"Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Aciz kişi de, nefsini hevâsına tabi kılan ve Allah'tan dilek(ler)de bulunup duran (bunu yeterli gören) kişidir. "(Tirmizi. Kıyame 25; İbn Mace, Zühd 31;)
İnsanı diğer varlıklardan ayıran, insana varlık katında da var eden katında da değer kazandıran en önemli unsur hiç şüphesiz ki akıl nimetidir. İnsan aklıyla vardır ve varlığını da aklıyla bilmektedir. Değerini de akıl ile kazanmaktadır. Akıl insanın evren ile irtibatını kuran, ona anlam kazandıran bir özelliktir. Onun için Yaratan; kitapları aklı olanlara indirmiş, Peygamberleri aklını güzel kullananlardan seçmiş ve akıllı kişilere göndermiştir. Yine akıllı kişileri muhatap almış ve akıl sahiplerini sorumlu tutmuştur. Allahın varlık içerisindeki en büyük ayeti (yani Allahın varlığına, birliğine, kudretine, esma ve sıfatına dair delil) de yine akıldır. Eşyaya da asıl kıymetini kazandıran yine akıldır. Aklı olmayan için elmasın kömürden, gülün dikenden, hakkın batıldan hiçbir farkı yoktur. İnsanı insan yapan, insana kıymet kazandıran ahlaki değerler de yine akıl sayesinde mümkündür. Varlık içerisinde insanı üretken ve faydalı kılan, varlıkta sebep-sonuç ilişkisi kuran da yine akıldır. Kalemde kelamda aklın fonksiyonudur. Sözü hikmete, nazarı tefekküre, eşyayı ibrete dönüştüren de yine akıldır. Geçmiş ile gelecek, varlık ile yokluk, dünya ile ukba, kar ile zarar arasındaki irtibatı sağlayan da yine akıldır. İnsanı varlık içerisinde efendi, varlığı kendisine hizmetkâr, kendini de Rabbine halife yapan yine akıldır.
İnsan kendi aklına verdiği kıymeti -akılsız cenneti neyleyeyim diyerek- cennete dahi vermeyecektir. Dolayısıyla insana bahşedilen dünya mücevheratlarının en kıymetlisi olan bu aklın korunması her şeyden daha kıymetlidir. Bu hususları şu şekilde sıralamak mümkündür;
Birincisi: İslam; aklın muhafazası için içki ve uyuşturucu ürünlerini haram kılmıştır. İçki Kuranda "Hamr" kelimesiyle ifade edilir ki bu da aklın kıymetinin ve işlevinin örtünmesi pasifize edilmesidir. İşlevsiz bir aklın kıymeti olmadığı da herkesçe malumdur. İslam çok kıymetli olan ve var eden ile bağ kurmak (aklın sözlük anlamı "bağ kurmak"tır) için var edilen bu aklın kıymetten düşmesine müsaade etmemek için içki türü içecekleri haram kılmıştır.
İkincisi: Aklı muhafaza eden önemli unsurlardan biri hiç şüphesiz ki kalbindeki imandır. Çünkü akıl her ne kadar bizce uçsuz bucaksız gibi gelse de ilahi hikmet olarak bazı şeyleri kavramaktan acizdir. Kendini yorma ve yıpratma zahmeti aklın zayıf düşmesine ve tıkanıklığına sebep olur. Dolayısıyla bu noktada aklın önünde iman, aklın sınırlarını çizerek onun muhafazasını sağlar.
Üçüncüsü: Aklı muhafaza eden önemli unsurlardan biride ilimdir. Bu ilimden kasıt belirli ve sınırlı bir bilgi değil, eşyanın hakikatini öğreten ve ona anlam kazandıran hususları bilmesidir. Varlık üzerinde anlamlandırma, hikmetlerini çözme, idare edenini bilme, boş ve abes olmadığının farkına varmaktır. Bu durum, insanın kâinata bakışına anlam kazandırdığı gibi selim bir akıl sahibi olmasını da sağlar.
Dördüncüsü: Aklı muhafaza eden unsurlardan biri de sabitelerin olmasıdır. Aklın kararsızlıktan kurtulup çevresinin sınırları dışındaki şeylere -nakille bildirileni kadar- iktifa edip teslim olmasıdır. Allahın her türlü noksanlıktan münezzeh olduğunu ve her şeyden büyük olduğunu bilen bir akıl haddinde kaldığı müddetçe kendini muhafaza edecektir.
Beşincisi: Aklı muhafaza eden bir diğer husus da âlemdeki olayların iç yüzünü bilip kâinata güzel bir gözle bakma becerisini elde etmektir. Hastalıkların, ihtiyarlığın, depremlerin, felaketlerin ve musibetlerin hakka bakan güzel yönlerinin bilinmesi ve aklın neden, niçin nasıl, nereden nereye gibi sorularının cevabını bilmesi de akıl sağlığı için önemlidir. Depresyon, cinnet geçirme, bunalıma düşme, intihar girişimleri, psikolojik rahatsızlıklar vs her birinin aklın yanlış kullanımından kaynaklandığı bilimsel bir gerçektir. Bunun yerine tevekkül, bağlılık, kabullenme (bir diğer deyişle iman), ümit besleme, güven duygusu, sabır ve metanet gösterme gibi hususlarda aklın sağlığı için son derece önemlidir. Cevabını bulamadığı sorular karşısında ilahi vahyin muhatabı olmak aklı koruyan en önemli unsurlardan biridir.
Netice olarak yaratanın yarattığını koruma usulleri de yine yaratanın yarattığı için koyduğu usullerle mümkündür.
BÜNYAMİN GÖLCÜ
MALAZGİRT MÜFTÜSÜ
Yorum Yazın