Ey Müslüman Şahsiyet!
Bizi dosdoğru yola kendilerine nimet verdiklerinim yoluna ilet
“…Gazaba uğrayanların ve sapıkların (yoluna) değil.”
(Fâtiha,6-7)
İslam özgün bir din ve özgürlerin dini olduğu için Müslüman da özgün ve özgür olmalı. Müslüman taklit eden değil taklit edilendir. Müslüman şahsiyet, hayatını kendi yaşar başkalarını taklit edemez. Müslüman kişi basiretli olmalı. Kendisi için fayda ve zararı tartmasını bilmeli. Dünya ticaretinde zararı göze almamalı. Hele hele bu zarar dini ise Müslüman şahsiyet dinine zarar getirmemeli. Müslüman Aklı hür vicdanı hür, düşüncesi hür, istiklali ve istikbali hürdür. Esareti kabul edemez. Şarktan garba, şimalden cenuba her yer onun yurdudur. Eline diline kimse pranga vuramaz. Gücüne kuvvetine kimse set çekemez. Ufkuna sınır biçilmez.
EY MÜSLÜMAN ŞAHSİYET! Hıristiyanlık âlemi ve Yahudi milleti dünyada Müslüman kanı akıtırken, Müslüman onların şampanya ortağı olamaz. Onlara dost görünemez. Hz peygamber ibadetlerde dahi gayri Müslimlere (ehli kitap bile olsa) benzemezken ey Müslüman sen Avrupa Hıristiyanlarının sana ettiği bunca zulümden sonra hangi akıl ve vicdan ile onların bayramlarını kutlayacaksın. Hâla dünyada senin kardeş kanını akıtan göz yaşını döktüren, senin dinini ve dünyanı bozmak için her türlü ifsadı yapan bir topluluğun geleneklerini, dini ritüellerini sen nasıl taklit edebilirsin?
Dış benzeyişin zamanla iç benzeyişe dönüştüğü yani fiiller zamanla iman biçimine dönüştüğü malumundur. Avrupa'nın Müslüman toplumlara sunduğu günahlar zamanla normal görülmeye başlanmış olması, Müslümanların kabulü haline gelmesi de bunu isbat eder. Onun için dışını benzetme ki için de benzemesin.
EY MÜSLÜMAN ŞAHSİYET! Çam ağacı süslemek, Hindi kesmek, Noel baba elbiseleri giymek, kabristanlara Çelenk koymak, Karanfil koymak, pastalarda Mum söndürmek, yılbaşı dolayısıyla milli piyango, toto lotoda haram rızık aramak senin neyine?
EY MÜSLÜMAN ŞAHSİYET! Hem neyin kutlamasını yapıyorsun? Günahla, şükürsüzlükle, gafletle geçen bir yılı mı? Yoksa önündeki yılın müjdeleri mi verildi sana? Ve ya ömründen bir yıl daha gitmesine yani ölüme bir yıl daha yaklaşmana mı? Ya da yılbaşını kutlama sana ilahi bir emir mi? Ya da yıl başının sahipleri senin yakın dostların mı?
EY MÜSLÜMAN ŞAHSİYET! Hz Peygamber sana örnek olarak yetmez mi? Sahabeler arkadaş, ümmet de kardeş olarak yetmez mi, sana? Rab olarak Allahtan, Nebi olarak Rasülden ve din olarak İslamdan razı değil misin? Ramazan ve kurban bayramları eğlenmek için kafi değil mi? Namaz, oruç hac gibi ibadetlerde huzuru bulamıyor musun?
EY MÜSLÜMAN ŞAHSİYET! Eğlenmek hakkındır. Gülmek te. Neşe huzur hep senin hakkındır. Fakat İslami olmayan senin dinin ve milli kültürüne uymayan hiçbir şey senin hakkın değildir. Senin dinin sana başkasına uymayı yasaklarken sen Hıristiyanların bayramlarını zaferlerini kutlayamazsın.
EY MÜSLÜMAN ŞAHSİYET! Gel; sen ol. Özgün ol. Özgür ol. Kendin ol. Mukallid olma. Düşünen ol. Tefekkür eden ol. İbret alan ol. Eğriyi düzgünü, yanlışı doğruyu, hakkı batılı tartmasını bil. Değer kaynaklarını bil. Bilen ol. Gafil kalma. Cehalete düşme. Dünya senin içindir. Sen dünyalık olma. Süfli arzuların makamların şan ve şöhretlerin esiri olma. Ömrünü ucuza satma. Cennet nimetleri senin içindir. Fani dünyanın süfli zinetine aldanma. Nefsinin hevanın şeytanın kulu kölesi olma. Sadece Allaha yaratanına kul ol.
EY MÜSLÜMAN ŞAHSİYET! Sen ki yer yüzünün en şerefli yaratılanı olarak meleklerden üste ilim sahibi bir halifesin. Ahseni takvim suretinde yaratılan sen esfeli safiline düşme. Düşürülmene de izin de verme. Elmas gibi inci mercan gibi kıymetli bil kendini. Kömür gibi olma ki ateşlerde yanmayasın. Mücevherat gibi vitrinleri süsleyesin.
EY MÜSLÜMAN ŞAHSİYET! Hz peygamber kendi doğum gününü oruç tutarak rabbine şükürle ve bir yıl içinde her pazartesi kutlardı. Yine Hz Musa'nın firavunun zulmünden kurtuluşunu aşure gününde iki gün oruç tutarak kurlardı. Sende kutlamak istersen sana da şükür gerek tevbe gerek. Sabır gerek. Kulluk gerek.
(Onlar şöyle yakarırlar:) Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize tarafından rahmet bağışla. Lütfu en bol olan sensin. (Ali İmran 3/8)
Yorum Yazın