Kahvehanedeki Gaziköylülerle sohbet eden Müftü Başoğlu vermiş olduğu örneklerle dikkatleri üzerine çekip sıcak bir sohbet gerçekleştirdi.
Müftü Başoğlu “Benim sizlere, bu millete borcum var. Bunu ödemem lazım dedim. Şimdi ben doktor değilim size reçete yazamam. Mühendis değilim plan çizemem. Ne yapabilirim peki? Gelip de şöyle selamun aleyküm de diyemez miyim? Selamun aleyküm dedim işte. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi, mağfireti üzerinize olsun demek.

Düşünün Adana valimiz bir selam gönderse içinizden birisine yada bir mektup yazsa deriz ki valinin yanında ben öyle sıradan bir adam değilim. Bak vali bile selam gönderiyor, vali bile mektup yazıyor bana deriz. Oysa bu selam yaradanın selamıdır. Valiyi de yaratan o, seni de yaratan o, beni de yaratan o. Yüce Rab-bul alemin öyle merhametli ki; emrini dinlemeyen, yasaklarından sakınmayan kimseleri başkalarına rezil rüsva etmiyor diyor imamı rabbani hazretleri.

İnanana da veriyor rızık, inanmayana da. Kendisine sevene de veriyor, sövene de veriyor, Rezzak-ı Mü-kerimdir o. Mutahhar-ı Hakimdir o.
Yüce Rabbulalemin o kadar merhametli, o kadar şefkatli, o kadar affedici ki; Gafur Rahim, dağlar kadar günahı olsa bir kulunun ya Rabbi ben hata ettim, kabahat işledimdeyip boyun büktüğünde, affet Allah’ım dediğinde affediverir efendim.
Şimdi biz bir birimize şöyle bir tokat vursak iki tokatta senin atasın gelir. Affetmek bir tarafa bir ters bir laf söylesek iki üç laf daha yetiştiresi gelir. Affetmek bir tarafa.

Değerli kardeşlerim hepinizi ayakta göreyim diye ayakta konuşuyorum. Ayakta olanlar otursalar da ben onları rahatsız etmiş olmayayım diye düşünüyorum. Oturun efendim ayakta kalmanıza sebep oldum. Hakkınızı helal edin.” dedi.

Müftü Başoğlu konuşmasına şöyle devam etti.
“İçinizde avcı var mı? Şimdi geçen gün Akdam’dayım. Avcı var mı dediğimde eyvah! müftü bizi avcılıktan vuracak şimdi, diye başlarını öne eğdiler. Yahu dedim niye çekiniyorsunuz. Ben avcılık belgesi olan müftüyüm. 92 puanla avcılık belgesi almış müftünüz var, rahat olun.

Bakın avcılar kulübüne gitsem ben desem ki; şehrinizin müftüsüyüm. Sizinle sohbet etmeye geldim, yetkinde artmadı cami de yetmedi deyip sandalyeyle kovalarlar. Ama bak avcılık belgem var dediğimde ne hissediyorsunuz? Haa bu bizdendir, bizim takımdan.

Sizin takıma yani bizim takıma diyorum ki; ha tuşu tüfeğe koyarken besmeleyle koyun. Av yerine köpeği salıyorsanız besmeleyle salın neden biliyor musunuz? Besmele çekmeden vurulan hayvan dinimizde mundar olur da, helal olsun hem helal olsun hemde vurduğun bir şey temiz olarak helal olsun.

Bir de efendim geçen bir avcı arkadaş hocam şunu söylesen dedi. Vuruyorlar ovada bıldırcını, ördeği diri diri torbaya koyuyorlar. Torbada çırpına çırpına can veriyor diyor. Yapmayalım arkadaşlar o hayvan da can taşıyor. Hayvan da olsa ona eziyet etmek haramdır.

Sürükleyici bir sohbetin ardından program okunan Kur’an-ı Kerim’le sona erdi.
Sohbetten sonra Gaziköylülerle tek tek vedalaşan Müftü Başoğlu KozanBilgi.net Genel Yayın Yönetmeni Türkeş Manga ile de vedalaşırken Türkeş Manga’nın sevgili babası merhum Recep Manga’nın ölümünün 10. yılı nedeniyle rahmet dileyerek dua etti.



Yorum Yazın