Bugün Varız yarın yokuz. Zira hepimiz yolcuyuz bu fani dünyada. Bugün varız yarın yokuz kim bilir?
Bir zamanlar ne var olmaya gücümüz, ne yokluğumuza dair bilgimiz vardı. Yokluk ile varlık arasındaki sonsuz mesafeden de haberimiz yoktu.
Bir zamanlar, ne biz ne de varlığımızın sebebi olan anne ve babamız, atalarımız da yoktu.
Canlılar ve yaşadığımız dünyamız da yoktu. Ancak bütün bunları var eden, mutlak var olan Allah yine vardı. O, yokluğa varlık verdi. Âlemi yarattı. “Adımız anılmaya değer bir şey değilken”, bizleri varlık ağacında var etti. Ve de varlığından haberdar etti.
Evet bugün varız, yarın yokuz. Dünya fani... Bakî kalan bu kubbede hoş bir seda bırakmak. Bugün varız yarın yokuz…
Ama sonra varız. Çünkü ahiret bakî…
Hayat anlamsız bir var oluş olmadığı gibi, ölüm de sonu hiçlik olan bir yok oluş değildir. Hz. Mevlana’nın deyişi ile: “Ölüm görünüşte yok olmaktır. Ama aslında yeniden doğmaktır.”
Peki bu dünyada, geçici fanide neden varız? Varlığımızın amacı ne? İşte bütün mesele budur.
Varız, çünkü varlığın gereklerini yerine getirmek için varız, yaratıcıya ibadet ve kulluk için varız.
Yüce Yaratıcı insana insanlığa yükselmek için irade, dürüstlük ve adalet için vicdan; varlığa alâka duymak için kalp; bu lütufları yerinde kullanma ve belli bir ölçüde iyiyi kötüden ayırt edebilmek için de akıl vermiş; nihayet, bütün bu işleri yanılmadan, arızasız görebilmek için de vahyin kılavuzu peygamberleri göndermiştir.
Yüce Mevla, Kur'an-ı Kerim’de mealen: "Ben cinleri ve insanları bana kullukta bulunsunlar diye yarattım." buyurarak, insan olarak yaratılışın, farklı donanımın en önemli gayesini vurgulamıştır.
Madem dünyada görev kulluktur. O halde şunu sormak gerekir kendimize.
Rabbe kullukta var mıyız?
Yüce Mevla’dan gelenlere karşı sabır ve sebat içinde kalabiliyor muyuz?
Çünkü bazen zor dönemlerimiz, hayattan bezdiğimiz anlar, yıkıldığımız zamanlar olur önemli olan bu durumda varım diyip musibet ve sıkıntıya karşı hamdı, şükrü ve sabrı gösterip dimdik ayakta ve inatça kalabilmektir.
Dünyada iyiliğe, güzelliğe ve sevgiye dair ne varsa ben orada varım; kötülüğe, çirkinliğe, savaşa dair ne varsa ben orada yokum diye biliyorsak inancın ve beşeriyetin lezzetine varmışız demektir.
Evet
• Şükretmeye,
•Sevgiye, kardeşliğe, paylaşmaya,
• Vatan için ölmeye,
•Dürüst ve düzgün insan olmaya,
•Dostluğun ve dostların değerini bilmeye,
•Umutsuzluğa kapılmamaya,
• Üretmeye, hizmete,
•İhtiyacı olanlara karşılıksız yardım eli uzatmaya,
• Sorumluluk sahibi olmaya,
• Çevremi temiz tutmaya ve bütün güzelliklere…
Varım diye biliyor muyuz?
• İkiyüzlülüğe,
• Yalana ve yalancılığa,
• Gıybete, iftiraya ve dedikoduya,
• Gösterişe ve hasete,
• Şiddete,
• Dinlemeden, düşünmeden yargılamaya,
• Savurganlığa ve israfa,
• Bencilliğe ve kibire,
• Tembelliğe ve bütün çirkinliklere
Yokuz diyebiliyor muyuz?
Yorum Yazın