Bünyamin GÖLCÜ
Bünyamin GÖLCÜ

İsra ve Mirac

Yayınlanma: 30 Mart 2019
459 Görüntüleme

İsra Hz peygamberin Mekke'den Mescidi Aksa'ya gece yürüyüşüdür. Nitekim ayeti celilede yüce rabbimiz şöyle buyurmaktadır; "Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Harâm'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir. (isra 1)

Ayette "Sübhan" ifadesini kullanarak bu meselenin alalade sıradan bir mesele olmadığına, "Semi', ve Basir" isimlerini kullanarak her şeyi gören ve bilen Allah tarafından yapıldığına "Abdina" ifadesiyle Hz Muhammed'in Allah'ın özel bir kulu olduğuna "Mescidi Haram (Mekke) ve Mescidi Aksa" ifadelerini kullanarak ta bu mübarek beldelerin kıymetine "ayetlerimizi gösterelim diye" ifadesiyle de Miracın maksadına dikkat çekilmek istenmiştir.

Mirac ise Hz peygamberin mescidi Aksa'dan ta Sidre-i Müntehaya kadar olan yolculuğunu ifade eder. Yüce Allah'ın kulu ile özel bir konuşması, Mekke dönemi sıkıntıları içerisinde ona özel iltifatı, Hz peygamberin manevi yükselişinin bir ifadesi ve ümmetin iman esaslarının ona gösterilmesidir.

Namazlarda okuduğumuz tahiyyat da miracda yüce Rab ile Hz Peygamber arasında geçen konuşmanın ve buna şahitlik yapan meleklerin şahadetlerinin ifadesidir. Şöyle ki;

Hz Peygamber sas yüce rabbinin huzura çıkarak ona selam mahiyetinde; Dil ile, beden ve mal ile yapılan bütün ibadetler Allah’a dır. Dedi. Buna mukabil yüce Allah; Ey Peygamber! Allah’ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Dedi. Hz Peygamber; Selam bizim üzerimize ve Allah’ın bütün iyi kulları üzerine olsun. Dedi. Buna şahitlik yapan melekler ise; Şahitlik ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki, Muhammed, O’nun kulu ve Peygamberidir. Diye mukabelede bulundular.

Miracın bu ümmetin peygamberine nasip olması bu Hz peygamberin şerefi kadar da aslında bu ümmetin yüceliğini ve değerini de gösterir. Miraca çıkmış tek peygamberin ümmeti olmak, miracdan kendisine özel elçi ile özel hediyeler özel müjdeler gelmiş bir ümmet olmak, peygamberi, rabbinin özel iltifatına mazhar olmuş bir peygamberin ümmeti olmak her halde dünyada yeryüzünde bir şeref varsa işte budur.

Mirac'tan gelen üç hediye;

İbn Mes'ûd radiyallahu anh'dan: "O gece Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e üç şey verilmiştir: Beş vakit namaz. Bakara sûresinin son âyetleri ve Ümmetinden Allah'a ortak koşmayan günahkârların gü­nahlarının bağışlanması." (Müslim, Nesâî ve Tirmizi)

Namaz; Hz peygamberin gözümün nuru dediği namaz, dinin direği, cennetin anahtarı, müminin beraatı ve yüce rabbin en çok sevdiği, kulun rabbine en yakın olduğu, kulluk manasını en güzel şekilde ifade eden namaz. Yüceler yücesi her şeyin yaratıcısı sevgilerin yaratıcısı sevgili rab'den sevgilinin sevgilisi âlemin efendisi rahmet sebebi ümmetin göz bebeği ile sevgilinin kullarına sevgilinin sevgilisinin ümmetine en güzel hediye.

Bakaranın son iki ayeti; iman esaslarını özellikle peygamberin hepsine iman etmenin gerekliliği, Müslüman'ın rabbinin buyrukları karşısında takınması gereken tavır, Allahın kullara adaleti, önceki toplulukların durumu ve mümin kulların yüce Allaha duaları anlatılmaktadır.

Şirk koşmayan Müslüman kişinin cennete gireceği müjdesi; Allah azze ve cellenin Hz Muhammed ümmetine bir müjdesi. Lakin Müslüman kişide rabbinin bu iltifatlarına lütuflarına gafil kalmamalı ona ibadet ve şükürde kusur etmemelidir.

Yine insanların işledikleri günah ve sevapları gördüğünü ifade eden Hz peygamber bazı amellerin karşılığını şu şekilde sıralamıştır;

1. Hz Peygamber sas in sütü seçerek fıtrata iletilmesi, 2. Her gün ekip biçen biçtikleri zaman olduğu gibi tekrar eski haline gelen ve sevapları yedi yüze katlanan Allah yolundaki mücahitlerin ecri, 3. dudakları demir makasla doğra­nan, doğrandıkça eski haline gelen fitne hatipler, 4. Kandan bir havuzda yüzüp taş yutan faiz yiyenler, 5. Bakırdan tırnaklarla yüzlerini ve böğürlerini tırmalayan gıybet edenler, 6. Önlerinde içinde pişmiş et olan bir tencere ile kokmuş çiğ et olup, çiğ eti yiyip pişmişini bırakan zinakarlar, 7. Odunları bir araya getirmiş, sırtlayamayıp, üstelik yükünü daha da artırmakla azap gören emanete hıyanet edenler, 8. Başları taş­la ezilip, ezildikçe tekrar yerine gelip eski halini alan namaza karşı tembellik edenler, 9. Zak­kum ve Radf gibi cehennem otlarından otlayarak ceza gören malın zekâtını vermeyenler.

Ömrümüzün Rabbe doğru bir yükseliş olması dileğiyle hayırlı kandiller diliyorum.

Bünyamin GÖLCÜ

MALAZGİRT MÜFTÜSÜ

 

 

Yorum Yazın