve uzaklık kriterlerine göre “D Grubu camiler” tekrar gruplandırılmalıdır. Merkeze 0-5km mesafede olan D Grubu camiler D1, 5–10 km arası mesafede olan D Grubu camiler D2, 10-15km uzaklıktaki camiler D3, 15-20km arası mesafede olan camiler D4, 20 km ve üstü mesafede olan camiler ise D5 diye gruplandırılmalıdır. Çünkü A, B, C Grubu camilerin hemen hemen hepsi merkez baz alınarak gruplandırılmış camilerdir. D grubu camileri merkezi baz almadan hepsini aynı kategoriye sokmak büyük bir vebal ve de zulümdür. Başkanlığımız da göreve başlayan görevlilerimiz ilk atandığında genellikle D4 ve D5 türü camilerde görev yapmaktadırlar. Aradan yıllar geçtikten sonra ailevi ve sosyal nedenler başta olmak üzere bu görevlilerimiz merkeze yakın D Grubu camilere nakillerini istemektedirler. Yeni yürürlüğe giren yasayla D1-D2 gurubundaki bir görevlimizin rotasyonla D3, D4, D5 türü camilere gitmesinin istenmesi bu görevlimizde büyük bir hayal kırıklığı yaşatacaktır. Böylelikle hem başkanlıkla hem de görevdeş arkadaşlarıyla yeni sorun ve problemler yaşayacaktır. Filhakika A, B, C Grubu camilerde görev yapan personelimiz kesinlikle D Grubu camilerdeki bir sorun yaşamayacak; zaten yerleşimlerinin merkezde olması hasebiyle sadece camilerini (becayiş) yoluyla değiştirecekler, bir mahalle camisinden öbür mahalle camisine nakilleri yapılacak, mağdur da olmayacaklardır. Becayiş yolu açık tutularak yapılacak bir nakil sitemi, aslında çalışkan personelin seçimini zorlaştıracak, dejenere olmasına da sebebiyet verecektir. Emekli olması gereken personel, becayiş yolu açık olduğu için merkezde bulunan diğer camide görev yapmaya devam edecek böylelikle, alınması muhtemel yeni personellerinde önü kesilmiş olacaktır.
7) Oysaki bu kanunun daha hazırlık aşamasındayken A,B,C gurubu camilerde görev yapan personelle ayrı bir anket, D grubu camilerde görev yapan personelle ayrı bir anket düzenlenebilir. Hizmet verimliliğinin arttırılması ve personelin mağdur edilmemesi adına çalışmalar yapılabilirdi. Buda meşverete önem veren bir kurum olarak bizim en büyük prensiplerimiz arasında olması gereken bir olguydu. Yeni çıkan bu kanun verimliliği arttırmaktan öte, göçebe hayatına adım atacak olan bir din görevliliğini meydana getirecektir. Yeni nâkili yapan bir din görevlisi o bölgede ne kadar kalacağını, daha nakili yapıldığı andan itibaren bilirse bu onun büyük işler yapmasının önünü kesecek ve de engelleyecek en büyük unsur olacaktır. Allah-ü Teâlâ ne kadar rızık nasip ettiyse, o kadar bulunduğu mahalde kalarak din hizmeti vereceğinin idraki içinde olan bir din gönüllüsü, o yörede yenidünyalar inşa edecektir.
8) Aslında D Grubu camilerde 25 yıl ve üzeri görev yapan, hakkında hiçbir dedi-kodu, şikâyet, serzeniş gelmemiş görevlilerimize rotasyon değil, onlara kurum tarafından takdirname verilerek tebrik edilmesi gerekir. Çünkü D grubu camiler, şehir merkezine olan uzaklıklarına göre çok geniş yelpazede büyük sorunları içersinde bulunduran camilerimizdir. Bütün bu sorunlara göğüs gererek uzun yıllar din hizmeti veren, yılmadan, bıkmadan ve usanmadan din hizmetinin icrasını kendisine paye edinen D Grubu din görevlilerimiz takdire şayandır.
9) Yeni çıkarılan yasadan en çok mağdur olacak olan D Grubu camilerimizin bu kapsamdan çıkarılması en ivedi ve din hizmeti açısından en elzem konudur. Rotasyon A, B, C grubu camilerde yapılarak verimliliği ölçülmeli, olumlu sonuçlar alınıyorsa, kademeli olarak D1, D2, D3, D4, D5 türü camilerde de uygulanmaya geçilmelidir. Aksine yapılacak bir uygulama hem personelimizin ailevi hayatında hem de görev hayatında olumsuz etkilere ve kapanması imkânsız yaralara sebebiyet verecektir.
10) Çıkarılan bu yasayla; cami gruplandırmalarının yapıldığı tarihten itibaren bir üst gruptaki camiye geçme fırsatı elde eden veya gruplandırmanın yapıldığı tarihte hâlihazırda mevcut camide görev yapan personel, bulunduğu şartlar altında diğer personele göre daha avantajlı olmuş olacak, buda görevliler arasında hasıma ve kinleşmeye sebebiyet verecektir.
11) Diyanet İşleri Başkanlığının çıkarmış olduğu rotasyon kararının yerine, aşağıdaki(özet) çalışma yapılarak, başkanlığın görev ve sorumluluk alanı daha etkin hale getirilebilir.
Türkiye nüfusunun %75’i il/içe merkezlerinde, %25 lik bir kesiminde köy/mezra gibi yerleşim yerlerinde bulunduğu tartışılmaz bir gerçektir. Buna karşılık personel nüfusunun %75’i köy/mezra da, %25 lik kısmının ise il/ilçe merkezlerinde olduğu gözlenmektedir. Bu da verimli bir din hizmetini etkileyen olumsuzlukların başında gelmektedir. Bu gerçekten hareketle, D Grubu camiler A, B, C Grubu camilere oranla sayıları oldukça fazla ve bünyesinde bir o kadar da personel bulundurmaktadır. Nüfusun il/ilçe merkezlerinde yerleşmiş olmasından ötürü, köy/mezra gibi yerleşim merkezlerinde cemaat sayısı oldukça düşük ya da hiç gözlemlenmemektedir. Bu da personelin yıllar geçtikçe bilgi ve beceri yönünden yozlaşması ve dejenere olmasına sebebiyet vermektedir.
Personelin daha verimli ve daha geniş kitlelere hitap ederek, daha etkin bir din hizmeti verebilmesi için radikal düzenlemeler ve kararlar alınarak bu uçurumun giderilmesi elzem bir konudur. Böylelikle hem D Grubu camilerin sayısı diğerleriyle eşitlenmiş hem de daha etkin ve verimli bir din hizmeti verilmiş olacaktır. Personel mağdur edilmemiş, geniş yelpazeli bir din hizmeti sunularak halkımız din konusunda daha güzel aydınlanmış olacaktır.
Yukarıda zikredilen hususların incelenerek hayata geçirilmesini yüksek müsaadelerinize arz ederim/ederiz.
Murat TEKİNALP tekinalp78@hotmail.com-Dini Bülten
**************
Diyanet’te Rotasyon Gerekli Mi?
Fayda ve zararları ile rotasyon...
Diyanet İşleri Başkanlığı’nda aşağı yukarı 10 yıldır konuşulan bir şey var; din görevlilerinin rotasyona tabi tutulacağı. Rotasyon Franzıca bir sözcük olup bir kurumun çalışanlarının düzenli olarak yer değiştirmesi demektir.
Bunu amaçlayan kurumların, ilk önce gözönünde bulundurduğu etmen, muhakkak o kurumun veriminin artırılması ve kâr amacı güderek kâr’a geçilmesidir. Bu işi yaparken çalışanlarını düzenli olarak rotasyona tabi tutarlar ki verimlilikleri artsın.
Acaba bir kurumda rotasyon gerçekten gerekli mi? Veya Diyanet İşleri Başkanlığı’nda bir rotasyona ihtiyaç varmıdır? Diyanet İşleri Başkanlığı’nda çalışan 120 bini aşkın bir personelin bir anda haraketlendirilmesi acaba çalışanları hangi yönde etkileyecektir?
Bunun bir analizinin yapılması lazım. Acaba Diyanet personeline yönelik bir analiz, bir anket yapılmış mıdır? Bazen verimi artırmayı düşünerek yola çıkmak zararını da beraber getirebilir. Bir din görevlisinin hem kendi psikolojisi hem de ailesinin psikolojisinin incelenmesi lazım. Acaba Rotasyona tabi tututlacak görevliler bu durumdan hem maddi hemde manevi olarak ne kadar etkileneceklerdir?
Yıllarca aynı yerde çok verimli bir şekilde hizmet sunan ve kendisine çevre edinen bir görevliyi, verimde etkin olan bir yerden alıp, başka bir yere vermek görevliyi menfi yönde etkileyecektir. Kişinin gittiği yerde yeniden çevre edinmesi ve görevinde tam başarılı olması kısa dönemde olacak iş değildir. Bu motivasyon da değildir.
Eğer bir Din Görevlisi Motive edilmek isteniyorsa yaptığı hizmetlerinden dolayı zaman zaman taltif edilmeli, teşekkür edilmeli, takdir edilmelidir. Ne yazık ki bu konuda Diyanet Camiamız da çok cimri davranılmaktadır.
İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü’nün bu alanda bir çalışmasının olması ve bunu mütakiben de verimliliği artıracak hareketlerin yapılması yerinde olacaktır. Din Görevlisi, rotasyona tabi tutulurken bunun bir yatay personel hareketliliği olduğunu düşünmeyip, verimi ve verimliliği artıracak bir durumun olduğunun farkında olması lazım. Yani farkındalık yaratmak lazım.
Rotasyonla ilgili olarak yapılan bir araştırma da aşağıdaki veriler ön plana çıkmıştır.
ROTASYO’NUN FAYDALI YÖNLERİ:
Devamlı aynı işi yapmaktan (rutinlikten) kaynaklanan motivasyon düşüklüğü önlenmiş olacak, kişinin kendine olan güveni gelecektir. Farklı şeyler öğrenme imkanı bulacağı için kendini geliştirebilecektir. Özellikle çok sayıda personelin çalıştığı büyük kuruluşlarda yeni insanlarla (mesai arkadaşlarıyla) çalışma imkanı sağlanacak, yeni çevre oluşturulacaktır. Birçok işi kendine bağlayacağı için kuruluş içerisinde kendinin sağlam bir yeri olduğunu düşünecek, geleceğe daha güvenli bakabilecektir.
ROTASYO’NUN ZARALI YÖNLERİ
Yaptığı işten zevk alan personel için veya değişimi kolaylıkla kabullenip uyum sağlayamayan personel için motivasyon düşürücü etkisi olacaktır. Yeni koşullara adapte olma konusunda korku yaşanacak; bu da strese yol açacaktır. Her ne kadar birçok işi kendine bağlayıp kurum içinde etkili bir yeri olduğunu düşünse de; gelecek konusunda bir belirsizlik yaratacaktır. Çünkü yeni bir birime geçirileceğini bilen bir personel; bölüm ile ilgili belirsizlik yaşar, bu da yine strese ve korkuya yol açar. (Kaynak:Seher Tuğba Kerman Ankara Ünv.Soysl Bilim.Enst.) Şu anda Ülkemiz’in dört bir yanında Müftülüklerimiz de, Rotasyon haraketliliği yaşanmakta, kimi Müftülerimiz 5 yılını dolduranlardan, kimi Müftülerimiz 25 yıl ve daha yukarı hizmeti olanlardan başlayarak görevlilerinden dilekçeler alıp bu işi gerçekleştirmek istiyorlar.
Bu konu ile ilgili olarak bilgisine başvurduğum Diyanet-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bey Özkan şu bilgiyi Verdi; “Diyanet İşleri Başkanlığı bir yönetmelik hazırladı ve şu anda Devlet Personel Daire Başkanlığnda inceleniyor. Eğer Kabul edilip Resmi Gazete de yayımlanırsa; 2014 yılında 25 ve daha yukarı yıllarda hizmeti olanlardan başlayıp aşağıya doğru yıllara yayacaklar. 25 ve daha yukarı yılını dolduranların sayısı da Türkiye genelinde 2500 kişiye tekabül etmektedir. Fakat henüz yönetmelik çıkmadı, Kanuni ve Hukuki yollardan bizde inceleteceğiz. Genel Başkanımızın da dediği gibi Biz Göçebe Din Görevlisi Olmak İstemiyoruz” Dedi.
Yani elde olan şey aşağıdaki yönetmelik bilgileri.
(Ek fıkra: 29/04/2009 tarihli ve 27214 sayılı Resmi Gazete) (Değişik: 08/04/2010 tarihli ve 27546 sayılı Resmi Gazete) Cami görevlilerinin yer değiştirmelerine esas olmak üzere
illerde il müftüsünün başkanlığında, durumu görüşülecek görevlinin müftüsü dahil dört ilçe müftüsü, ilçe müftüsü bulunmadığı takdirde il müftü yardımcısı veya vaizlerden oluşan bir Değerlendirme ve Yer Değiştirme Komisyonu kurulur. Bu Komisyon; her yıl Haziran ayında toplanarak cami görevlilerinden bulunduğu görev yerinde beş yılını tamamlamış olanlardan, bağlı olduğu müftülükçe komisyonda görüşülmesine karar verilenlerin durumlarını bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-5 Cami Görevlileri Değerlendirme Kıstasları Formu ile birlikte özlük ve sicil dosyalarına göre inceler. Bu Yönetmeliğin 11/A maddesinde belirtilen gruplardaki camilere Komisyonca nakli gerekli görülenlerin il içi nakilleri, 12 nci maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde belirtilen esaslar göz önüne alınarak valiliklerce yapılır, il dışınakil teklifleri ise Başkanlığa gönderilir. Nakli gerekli görülmeyenlerin, durumları her üç yılın sonunda aynı usulle yeniden değerlendirilir.
*****
Diyanet’te Neye Göre Rotasyon Yapıldı?
?Diyanet İşleri Başkanlığı, bünyesinde çalışan Cami Görevlileri için, Rotasyon İşlemlerini tamamladı. Şu günlerde bütün müftülüklere gönderiliyor.
Fakat ortada bir ÇELİŞKİ VEYA BOŞLUK var. Çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınladığı Atama ve Yer değiştirme yönetmeliğine göre;
(4)” Bu maddede belirtilen sebepler dışında, Cami görevlilerinin yer değiştirmelerine esas olmak üzere illerde il müftüsünün başkanlığında, durumu görüşülecek görevlinin bağlı bulunduğu müftü dâhil beş kişiden oluşan bir Değerlendirme ve Yer Değiştirme Komisyonu kurulur. Bu Komisyon; “her yıl Haziran ayında toplanarak cami görevlilerinden bulunduğu görev yerinde beş yılını tamamlamış olanlardan,” bağlı olduğu müftülükçe veya lüzumlu görülmesi halinde il müftülüğünce komisyonda görüşülmesine karar verilenlerin durumlarını bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-6 Cami Görevliliği Değerlendirme Kıstasları Formu ile birlikte özlük dosyasına göre inceler. Bu Yönetmeliğin 17 nci maddesinde belirtilen gruplardaki camilere Komisyon tarafından nakli gerekli görülenlerin il içi nakilleri, 18 inci maddede belirtilen esaslar dikkate alınarak valiliklerce yapılır; il dışı nakil teklifleri ise Başkanlığa gönderilir. Nakli gerekli görülmeyenlerin, durumları her üç yılın sonunda aynı usulle yeniden değerlendirilir. Denilmektedir.” Yani bulunduğu görev yeri baz alınarak istenilen zaman dilimi içerisinde aynı camide (Farklı ünvanlarda olsalar dahi) görev yapanlar” diye zikredilerek naklinin yapılması istenmektedir.
Yayınlanan bu Yönetmelikten sonra Müftülüklere gönderilen Rotasyon Genelgesinde ise;
1.“ İl Müftülükleri bünyesinde teşekkül ettirilen İl Değerlendirme ve Yer Değiştirme Komisyonu, bulunduğu camide fasılalı da olsa aynı unvanda 01.06.2014 tarihi itibari ile yirmi beş (25) yılını doldurancami görevlilerini tespit edecektir.
2.Yer değişikliği yapılması tespit edilen cami görevlilerinin Atama ve Yer Değiştirme iİşlemleri Ramazan ayı hizmetlerinin aksamaması için Ramazan Bayramından sonra Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 19/4 maddesindeki kıstaslara göre yapılacaktır.
Atama onayları aynı Yönetmelik hükümleriyle belirlenen süreler içinde valiliklerden çıkarılacak şekilde il müftülüklerince Başkanlıktan izin istenecek,il içerisinde yerleştirilecek bir cami bulunamayan cami görevlilerinini durumu ivedilikle Başkanlığa bildirilecektir.” Bilgileri verilmektedir.
Bu genelgeye bakarsak bir görevlinin rotasyona tabi tutulabilmesi için aynı ünvanda 25 yılının doldurulması lazım. Yani 24 yıldır Müezzinlik yapıyor ve son 1 yıl içerisinde de müktesebinden dolayı İmamlık hakkını elde etmişse bu görevli Rotasyona tabi değildir.
Çünkü aynı Camide de olsa henüz daha 1 yıllık görevli sayılmaktadır. Şimdi Müftülükler Yönetmeliğe göre mi, yoksa Genelgeye göre mi teklifte bulunacaklar? Burada bir çelişkinin veya bir boşluğun olduğu ortadadır.
Halbuki Diyanet İşleri Başkanlığı Rotasyon işleminin gayesi, bir görevlinin bir Camide uzun bir müddet kalmasını önlemekti. Teklifler yapıldı, fakat Genelgeye göre mi veya yönetmeliğe göre mi yapıldı? Bilemiyoruz. Veya bu durumda olan bir görevli var mı, varsa o görevlinin tayini ne ye göre yapıldı? Bu konuda gerekli bir bilginin ve açıklamanın yapılması hem müftülüklerimiz, hem de bu durumda olan arkadaşlarımız için açıklayıcı olacaktır.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ancak burada garip olan bir durum vardı ki, o da şuydu; merkezdeki bir din görevlisi kendi görev yerine yakın bir görevli ile becayiş yaparak hemen hemen yerini korumuş Rotasyon uygulaması ile yıllardır görev yaptığı köyden şehre gelme ümidi olan görevliler ise hayal kırıklığına uğramıştı Peki “Rotasyon” bu yapısı ile verimliliği nasıl arttıracaktı? Bu sorunun cevabını tam olarak kimse bilmiyor.
Din-Bir-Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, rotasyonun kaldığı yerden ne zaman başlayacağı, sorusuna cevap bulamadıklarını ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nda yetkililerin ağzını bıçak açmadığını söyledi. Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanet personeli için rotasyon tekrar gündeme aldı.
Din-Bir-Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir, rotasyona uğrayan, ancak rotasyonun askıya alınmasıyla endişeli bir bekleyiş içerisinde kalan din görevlileri arasında tedirginlik oluştuğunu, camiada rotasyona uğrayanlara haksızlık yapıldığı yönünde yaygın bir kanaat oluştuğunu belirterek, rotasyonun A Grubu Camilerden başlayarak uygulanmasından yana olduklarını söyledi.
Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Van'da düzenlenen 32. İl Müftüleri İstişare toplantısında bir ayrıntı daha ortaya çıktı. 32. İl Müftüleri İstişare toplantısında din hizmetlerinde görev yapan bütün personel için Rotasyon ugulaması tekrardan geri geliyor.
Edindiğimiz bilgilere göre Diyanet, rotasyon işini sıkı tutuyor ve çalışmalarına son hızla devam ediyor. Hatta çalışmaların sonuna geldiği konusundaki görüşün daha sağlam olduğu da söyleyebiliriz.
Gelen bilgiler arasında Diyanet İşleri Başkanlığı rotasyonu daha şeffaf hale getirilme gayretinde. Yeni başlayan din görevlileri için mi, yoksa görevinde devam eden personel için mi rotasyon ugulanacak henüz net bir bilgi yok. Bilinen bir gerçek var ki o da, yaygın görüşün din görevlileri lehine biraz daha iyileştirme olacağını ve rotasyonun devam edeceğini, din görevlilerin hoşuna gitmese de durumun böyle olduğunu belirtmek isteriz.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Diyanet personeline rotasyon tekrar gündemde
Diyanet İşleri Başkanlığınca daha önce uygulananan ancak sonradan vazgeçilen rotasyon uygulaması yeniden gündemde
Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Van'da düzenlenen 32. İl Müftüleri İstişare toplantısında bir ayrıntı daha ortaya çıktı. 32. İl Müftüleri İstişare toplantısında din hizmetlerinde görev yapan bütün personel için Rotasyon ugulaması tekrardan geri geliyor.
Edindiğimiz bilgilere göre Diyanet, rotasyon işini sıkı tutuyor ve çalışmalarına son hızla devam ediyor. Hatta çalışmaların sonuna geldiği konusundaki görüşün daha sağlam olduğu da söyleyebiliriz.
Gelen bilgiler arasında Diyanet İşleri Başkanlığı rotasyonu daha şeffaf hale getirilme gayretinde.
Yeni başlayan din görevlileri için mi, yoksa görevinde devam eden personel için mi rotasyon ugulanacak henüz net bir bilgi yok.
Bilinen bir gerçek var ki o da, yaygın görüşün din görevlileri lehine biraz daha iyileştirme olacağını ve rotasyonun devam edeceğini, bazı din görevlilerin hoşuna gitmeyecek olan uygulama bakalım nasıl sonuçlar ortaya çıkaracak.
Özdemir, Din-Bir-Sen olarak rotasyon konusundaki beklentileri ve önerilerini şöyle sıraladı: “Din-Bir-Sen olarak rotasyonun uygulanmasından yanayız. Diyanet camiasının yüzde 90’ı rotasyonun uygulanmasından yana… Ancak rotasyon uygulanırken hiç kimseye haksızlık yapılmamalıdır. Malûm sendikanın, hatırı sayılır kişilerin ve siyasetçilerin isteğine göre yapılmamalıdır. Rotasyonun adil uygulanmasından yanayız. Bu konudaki önerimizi çeşitli tarihlerde açıkladık. Önerimiz şudur; Her yıl bütün illerde din görevlileri açığı ile rotasyona tabii olacak personelin hizmet yılı puanı ve bitirdiği okul puanının toplamına göre il dışı ve il içi rotasyona tabii olacak personel tespit edilerek camilerin listesi ile birlikte Müftülüklerin ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın web sitelerinde yayınlansın. Personel görev yapacağı yeri kendisi belirlerse rotasyon sorunu tamamen ortadan kalkar. Rotasyon şeffaf olursa hiç kimse itiraz edemez.”
D.İ.B. Prof. Dr. Mehmet Görmez de konuyla ilgili açıklamasında, rotasyonun uygulanacağını ve hiç kimsenin mağdur edilmesinden yana olmadıklarını söyledi. Sendikaların ve din görevlilerinin içi rahat olsun, hiç kimsenin sözüyle hareket etmeyiz, hakkaniyetten ayrılmayız, diyen Görmez, şunları söyledi: “Rotasyonla ilgili görüşlerinizi önemsiyoruz. Bu konudaki önerinizi ilgili birimlere iletin. İnceleyeceğiz. Amacımız hiç kimseyi mağdur etmeden, herkesin memnun olacağı bir çalışma yapmaktır.”
Görüşmede, Diyanet-Sen’in İLİTAM konusunu istismar ederek din görevlilerini kandırdığını belirten Özdemir, İLİTAM konusundaki kararlılığımız devam etmektedir. Ancak çeşitli kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre İLİTAM konusunda din görevlilerinin beklentileri kesinlikle karşılanmayacak, ifadelerini kullanarak bu konudaki görüşlerini Görmez’e aktardı.
Görüşmede, Müftülük personelinin sendikalı olmalarının sakıncalarını anlatan Özdemir, şunları söyledi: “Müftülüklerde çalışan yetkili sendika temsilcilerinin diğer sendikaların üyelerine baskı yapmaları büyük sıkıntı yaratıyor. Diğer sendika üyelerinin işlemleri geciktiriliyor. Çeşitli bahanelerle soruşturma açtırılıyor. Mobbing uygulanıyor. Hâlbuki Başbakanlık genelgesi ile de mobbing’in suç olduğu bütün kurumlara duyurulmuştur. Müftülükte çalıştığı sürece personelin sendika üyesi olmaması için yeni bir düzenleme yapılarak bu sıkıntıların giderilmesinden yanayız.”
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu milletin öz değerlerini yaşatan, tarihten aldığı misyonu bugün en üst seviyede yaygınlaştırarak İslam’a hizmet eden bir kurum olduğuna dikkat çeken Özdemir, bu nedenle sendikalar, Diyanet teşkilatını desteklemelidir, diyerek şunları söyledi: “Sendikalar, kendi menfaatleri doğrultusunda işine geldiği gibi davranmamalıdır. Bu milletin olmazsa olmaz değerlerini yaşatmaya çalışan Diyanet İşleri Başkanlığı gibi güzide bir kurumun korunması zorunludur. Bu itibarla Diyanet İşleri Başkanlığı’na yönelik saldırılara karşı sendikaların duruşu önemlidir. Bu kurumun kaldırılmasını teklif etmek, milleti dinden uzaklaştırmak demektir. Bu nedenle Diyanet’i eleştirirken daha yapıcı dil kullanılmalı, kuruma zarar verecek söylemlerden kaçınılmalıdır. Özellikle sendikaların, Diyanet’i yıpratan değil, yanında olan, destekleyen tavır içinde bulunmaları gerekir.”
Sayın Başkanımıza din görevlilerinin sorunları, çözüm önerileri ve sendika olarak taleplerimizi içerin bir dosya sunduk, diyen Özdemir sözlerine şöyle devam etti: “9. Başkanlar Kurulu Toplantısı Sonuç Bildirgesini ilettik. Başkanlarımızın talepleri üzerine ciddi bir görüşme gerçekleştirdik. Çok olumlu ve yapıcı bir görüşme oldu. Kendisine, din görevlilerinin sorunları ve beklentileriyle ilgili açıklamalarda bulunduk. Kendisi de bize önerilerinizi getirin, inceleyelim. Birlikte çözüm bulalım, dedi. Kendisine aktardığımız konularda hemfikir olduğumuzu görmekten çok memnun oldum.
Sayın Başkandan camilerin yanında gençlik merkezleri açılmasını talep ettik. Sabah namazında gençlik buluşmalarının önemine değinerek desteklediğimizi ifade ettik. Sayın Başkanda önerilerimizle ilgili dosyayı ilgili birimlere sunmamızı istedi.”
Böylesine olumlu ve yapıcı bir görüşmenin ardından çıkıpta dersek ki; sendika olarak D.İ.B. Sayın Görmez’i ziyaret ettik. Dosya sunduk, ancak bize destek vermiyor, gibi açıklamalarda bulunursak haksızlık yapmış oluruz. Çünkü Sayın Görmez, dinleyen ve konuyu çok iyi analiz edebilen bir insan. Sayın Görmez’de eleştirilebilir. Ancak eleştirirken kasti olarak yıpratma ve karalama yoluna gidilirse kuruma zarar verilir. Eleştirirken yapıcı dil kullanmak, kurumu korumak anlamında önemlidir. Din-Bir-Sen olarak, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı desteklediğimizi ve hem kurumumuzun hem de Sayın Başkan’ın yanında olduğumuzu belirttik. Bundan sonra uyumlu bir şekilde çalışacağız. ‘Hükümet yanlısıyız,’ diyerek devlet erkinin adını kullananların din görevlilerine baskı yaptığını, kurumu ve kurum yöneticilerini töhmet altında bırakarak zarar verdiğinin altını çizdik. Sayın Başkan da böyle bir şeye müsaade etmeyeceklerini söyledi.”
Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'inde rotasyonun;
15 yılını tamamlayanların yer değişiklikleri 2016 yılı Haziran-Eylül döneminde yapılacağı ve Bu Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin dördüncü fıkrasındaki süreye göre zorunlu yer değişikliklerin ise 2017 yılından itibaren yapılmaya başlanır ve sürelerin hesaplamasında 1 Haziran tarihinin esas alınacağı maddesi yönetmelikte er aldı.
O Madde'nin yönetmelikte geçen hali şu şekilde;
GEÇİCİ MADDE 7 – (1) 19 uncu maddenin dördüncü fıkrasındaki kıstaslar dikkate alınarak bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte cami görevlilerinden görev yaptığı camide yirmi beş yılını tamamlamış olanların yer değişiklikleri, 2014 yılı Haziran-Eylül döneminde; yirmi yılını tamamlayanların yer değişiklikleri 2015 yılı Haziran-Eylül döneminde, on beş yılını tamamlayanların yer değişiklikleri 2016 yılı Haziran-Eylül döneminde yapılır. Bu Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin dördüncü fıkrasındaki süreye göre zorunlu yer değişiklikleri ise 2017 yılından itibaren yapılmaya başlanır ve sürelerin hesaplamasında 1 Haziran tarihi esas alınır.”
Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Van'da düzenlenen 32. İl Müftüleri İstişare toplantısında bir ayrıntı daha ortaya çıktı. 32. İl Müftüleri İstişare toplantısında din hizmetlerinde görev yapan bütün personel için Rotasyon ugulaması tekrardan geri mi geliyor ?
Diyanet İşleri Başkanlığının atama ver yer değiştirme yönetmeliği ve Rotasyon kararı zaman kaybından ve din hizmetinin veriminin düşürülmeye çalışılmasından başka bir şey değildir. Rotasyonla 2017 yılından sonra hemen hemen bütün personelin hareketliliği söz konusu olmuştur. Şimdiden bütün personelde bu hareketliliğin tedirginliği başlamış durumdadır. Çıkarılan yasanın 19. Maddesinin (d) fıkrası da oldukça düşündürücüdür.
Rotasyon düzenlemesiyle ilgili önerimiz
Rotasyon başlamadan önce yönetmelikteki düzenlemenin yanlış olduğunu kamuoyuna açıklamıştık, diyen Özdemir, rotasyonun Müftülerin inisiyatifine bırakılmasının keyfi uygulamaların önünü açacağını, bazı kişilerce bunun istismar edilebileceğini belirtmiştik diyerek sözlerine şöyle devam etti: “O tarihlerde sendika olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’na yapılan ziyaretlerde yazılı ve sözlü olarak şu öneriyi götürmüştük: Her yıl bütün illerde din görevlileri açığı ile rotasyona tabii olacak personelin hizmet yılı puanı ve bitirdiği okul puanının toplamına göre il dışı ve il içi rotasyona tabii olacak personel tespit edilerek camilerin listesi ile birlikte Müftülüklerin ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın web sitelerinde yayınlansın. Personel görev yapacağı yeri kendisi belirlerse rotasyon sorunu tamamen ortadan kalkar. Rotasyon şeffaf olursa hiç kimsenin itiraz edemeyeceğini belirtmiştik.
Belirsizlik endişe ve rahatsızlığa neden oluyor
Daha sonra kamuoyunca da bilinen gelişmelerin yaşanması Din-Bir-Sen’in haklılığını ortaya koydu. Rotasyonun başladığı tarihlerde yer değişikliğine uğrayanlara haksızlık yapıldı. Din görevlilerimizin sosyal düzeni tamamen bozuldu. O tarihlerde rotasyon beklentisi içinde olan, bunun için hazırlık yapan ve psikolojik olarak da kendini hazırlamış olan din görevlileri rotasyonun askıya alınmasıyla endişe ve rahatsızlıkları ikiye katlandı. Bu belirsizlik hâlâ devam ediyor. Din görevlileri şaşkınlık içindeler. Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda bir açıklama yaparak personeli rahatlatması gerekiyor.”
Rotasyon kızgın demirdir, kim eline alırsa yanar!
Rotasyonda sürenin iyi takdir edilmesini istediklerini ve teşkilatta hiç kimsenin mağdur edilmemesi gerektiğini belirten Din-Bir-Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir, şikâyetler nedeniyle il ve ilçe müftülerine uygulanacak rotasyonun 3 yılla sınırla olmasının zorunlu olduğuna dikkat çekti. Rotasyon kızgın demir gibidir. Eline alan yanar, diyen Özdemir şunları söyledi: “Personel verimsizliğine ve hizmette kalitenin düşmesine neden olan rotasyon bir daha gündeme gelmeyecek şekilde sonlandırılmalıdır. Ancak biliyoruz ki, rotasyon bir gün illâ uygulanacak. O halde Din-Bir-Sen olarak rotasyonun hiç kimseyi mağdur etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmesini istiyoruz. Birilerinin istek ve taleplerine göre düzenleme yapılmasın. Rotasyonun adil ve şeffaf olmasını istiyoruz. Sendikalarla istişare yapılsın. Önerilerimiz dikkate alınsın. Her zaman ki gibi dayatma ile yeni sıkıntılar meydana getirilmesin.”
İşte Diyanet Personelini Ayağa Kaldıran O Haber
Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Van'da düzenlenen 32. İl Müftüleri İstişare toplantısında bir ayrıntı daha ortaya çıktı.
32. İl Müftüleri İstişare toplantısında din hizmetlerinde görev yapan bütün personel için Rotasyon ugulaması tekrardan geri geliyor. Edindiğimiz bilgilere göre Diyanet, rotasyon işini sıkı tutuyor ve çalışmalarına son hızla devam ediyor.
Hatta çalışmaların sonuna geldiği konusundaki görüşün daha sağlam olduğu da söyleyebiliriz. Gelen bilgiler arasında Diyanet İşleri Başkanlığı rotasyonu daha şeffaf hale getirilme gayretinde. Yeni başlayan din görevlileri için mi, yoksa görevinde devam eden personel için mi rotasyon ugulanacak henüz net bir bilgi yok.
Bilinen bir gerçek var ki o da, yaygın görüşün din görevlileri lehine biraz daha iyileştirme olacağını ve rotasyonun devam edeceğini, din görevlilerin hoşuna gitmese de durumun böyle olduğunu belirtmek isteriz.
Daha Önceden Diyanet-Sen'in Rotasyon Konusundaki Açıklaması
MEMUR-SEN Genel Başkan Yardımcısı ve Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, Türkiye genelindeki din görevlileri için büyük bir önem arz eden 'rotasyon' meselesinde Vahdet aracılığıyla müjdeyi verdi. Bayraktutar, "Bu konuda din görevlilerimiz rahat olsun ve hiçbir endişeye kapılmasın. Başbakan Ahmet Davutoğlu'na durumu ilettik. Başbakanımız da bizzat 'Bu iş bitmiştir' dedi ve çoğu görevliyi zor duruma sokan rotasyon engelini kaldıracağını duyurdu" dedi. Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, din görevlilerini rahatsız eden ‘rotasyon’ sorununun tümden çözüldüğü müjdesini verdi.
ADALETLİ ROTASYONA MÜSAADE
BAYRAKTUTAR, "Bunun yanında biz de istiyoruz taşradakiler, şehirlere gelsin. Bizim din görevlilerimizin yüzde 25'i şehirlerde yüzde 75'i taşrada görev yapıyor. Rotasyon olacaksa ki biz de ancak buna müsaade ederiz. İl ve ilçe müftülükleri nezdinde isteyen ve sıkıntılı olan din görevlileri tespit edilip ihtiyaca göre rotasyon uygulanmalıdır. Bulunduğu yerde görev yapmayan, cemaatiyle problemler yaşayanlar varsa tabi ki onlar rotasyona sokulsun. Böyle yapılan rotasyona bizler de destek vereceğiz bunun dışında başka türlü rotasyona her türlü karşı çıkacağız" dedi.
TÜRK DİYANET VAKIF-SEN
CAMİ GÖREVLİLERİNE UYGULANAN ROTASYON RAPORU
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu; Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.
Bu Kanunda öngörülen esaslarla ilgili düzenlenen yönetmelikler Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulur.
633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun 6002 sayılı kanunla yeniden düzenlenerek. 13 Temmuz 2010 tarih ve 27640 sayılı Resmî Gazete de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Başkanlık Teşkilat kanununun 10. ncu maddesindeki ‘’ Başkanlık kadrolarına yapılacak atama ve nakil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.’’ Hükmü uyarınca Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği de yeniden düzenlenmiş, 25.10.2011 tarih ve 28095 sayılı mükerrer Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Daha sonra da Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği bir çok defa değişikliğe uğramış 25.10.2011 tarihinden sonra 5 defa düzenleme yapılmış 6. Olarak yeniden düzenlenmiş 7. ncisi yoldadır. Bu kadar sık mevzuat değişikliği yapılması tecrübeye önem vermemenin ve istişareden uzak yönetim anlayışının sonucudur.
633 Sayılı kanunda yapılan değişiklik üzerine düzenlenerek yürürlüğe giren yönetmelikle; Camilerin gruplandırılması, Atama ve süreleri, Atanma usulü, hizmet gereği görev veya görev yeri değiştirme, istek üzerine yer değişikliği, usul ve esasları belirlenmiştir.
Daha sonra 17.06.2014 tarih ve 29033 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve yeniden düzenlenen AYD yönetmeliğinde grup ve sınıf hizmetine tabi olmayan Din görevlilerine görev yaptıkları yerde belli hizmet sürelerini tamamlamaları halinde zorunlu yer değişikliği yani rotasyon uygulaması getirilmiştir.
Bu düzenleme ile AYD Yönetmeliğinin 19 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında:
“Görev yaptığı camide 8 yılını tamamlayan Cami görevlilerinin yer değişikliğini her yıl haziran ayında toplanarak aşağıdaki kıstaslara göre gerçekleştirir:
a) Yer değiştirmeler aynı grup camiler arasında olmak üzere öncelikle aynı ilçe içinde, yer bulunamaması halinde il içinde, il içinde de yer bulunamaması halinde iller arası yapılır.
b) Personelin talebi halinde üst gruptaki camiden alt gruptaki camiye yer değiştirme yapılabilir.
c) İl içi yer değişiklikleri bu Yönetmeliğin 18. Maddesinde belirtilen esaslar dikkate alınarak valiliklerce; il dışı yer değişiklikleri ise Başkanlık tarafından yapılır. İl içi yer değişikliklerinden önce internet ortamında Başkanlıktan görüş alınır.
Ayrıca aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddenin dördüncü fıkrasındaki kıstaslar dikkate alınarak bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte cami görevlilerinden görev yaptığı camide yirmi beş yılını tamamlamış olanların yer değişiklikleri 2014 yılı Haziran-Eylül döneminde, yirmi yılını tamamlayanlarını yer değişiklikleri 2015 yılı Haziran-Eylül döneminde, on beş yılını tamamlayanların yer değişiklikleri 2016 yılı Haziran-Eylül döneminde yapılır. Bu Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin dördüncü fıkrasındaki süreye göre zorunlu yer değişiklikleri ise 2017 yılından itibaren yapılmaya başlanır ve sürelerin hesaplamasında 1 Haziran tarihi esas alınır.’’
Hükümleri yer almış iken;
Yönetmelik esaslarından bazılarının yargı tarafından iptal edilmesi üzerine, AYD yönetmeliği yeniden düzenlenerek 15.04.2015 tarih ve 29327 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Rotasyonla (Zorunlu yer değişikliği) ilgili esaslar aşağıdaki şekilde Yönetmelikte yer almıştır.
‘’Cami görevlilerinin mahalli hizmet gereği yer değiştirmeleri
MADDE 37 – (1) 36 ncı maddede belirtilen sebepler dışında, cami görevlilerinin yer değiştirmelerine esas olmak üzere illerde il müftüsünün başkanlığında, durumu görüşülecek görevlinin bağlı bulunduğu müftü dâhil beş kişiden oluşan bir Değerlendirme ve Yer Değiştirme Komisyonu kurulur. Bu komisyon; görev yaptığı camide sekiz yılını tamamlayan cami görevlilerinin yer değiştirmelerini her yıl Haziran ayında toplanarak aşağıdaki kıstaslara göre gerçekleştirir:
a) Yer değiştirmeler aynı grup camiler arasında olmak üzere öncelikle aynı ilçe içinde, yer bulunamaması halinde il içinde, il içinde de yer bulunamaması halinde iller arası yapılır.
b) Personelin talebi halinde üst gruptaki camiden alt gruptaki camiye yer değiştirme yapılabilir.
c) İl içi yer değiştirmeler bu Yönetmelikteki atama usulüne ilişkin hükümlerde belirtilen esaslar dikkate alınarak valiliklerce; il dışı yer değiştirmeler ise Başkanlık tarafından yapılır. İl içi yer değiştirmelerinden önce internet ortamında Başkanlıktan izin alınır.’’
‘’Aynı yerdeki cami görevlilerinin yer değiştirmesi
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) 37 nci maddedeki kıstaslar dikkate alınarak bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte cami görevlilerinden görev yaptığı camide yirmi yılını tamamlayanların yer değişiklikleri 2015 yılı Haziran-Eylül döneminde, on beş yılını tamamlayanların yer değişiklikleri 2016 yılı Haziran-Eylül döneminde yapılır. Bu Yönetmeliğin 37 nci maddesindeki süreye göre zorunlu yer değişiklikleri ise 2017 yılından itibaren yapılmaya başlanır ve sürelerin hesaplamasında 1 Haziran tarihi esas alınır.’’
Bu düzenlemelerle Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Cami Görevlileri olarak görev yapan personel rotasyonla muhatap olmuştur.
Kurumlarda çalışma esasları çok önemlidir. Bu çalışma esasları ile ilgili düzenlemelerden atama ve yer değiştirme işlemlerinde görevin ve memurun durumları değerlendirilmektedir. Bu sebeple 657 DMK’nun 72 maddesi ve diğer mevzuat uyarınca; hizmetlerin gereklerine, Türkiye’nin ekonomik sosyal, kültürel ve ulaşım şartları, aile birliğinin muhafazası, eş durumu, sağlık mazeretleri, can güvenliği gibi şartlar atama ve yer değişikliğinde değerlendirilmektedir.
Medeni Toplum olabilmek için İnsan Hakları ile ilgili yasal mevzuat düzenleyen bir ülkenin bireyleri ve yöneticileri olarak ve Dini konularda toplumu aydınlatma görevi bulunan saygın bir kurum olarak; Bir kamu çalışanı olan hizmetinin sonuna gelmiş bir personeli (Cami görevlisini) plan ve strateji olmayan Rotasyonla, sosyal hayatını karartan ve emeğini hiçe sayarak mağdur etmesi, başarılı bir yönetim şekli olmadığı gibi hizmete pozitif bir katkıda sağlamayacaktır.
Halen yürürlükte olan mevzuatlara bakıldığında, grup ve sınıf hizmetine tabi olmayan unvanlarda görev yapan güvenlik ve emniyet birimlerinde çalışanlara rotasyon uygulanmaktadır. Rotasyon uygulaması ile genel olarak idareye çok geniş ve sınırları belli olmayan takdir yetkisi tanınmaktadır. Oysa takdir yetkisinin kullanımında kamu yararı ve hizmet gerekleri bu yetkinin sınırlarını belirler. İdare yönetmeliğin bu maddesine dayanarak istediğini istediği yere atama yetkisine kavuşmaktadır.
Rotasyon uygulamasında kamu yararı yoktur. Kamu hizmeti gereği görev yerinin değiştirilmesi ile ilgili mevzuat varken ve tüm görevliyi kapsam içine alarak, stratejisi olmayan zorunlu yer değişikliği rotasyon uygulaması akılcı ve etkin bir hizmet politikası olmadığı uygulamalardan görülmektedir. İdare burada aslı niyetini gizleyerek siyasi bir amaca matuf olarak yapılan uygulama da kurunun yanında yaş da yanmıştır. Zira personelde oluşan tepki sebebiyle 2015 seçim öncesinde Rotasyon askıya alınmıştır.
Rotasyonun uygulamasında bir plan ve strateji olmadığından, gerçekleştirilen ve gerçekleştirilemeyen Rotasyon uygulamaları ile hem baskı altına alınmış hem de görevliler dayatma ile karşı karşıya kalmışlardır.
İdare, kalıcı ve mutabakatla oluşturmuş bir Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği hazırlarsa, buna göre, her personelin şahsi durumu (yaşı, sağlık durumu, tahsili, diğer becerisi, aile fertleri, okuyan çocukları, hasta ve özürlü olan bakmakla yükümlü olduğu yakınları vb.) hizmetteki objektif başarı ölçme faaliyeti (başarı, şikâyet edilmeme, disiplin cezası almama, ödül), periyodik denetim raporları (murakıp veya müfettiş tarafından düzenlenen), personelin yükselme isteği duyması (açılacak görevde yükselme programlarına ilgi göstermesi, varsa sınavlara girmesi) gibi unsurları göz önüne alarak, hiç bir personeli uzun süre (azami 6 yıl; niye 6 yıl, çünkü personelin terfi etmesi, yani pramit gibi yukarı doğru yer değiştirmesi için bu teşvik edicidir) aynı yerde, aynı kadroda (kadro işinde, görevlinin kariyer basamaklarını çıkması esas olmalıdır, yani göreve yeni başlayan personel aynı kadro unvanı ile emekli olmamalı) çalıştırmamalı. İdare bunun için özendirici, teşvik edici ve herkesin eşit olarak yararlanabileceği yolları açmalı (Fransa`da taşranın neresinde olursa olsun, ENA sisteminde, her personelin devletin verdiği kredi ve kurs desteği ile kendini geliştirebilmekte, kariyer basamaklarını, maddi imkânsızlık, yol, şartların elverişsizliği gibi nedenler bertaraf edilerek, başarılı, heyecan dolu personelin üst merci ve kadrolara gelmesi sağlanmaktadır. Dil kursuna katılmak isteyen personele devletin kredi verdiğinden söz edilmekte, böylece Fransa yeteneği ön plana almakta, kabiliyetleri kamu hizmetinde etkin hale getirmekte imiş)
Türkiye için bunlar şimdilik uzak ihtimal. Fakat atanma usul ve esaslarını belirleyen AYD yönetmeliği daha ehven hale getirilebilir.
ROTASYON ZORUNLU YER DEĞİŞİKLİĞİ
Rotasyon nedir ?
Bir birimde veya kurumda çalışan görevlilerin düzenli bir biçimde yer değiştirmeleri anlamına gelir. Bir nevi zorunlu yer değiştirmedir.
Rotasyon; personel istihdam unsurlarından birisidir. Tek alternatif de değildir.
Diyanet İşleri Başkanlığında Grup ve sınıf hizmetine tabi olmayan Cami Görevlilerinden (İmam-Hatip ve Müezzin-Kayyım) bulunduğu yerlerde belli bir süreyi doldurmaları sebebiyle 2014 Haziran-Kasım tarihleri arasında rotasyon işlemleri ilk defa gerçekleşmiştir. Bir plan ve strateji olmaksızın sadece görevlinin yerini değiştirmek için uygulanmıştır. ROTASYON uygulaması şartları tutanların tamamına uygulanamamış ve bazı görevliler kâğıt üstünde yeri değişmişse de siyasi ve mahalli baskılardan fiilen gerçekleştirilememiştir. Bu uygulamalar sebebiyle de kuruma güven sarsılmıştır. 2015 yılında da seçim münasebetiyle de sebebi belirtilmeden ertelenmiştir.
İnsan Ot değildir ki hemen sökülebilsin, sonra da dikilebilsin. İnsan ağaç gibidir, ağacı taşımak nitelikli bir iştir. Ağaca (personele) köküne, dallarına (yakınlarına) zarar vermeden, kazanılmış sosyal haklarını imkanlarını geriye götürmeden (tecziye/başarısızlık durumu hariç) dikildiği yere hemen intibak edip yaşayabilmesi için en azından gittiği yerde eski yerinin benzer özelliklerini bulmalıdır.
ROTASYON bu açıdan son derece profesyonel bir iştir. Kısa vadeli olarak hayata geçirilemez nitekim 657 S. DMK nın 72 inci maddesi bunun kısa vadeli olamayacağını disiplin ve hizmet gereği dışında personelin orta ve uzun vadeli yer/kadro-unvan değişikliğini esas almıştır. Bizde genellikle idareler bunu hep tersinden okur, istediğimizi yaparız sonucu çıkarır.
Bu itibarla, 2014 yılında öngörülen, seçim sebebiyle 2015 te ertelenen ROTASYON’UN 2016 yılında uygulanması sorun doğuracaktır. 2015 te gerekçe belirtilmeden ama seçim sebebiyle olduğu, yani siyasi iktidarın çıkarının hedeflendiği herkes tarafından bilinen Rotasyonun bu açıdan Mahkemeye götürülmesi de yani kişilerin yer değişikliklerinde, idari yargıya gittiklerinde öne sürecekleri önemli bir bozma sebebi olacağını düşünmekteyiz. 2015 te uygulanmayan rotasyonun 2016 ve sonrasında uygulanabilmesi için ne değişti, ne gibi gerekçeli durum ortaya çıktı da uygulanacak kamuoyuna açıklanması lazım.
ROTASYONDAN NE AMAÇLANMAKTADIR?
Kamu kurumlarında görev yapanlar ile ilgili yasal düzenlemeler yapılırken yine kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek yapılmalıdır. Rotasyon uygulamasında kamu yararının ne ölçüde gözetilip-gözetilmediğini bilmiyoruz ancak Kamu kurumlarında görev yapanlar ile ilgili yasal düzenlemeler yapılırken yine kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek yapılmalıdır.
Türk Anayasa Mahkemesi, kamu yararını, “kişinin ve toplumun huzur ve refahını sağlamak” olarak tanımlaya gelmiştir.
Çalışanlara farklı görevler vererek yetkinliklerini, bilgilerini arttırmak, bilgi ve deneyimlerini yaymak, resmin bütününe hakim olmalarını sağlamak amacıyla yapılan iş rotasyonları, eğer kurum kültürünün bir parçası olarak, profesyonelce yapılıyorsa kişilere de kurumlara da çok katkı sağlıyor. Ama rotasyon, Türkiye’de birçok işyerinde hizmet kalitesini arttırmaktan ziyade çalışanları yıldırmak, emekli etmek, sürgün etmek, görevliyi sindirmek, baskı kurmak ve kadrolaşmak mantığıyla yapılıyor.
Diyanet İşleri Başkanlığınca 2012-2016 yıllarına yönelik hazırlanıp dağıtılan statejik plan isimli yayınında “Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin verimliliğini artırmak” STRATEJİK AMAÇ 4 BÖLÜMÜNDE rotasyon çalışması planlaması yapmak yer almamaktadır.
Rotasyon uygulaması;
1. Türkiye`nin coğrafik, gelişmişlik, güvenlik, güvenliğin altını çiziyorum (çünkü ülkenin 2 coğrafik bölgesinde görev yapan personelin ve yakınlarının can ve hayat güvenliği sorunu TAM OLARAK YAŞANMAKTA, depresyona giren, psikolojik sorunlarla bu bölgelerde ilk defa tanışan ve hayatının geri kalan kısmında psişik psikiyatrik sorunlu yaşayacak görevliyi düşünmek zorundayız, çünkü hizmet bu insanlarla sürdürülecek, rehabilite edilmeyen personel hangi ünvan ve kadroda olursa olsun sadece sorun çıkarmaktadır, hem de istisnasız) ve eşitlik şeklindeki personel dışında oluşan ve gelişen ;
2. Hizmet yılı, tahsili, kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlık sorunları, çocuklarının tahsil durumu (çünkü sosyal devlet demek, yalnız memuru esas almayan, onunla beraber olan vatandaşlarını da düşünen hesaba katan devlettir), başarısı, aldığı ödüller, maruz kaldığı disiplin işlemleri, mesleki bilgi ve becerisi geliştirici faaliyetler ve yaşı şeklindeki personelden ayrılmaz,
UNSURLAR dikkate alınarak yürütülmelidir.
Bu itibarla ROTASYON uygulanacaksa, kişi bazında planlama yapılmalı, planlama önce ilçe, sonra il (eğer planlama il dışı ise İl sonra Başkanlık) gibi detaylı bilgiler (objektif gerekçeler) içeren kişiye özel rapor ya da formlara dayalı olarak yapılmalı.
ROTASYONDAN BEKLENTİLER
Uzun süre bir yerde görev yapan Cami görevlilerinin heyecanlarını yitirdiğini, her türlü yeniliğe ve teknolojiye kapalı olduklarını, Uzun süre görev yapmaktan dolayı Cemaat ve sosyal çevre ile problem yaşadıkları ve etkisiz kaldıkları da görülmektedir. Bu sebeple süresiz görev yapmalarının kamu yararına olmadığını, etkilerini kaybettikleri mevcut bu durumun cemaat ve sosyal çevrenin aleyhine olduğu eleştirileri sebebiyle Rotasyona ihtiyaç duyulduğu da ileri sürülmektedir.
Rotasyon uygulamasında kamu yararının gözetilip-gözetilmediğini bilmiyoruz ancak alandan gelen seslere kulak verildiğinde zorunlu yer değiştirmenin hizmete ivme kazandıracağı gibi çalışanı küstürerek hizmet heyecanı ve etkisini azaltacağı da düşünülmektedir.
Görevliler Rotasyon ve uygulamalarını ilgi ve heyecanla, takip ederken, süreleri dolanlar endişe ve korku ile hizmet süreleri dolmaya yakın olanlar merakla izlemişlerdir. Nasıl bir uygulama olacağı tüm personelin merak konusu olmuştur. Uygulanan Rotasyon işlemi; kişilere, bölgelere ve idarecilerin inisiyatiflerine göre gerçekleştirilmiştir. Uygulama birlikteliği sağlanamamış dolayısıyla tartışılan uygulamalardan dolayı çalışma hayatı ve barışı olumsuz etkilenmiştir. Hizmete pozitif heyecan ve katkıda sağlayamamıştır.
Ayrıca köy yerlerinde görev yapanların, rotasyonla şehir merkezlerine tayin olacakları beklenti ve umutları gerçekleştirilen uygulamalardan sonra büyük bir hayal kırıklığı yaşamışlardır.
ROTASYON NASIL UYGULANDI
2014 yılında yapılan AYD Yönetmeliği düzenlemesi üzerine, bulunduğu yerde 25 yılını dolduran Cami Görevlilerine 2014 yılı Haziran-Eylül döneminde rotasyon (zorunlu yer değişikliği) uygulaması getirilmiştir. Bu uygulamalara gerekçe olarak daha etkin bir hizmet sunma anlayışı heyecan getirme amaçlandığı ileri sürülmüştür. Rotasyon gerçekten etkin bir hizmet sunma ve hizmete yeni bir heyecan getirmiş midir ? Buna olumlu cevap verilemediği gibi tartışmalara ve tezvirata yol açmıştır.
Bu kadar ısrarla savunulan ro

Yorum Yazın