Bekir Fevzi Yıldırım Gazeteci-Yazar
Bekir Fevzi Yıldırım Gazeteci-Yazar

İnadına Muhabbet ve Kardeşlik

Yayınlanma: 19 Mart 2016

Birlikte ıslandığımız, birlikte yürüdüğümüz, birlikte baskı gördüğümüz, birlikte çile çektiğimiz, birlikte kovulduğumuz, birlikte ağladığımız kardeşlerimizle gülerken de birlikte gülmeliyiz.
Dedelerimizin okuduğu Kuran-ı Kerimler toprağa gömüldü. Namaz kıldıkları camilere kilit vuruldu. Bağımsızlığımız ve inancımızın sembolü ezanlarımız yıllarca aslının dışında okutuldu.
Milletin seçtiği başbakanlar, milletinin imanının kuvvetlenmesi için mücadele eden alimler asıldı.
Bir kısım alimler memleket memleket sürgüne gönderildi.
İnancından dolayı bacılarımız okullardan gözyaşlarıyla döndürüldü.
İnancından dolayı analar, babalar, oğullarının mezuniyet gününe alınmadılar.
inancından dolayı işadamları, gazeteciler, siyasetçiler gece yarıları gözaltına alındı.
Millete gözdağı vermek için tanklar yürütüldü.
Seçilmiş hükümetler ihtilallerle bertaraf edildi.
Gençler solcu sağcı kavgasıyla hapishanelere, kabristanlara gönderildi.
Alevi sünni çatışmasını hedefleyerek masum insanlar öldürüldü.
Yüz binlerce insanımız evlerinden barklarından uzaklaştırıldı.
On binlerce vatandaşımız, binlerce güvenlik güçlerimiz şehit edildi.
Yüzlerce faili meçhuller işlendi.
İnancından dolayı subaylar peygamber ocağından atıldı.
Kara şubatlardan sonra, gece karanlıklarından sonra AK günler geldi.
Faili meçhuller aydınlanmaya başladı.
Kaybedilmiş haklar kazanılmaya başladı.
İnancından dolayı mağdur edilen nesiller bir kısım haklarını yeniden kazanmaya başladı.
Önüne set vurulan okullar yeniden açıldı.
Bin yıl sürecek iddaa edilen günler geride kaldı.
Okullar, yurtlar, hastaneler, yollar yapıldı.
Açıklanmayacak şekilde yeniden Muhsinler toprağa verildi.
Tarihe faili meçhul olarak YAZILDI.
Bir el olmadık anda ihtilafları gündeme getirdi.
Bazı eller ayrıştırmak için harekete geçti.
Dost bildiklerimiz bile eteklerindekini ortaya döktü.
Ne oldu bize?…
Ne battı bize?…
Kardeşlik mi?…
Birlik mi?…
Başarı mı?…
Rahatlık mı?…
İktidar mı?…
Dün acı günlerinde birlikte ağlayanlar, bugün tatlı günlerinde niçin birlikte gülmüyorlar.
Ne battı bize?…
Hani bütün muminler kardeşti?…
Hani biz, her birimiz bir vücudun parçası idik.
Hani vücudun bir tarafındaki ağrı bütün vücudu kaplardı.
Bu dava için kilometrelerce öteden gelen, her türlü fedakarlığı yapan insanlara, düşman olmak fazilet mi?
Yüzelli ülkede bayrağımızı dalgalandıran,istiklal marşımızı okutan fedakar kitleye bu şartlı bakış reva mı?
Bu dava için bir kaç yılda on yaş birden yaşlanan lidere kin beslemek evla mı?
İç ve dış mihrakların başaramadığını biz mi başaracağız.
Birbirimizi yiyerek, bitirerek…
Aynı gemideyiz,geminin küçük bir bölümü bile su alsa birlikte batarız…
Dört tarafımız ateşle çevrili iken,ateşe su yerine neden benzin taşıyoruz…
Birimiz yanmaz,hepimiz yanarız…
Bir yerlerden hazırlanan senaryolar yeniden sahneye konuyor… oyuna gelmeyelim.
Efendimiz (Sav) buyuruyor ki; Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allahın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz( Buhârî, Edeb, 57,)
Rabbimiz emrediyor ki; Hep birlikte Allahın ipine (Kurana) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allahın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte Onun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz. (Al-i İmran 103)
İnadına Kardeşlik, İnadına Muhabbet…

 

İHBAR HATTI

Yorum Yazın