Milli Şairimiz Akif, Çanakkale savaşını yazarken mısralarında:
"Şu Boğaz Harbi Nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi" der.
Bu mısraların misali, ülkemiz dahili ve harici hain ve düşmanlar tarafından kuşatılmıştır.
Ülkemiz, farklı isim altında ama aynı amaca hizmet eden terör örgütleri tarafından eylemlerle, canlı bombalarla, suikastlarla... sıkıştırılmaktadır.
İnanç ve ideolojileri farklı ama amaçları aynı olan bu örgütler eylemleriyle ülkemizin huzur ve barışına kastetmektedirler. Dahası ülkemizin kutlu yürüyüşünü durdurmak istemektedirler.
Bu hain ve zalim örgütlere ve de bunları yönlendiren dış mihraklara karşı ülkemiz ve milletimiz nerdeyse ikinci kurtuluş savaşını vermektedir.
Bu örgütlerin yaptığı terör hadiselerine baktığımızda eylemlerini sadece belli bir bölgeye, şehre, ideolojiye veya zümreye karşı yapmamaktadırlar. Bilakis ülkemizin bütün bölgelerine, şehirlerine ve de farklı siyasi görüş ve inançlara sahip vatandaşlarımıza karşı yapmaktadırlar.
Ülkemizin huzuruna, istiklal ve istikbaline kastedenler eylemlerinde hiç bir renk, ırk, bölge, ideoloji ve inanç ayırımı yapmamaktadırlar.
Madem hainler ve zalimler eylemlerini ülkemizin bütün kesimlerine yönelik yapıyorlar. O halde bu ülkenin bütün farklı renkleri, ırkları ve de ideolojileri olarak vakit ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği için safları sıklaştırma vaktidir.
Zira bütün plan, oyun ve eylemlerin amacı İslam'ın son kalesi olan Türkiye’yi yıkmak ve İslam'ın son ordusu olan milletimizi parçalamaktır.
Ünlü Şairimiz Yahya Kemal Beyatlı'nın dizeleri ile ifade edecek olursak:
"Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi.
Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi.
Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın,
Galib et, çünkü bu son ordusudur İslâm'ın."
Son birkaç yılda yaşadıklarımız ya da farklı örgütlerin yaptığı terör, hendek, darbe kalkışması… gibi girişimlerine baktığımızda bütün amaç gün gibi aşikar ki İslam’ın son ordusuna diz çöktürmek, ümmeti İslam’ı başsız ve himayesiz bırakmaktır.
Durum bu kadar aşikar olduğuna göre İslam’ın son kalesi olan ülkemizin bütün evlatları küzey-güney, doğu-batı, sünni-alevi, türk-kürt… fark etmeksizin artık herkesin ve herkesimin bütün bu olanlardan bir ders alarak ülkeye ve bayrağa sahip çıkması gerekir.
Zira gemi misali ülkemiz hepimizi içine alarak denizde gitmektedir. Hafazanallah bu gemi batarsa hepimiz batarız.
Yanı başımızdaki ülkelere ve yaşadıklarına baktığımızda ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır. Onun için ibretlik olmamak için olanlardan ve ülkelerden bir ders almamız gerekir.
O halde Sevgili Peygamberimizin “Birlik beraberlikte rahmet, bölünüp parçalanmada azap var.” Hitabına kulak vererek hepimiz evimizden, çevrimizden, akrabalarımızdan başlamak kaydı ile kardeşliği ve iman birliğini zedeleyen ve zayıflatan, safları sıklaştırma ve bütün olumsuzlukları bitirme adına tekrar gönül köprülerini kurmalıyız.
Bu vesileyle, toprağı kanları ile sulayarak bize vatan yapan bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, bu güzel ülkeye hizmet eden bütün kişilere de teşekkür ediyoruz.
Selam ve dua ile…
Yorum Yazın