SENDİKA

Çopursuz, Yetkili Sendika, İmkanları Değerlendiremedi

|
Tüm Memur-Sen Konfederasyonu ve Diva-Sen Genel Başkanı Mustafa ÇOPURSUZ yaptığı basın açıklamada “Yetkili Konfederasyon ve Sendikalar Süreci İyi Değerlendiremedi”dedi
Çopursuz, Yetkili Sendika, İmkanları Değerlendiremedi

Tüm Memur-Sen Konfederasyonu ve Diva-Sen Genel Başkanı Mustafa ÇOPURSUZ ,yaptığı basın açıklamada “Yetkili Konfederasyon ve Sendikalar Süreci İyi Değerlendiremedi”dedi

"Uzun süreden beri hemen hemen her kurumda yetkiyi elinde bulunduran konfederasyon ve sendikalar maalesef süreci iyi değerlendiremedi.

Yüzbinlerin umut bağladığı adı sivil toplum görüntüsü siyasi topluluklar, mevcut hükumetin varlığını kazanca çeviremediler ve bütün kurum çalışanları arasında çalışma barışının bozulmasına sebep oldular. Geçtiğimiz dönemlerde yapılan toplu sözleşmelerde de anlaşılacağı gibi, mini kazanım olarak değerlendirdiğimiz sonuçların ne kadar küçük olduğu ayan beyan ortadadır. Kamu çalışanlarının özlük hakları, yıl içerisinde vergi diliminden dolayı eriyen maaşlar ve sosyal manada yaşanılan olumsuzluklar inkâr edilemeyecek kadar aşikârdır. Kurumlarda sendikal yandaşlık yapılarak çalışma barışının bozulması, yetkili konfederasyonun uhdesinde faaliyet gösteren sendikalara üye olma zorunluluğu yönünde oluşturulan korku imparatorluğu ve kendileri dışında kalan sivil toplum kuruluşlarını ötekileştirme çabaları maalesef genel manada kabul görmüş ve adeta kamu çalışanlarının hürriyetleri gasp edilmiştir.

Sağlık çalışanlarının bazı işgüzar kurum yetkilileri tarafında mobbing uygulamalarıyla karşı karşıya kalmaları, görevde pasif duruma getirmek suretiyle ülkenin geleceği ile oynama ve son zamanlarda kendisini gösteren asılsız suçlama ve iftiralarla etkilerini gösterme gayreti içerisine girmeleri nasıl izah edilecektir?

Diyanet çalışanları için yapılan sindirme ve korkutma politikaları da yabana atılacak gibi değildir. Sahasında kendilerini deha olarak gösterip diğer sendikaları dışlayan ve aşağılayıcı tavır sergileyen sözüm ona sendikacılık yaptığını zanneden şahısların sergiledikleri durum gözler önündedir. Üyelerini sabit tutmak ve sayılarını daha da artırmak için adeta her yolu mubah görüp hem çalışma barışını bozan hem de sendikalara karşı nefret uyandıran zihniyetin oluşturduğu olumsuz görüntüler herkesin dikkatini çekmektedir. Sendikaların bir icra makamı olmadığını ancak talep makamı olduğunu söyledikleri halde, köylerde görev yapanların şehir merkezine getirileceği, görevde yükselme sınavına girenlere, yapılan sınavların formalite olduğundan bahisle eğer kendilerine üye olurlarsa istedikleri unvanlara atamalarını gerçekleştirecekleri vaat ve teminatında bulunmaları da aslında tam bir akıl tutulması olsa gerek.  Bütün bunlara nazaran söz konusu yöntemlerle sendikacılık yapanların sözlerine itimat edip güvenen kurum çalışanlarının da bu gibi hususlarda daha dikkatli olması gerekmektedir.

Daha önce de çeşitli sebeplerle kamuoyu ile paylaştığımız bir husus da, kamu kurum ve kuruluşlara açıktan veya naklen eleman alımında liyakatin esas alınmayıp sendikal üyeliklerinin referans olarak itibar görmesidir. Şüphesiz her iktidar ve otorite çalışmalarında başarı göstermek için eleman seçiminde hür iradeye sahiptir ve olmalıdır da. Lakin itirazımız, eleman alımında liyakatin göz ardı edilmesidir. Esasen mezkûr yaklaşım kamu kuruluşlarının tamamen aleyhine olan bir uygulamadır. Filhakika mevcut Türkiye Cumhuriyeti Hükümetimizin tam manasıyla istikrar abidesi olduğu hepimiz tarafından çok iyi müşahede edilmektedir. Sadece yurt içinde değil, bölge ve dünyanın neresinde olursa olsun hamilik görevini yılmadan usanmadan yerine getiren bir hükumete sahip olmakla da ne kadar şanslı olduğumuzun farkındayız. Lakin sivil toplum kuruluşları olarak aynı başarıyı elde edemediğimizden dolayı, geride kalan süreç içerisinde kurum çalışanlarının problemlerini çözme noktasında sığ kalındığı kanaatindeyiz. Zira yetkili konfederasyon ve sendikalar, istikrar abidesi olan siyasi iktidardan yeterince faydalanamamış ve sadece çeşitli vesilelerle kare kare resim alarak algı oluşturmaya çalışmıştır.

Özellikle de Mayıs ayı sayımında hedefledikleri üye rakamını elde edebilmek için her türlü argümanı kullanmışlar ve kullanmaya da devam etmektedirler.

Elhasıl, kurum çalışanlarının uzun zamandan beri beklenti içerisinde oldukları (Özellikle Diyanet çalışanlarının uykularını kaçıran rotasyon, ilitam, vekil ve ücret karşılığı çalışanların kadroya geçirilmesi) hususların açıklığa kavuşmaması, yetkili konfederasyon ve sendikaların süreci iyi değerlendiremediklerinin ispatıdır."dedi

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.