Bekir Fevzi Yıldırım Gazeteci-Yazar
Bekir Fevzi Yıldırım Gazeteci-Yazar

Bir Ramazana Daha Veda Ediyor

Yayınlanma: 24 Haziran 2016

Ramazan ayı, Allah‘la olan bağlarımızın en yüksek düzeye çıktığı bir aydır. Kutlu Kitap Kur‘an-ı Kerim bu ayda yeryüzünü onurlandırmış, oruç bu aya mahsus bir ibadet olarak farz kılınmıştır. Günde beş vakit namazla birlikte, Ramazan‘a mahsus bir namaz olan teravih namazıyla bu ay görkemli bir bileşke oluşturmuştur. Oruç ve namaz eylemlerini kuşanan insan metafizik bir ürpertinin alanına dahil olarak sevaplara gark olmuş; günahlardan soyutlanıp saflaşıp, durulaşmıştır. Ramazan ayı, ürpertilerle, muştularla dolu bereketli bir ibadet mevsimi olmuştur.

“Ramazan ayının başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem ateşinden kurtuluştur”

Geçen Ramazan beraber iftar yaptığımız, sahura kalktığımız bir kısım dostlarımız, yakınlarımız bu ramazan yok...

Gelecek Ramazan bizim veya yakınlarımızın olup olmayacağı belli değil.

Ramazan bir fırsat ayı.

Eksik yaptığımız, ertelediğimiz ibadetlere,

İhmal ettiklerimize,

Kırdıklarımıza,

Küstüklerimize,

Beraber olmayı beceremediğimiz kardeşliğimize,

Kuramadığımız akrabalık bağlarına,

Oturtturamadığımız aile birlikteliğine bir fırsattır RAMAZAN.

Gelin bu Ramazan'da unuttuklarımızı, yapmadıklarımızı yapalım.

Kaybettiklerimizin yakınlarını arayıp, onlarla birlikte bir Ramazan yaşamaya çalışalım.

Bu Ramazan kalplere girme, dokunma, sevme ayı...

Sevindirme Ayı...

Kimsesizlerin kimsesi olmaya var mısınız?

Allahın bize yaşam kaynağı olarak gönderdiği Kur'an ı manası ile beraber ailece okuma anı,

Namazlarda okuduğumuz kısa sürelerin manasını öğrenmek için fırsat anı,

Dulları, yaşlıları, yetimleri, muhtaçları görme ve gözetme ayı...

Sofralarımıza onlar için yer var mı?

Yakınları mezarda, hapiste, hastanede olanları sevindirmeye var mısınız?

Yetimlerin başını okşamaya, onların bir kısım ihtiyaçlarını gidermeye var mısınız?

Sevmeye, sevindirmeye ve sevilmeye var mısınız?

Rahmet, merhamet, sabır, şükür ayı olan Ramazan'ın geri kalanını dolu dolu yaşamaya var mısınız?

Fırsat ve imkan varken bu Ramazan'ı değerlendirelim...

Unutmayalım ki, Ramazan ayında yaptığımız ibadetleri ve edindiğimiz güzellikleri devam ettirmemiz, onların makbul olduğunun bir göstergesi olacaktır.

Yüce Rabbimiz, bayram yolculuğuna çıkacak bütün kardeşlerimizin sağ salim gidip yuvalarına dönebilmelerini nasip etsin. Bizleri her türlü kaza, bela ve musibetten muhafaza eylesin.

Hutbemizi Resûlullah Efendimiz (s.a.s)’in şu duası ile bitirmek istiyorum: “Allah’ım! Bizi bağışla! Bize merhamet et! İbadetlerimizi, hayır ve hasenatımızı, dualarımızı kabul eyle! Bizi cennetine koy, cehennem azabından koru! Bütün işlerimizi ıslah eyle.”İbnMâce, Dua, 2.

Ne mutlu, ibadetlerini yerli yerince ve düzenli bir şekilde içtenlikle yapanlara! Ne mutlu hayatını ibadete dönüştürenlere! Ne mutlu yüce Allah’ın dostluk ve sevgisini kazananlara!

Bayramımız yeni bayramlar doğursun. Sevincimiz yeni sevinçlerin toprağı olsun. Mutluluğumuz dünyanın dört bir yanındaki acılara teselliler sunsun. Soframızdan açlar doysun. Elimizden susuzlar hep suya kansın. Birliğimiz, huzur ve muhabbetimiz daim olsun. Bayramımız mübarek olsun.

 

Yorum Yazın