Faruk Ateş
Faruk Ateş

Hocam Sen Hiç Kâbe Ye Gittin Mi?

Yayınlanma: 09 Ocak 2017

Bir din görevlisinin en büyük arzularındandır Kâbe yi görmek, beytullaha yüz sürmek, o mekânın havasını teneffüs etmek.

Ne yazık ki hac görevlendirmesindeki kriterler din görevlisi olan bizleri ziyadesiyle üzmüştür. (Daha önce umre organizasyonlarında görevlendirilmiş olması …maddesi)

Camii cemaatinin    ” ...Uydum imama yöneldim kıbleye (Kbe ye)" dediği, görevli kardeşimizin, "ben bana uyanların imamı… Yöneldim kıbleye (Kâbe ye)" diye günde beş vakit dilinden düşürmediği namazıyla niyazıyla özdeşleşen kıblesi, Allah (cc)ın evi Kâbe.

Eskiden görevlilerimiz cemaatine anlatırlardı Mekke ve Medine’yi okuyan öğrenen öğreten olarak, şimdi ise camii cemaati çok giden, gezen, gören olarak imama anlatıyor ve bazen soruyor “hocam sen hiç umreye veya hacca gittin mi?" giden görevlilerimiz var elbet ya görevli olarak gitmiştir ya da kendi imkânlarıyla rabbim kabul eylesin… Giden arkadaşlarım rahatlıkla "evet" derken gidemeyenler ise biraz durakladıktan sonra "hayır gitmedim, gidemedim…" (kendi kendine de neden gidemedim niye gidemedim...? sorusu beyninde çalkalanıyor...)

Günümüzde kutsal beldelere giden din görevlilerimizin sayısı önceki yıllara göre artış göstermektedir. Ya sayı olarak umreci toplamıştır ya maddi imkânlarıyla ya da sınavda başarılı olmuş bir şekilde gidebilmek için yol bulabilmiştir. Hep tartışılmış ve arzulanmıştır emekliliği gelen din görevlilerinin umreye gönderilmesi inşallah gönderilirler.

Her yıl "hizmet içi eğitim" seminerleri düzenleyen kurumumuz görevlilerin daha verimli ve etkili olması için gayret sarf etmektedir. Kabul ve makbulümüzdür, devamlı olması dileğimizdir.

İlk göreve başlayan din görevlisi kardeşlerimize öyle bir hizmet içi eğitim kursu (şu an stajer imamlık olduğu gibi) olmalı veya düzenlenebilmeli ki (otuz yıllık görevli olarak arzulamışımdır), bir- iki- üç ay bu sürenin on beş günü Mekke ve Medine neden olmasın? Giderlerini seve seve maaşından feda edebileceklerdir. Kâbe, Mekke i mükerreme, Medine’i münevvere, ravza i mutahhara, mescid i nebi ve diğer ziyaretlerini gerçekleştiren stajyer imam ve müezzinlerimiz artık mihrap da yerlerini almaya hazırdırlar... Her iftidah tekbirinde "Allahü ekber" nidasıyla Kâbe önündedir artık, cemaatinin "hocam sen hiç Kâbe ye gittin mi, gördün mü?" sorusuna da muhatap olmayacak, huşu ve huzur içinde imametini tamamlayacaktır. Sohbetlerinde siyeri Nebiyi daha rahat, dolu dolu, canlı anlatabilecektir… İşte mutlu son, camilerimizde Beytullahı görmeyen imamımız kalmamıştır artık. Çoğu mesaisini namaz kıldırmakla, kıbleye yönelmekle kulluğunu ifa eden kardeşimiz imam olma ehliyet ve liyakatinin yanı sıra beytullahı ziyaret etmekle müşerref olmanın hazzıyla mihrabdadır.

On beş temmuz ve sonrasın da ülkemizin birlik ve beraberliği için sabahlara kadar uyumayan din görevlisi kardeşlerimizin en doğal hakkıdır Kâbe yi görmek.

Sayın Eski Diyanet işleri başkanımız Prof. Mehmet GÖRMEZ hocamız, nasıl bir çağrınızla imamlar minarelere koştuysa ( ki sizlerden her hizmetinizden ALLAH razı olsun), aynı çağrıyla bizi Kâbe ye koşturmanızı ve coşturmanızı saygılarımızla arzu ediyoruz. Yedi gün gibi kısa programlarla da olsa bizleri yıllara ve zamana dağıtarak Beytullah a yüzümüzü, gözümüzü ulaştırmanızı arzu ediyoruz.(ücreti neyse kabulümüzdür)

Gönlümüzden geçenlerin hayal değil gerçek olacağı günleri hep birlikte görmek dileğimizle rabbim dualarımızı kabul eylesin Kâbe’ye gittim gördüm diyenlerden eylesin ...âmin.

Selam ve saygılarımla…                              

                                    Faruk ATEŞ -ÜNYE
                                     

 

Yorum Yazın