Bünyamin GÖLCÜ
Bünyamin GÖLCÜ

Mahremiyet Muhasebesi (Neslin Muhafazası)

Yayınlanma: 19 Ocak 2019
1103 Görüntüleme

MAHREMİYET MUHASEBESİ (Neslin Muhafazası)

Utanırdı burnunu göstermekten sütninem,
Kızımın gösterdiği, kefen bezine mahrem. N.F K

Yüce Allahın insana emrettiği ve yasakladığı her şey insanın saadeti ve korunması içindir. İnsan saadeti ve korunmayı hak eden en değerli mücevherdir. Mücevherlerin ise saklı kalması gerekir. Tarih içerisinde uğruna canların verildiği, savaşların yapıldığı, destanların yazıldığı ve kahramanlık şiirlerinin okunduğu konulardan biri de hiç şüphesiz neslin muhafazasıdır. Bu konu insanı insan yapan, insanı diğer canlılardan ayıran temel özelliklerden de biridir. Kısaca buna "insanın kutsallarından" biri diyebiliriz. Kuranı kerimde yüce Allahın Hz Meryemi iffetiyle ve Hz Şuayb'ın kızını utangaçlığıyla bizlere örnek vermesi de konunun ehemmiyetini göstermesi açısından önemlidir.

İşte bu noktada yüce yaratıcının insana elbiseyi (tesettürü) emretmiş olması da açıklık saçıklğı yasaklaması da neslin korunmasına matuftur. İnsanların yapılar içerisinde diğer kişilerle aralarına duvarlar örmesi de bu nesli korumaya yöneliktir.

Yüce yaratıcı insanın nesline herhangi bir saldırı olmaması için nesli bozacak öncelikleri dahi yasaklamıştır. Günahların ilk başlangıcı gözden başladığı için kadına da erkeğe de gözlerine sahip çıkmalarını emir buyurmuştur. Yine neslin bozulmasında en temel etken olan zina yasağını da bu amaçla koymuştur. Ve "zinaya yaklaşmayın" "namusunuzu koruyun" diyerek Seddi Zerai olarak zina fiiline giden yolları kapatmayı amaçlamıştır. Yine Müslüman bir kadın Müslüman olmayan bir kişiyle evlenmesinin yasak olması da İslam neslinin muhafazası içindir. Kadınların seslerinin kırıtarak konuşmalarının yasaklanmış olması da neslin bozulmasına götüren öncüllerin ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Yabancı kadınlarla -neticesinde gönül bağlarını kuracak belki fitneye sebep olacak şekilde- tokalaşmaları da aynı amaçla yasaklanmıştır. Yine belli bir yaşa gelmiş artık karşı tarafı tanıma merakı uyanmış kardeşlerin yataklarının ve odalarının ayrılması uyarısı da aynı amacı hedeflemektedir. Aynı ev ve aynı aile içerisinde ebeveyn odalarının oluşturulması da yine mahremiyetin ve netice itibariyle neslin korumasına yöneliktir. Ebeveyn arasındaki mahrem sırların başkalarına anlatılmasının haram oluşu da mahremiyet sırlarının ifşa edilmemesi için alınan bir tedbirdir. Hatta ebeveyn odalarına belli saatlerde izinsiz girilmesinin ve başkalarının evlerine izinsiz bakılmasının dahi yasak edilmesi yine mahremiyetin korunması içindir. Kulak hırsızlığı yapılması, başkalarının evlerinin gözetlenmesi, çalınan bir kapının önünde gözün içeri dikilerek bakılmasının çirkin görülmesi de İslam'ın bu konuda ne derece hassas olduğunun bir göstergesidir. Yine karmaşık hayatta kadın-erkek ortamlarında sazlı eğlencelerin hoş görülmemiş olması, insanı şehvetlere sürüklerin çalgı ve şarkıların haram kılınması da mahremiyetin zedelenmesine götüren yolların kapatılmasına yöneliktir.

İnsan donanımına bakarsak yaratıcı insana kıskançlık duygusunu, sahiplenme duygusunu, nesil ile devamlılık arzusunu, sevgi ve aşkı da neslin muhafazası için koymuş olduğunu görürüz.

Mahremiyet eğitimi almayan insanlarda utanma ve hayâ etme duygularının eksik olduğu kişilerin saygı ve sevgiyi yeterli derecede yaşayamadığı bilinen bir şeydir. Nikâhsız anne babanın gayri meşru dünyaya getirdiği çocukların toplum hayatında ahlaki olarak ciddi manada sıkıntılı oldukları da bir gerçektir. Aile içi huzurun temin edilmesi ve sağlıklı bireylerin oluşturulmasında anne babanın mahremiyet hususlarına dikkat etmesi ve çocuklarını iffet ve utanma duygusuyla yetiştirilmesinin büyük önem taşıdığı da bir diğer gerçektir. İffet ve utanma duygusunun ve nesli koruma hassasiyetinin yitirildiği ailelerde dağılmaların ve boşanmaların yaygın olması da bu konunun ehemmiyetini ortaya koymaktadır.

Netice olarak insandaki kıskançlık duygusunun, sahiplenme hissinin, utanma ve haya etme özelliklerinin, İslam'ın kadın-erkek ilişkilerine getirmiş olduğu düzenlemeler, zinanın ve zinaya götüren fiillerin yasaklanmış olması, tesettürün emredilmesi, evlere giriş-çıkışların düzenlenmesi, insanın sahip olduğu göz, dil akıl ve kalbin bu manada doğru kullanılmasının öğretilmesi, mahremiyetin dolayısıyla neslin muhafazası içindir.

Aile Kurumunun Kendisi Nesli Korumak İçindir. Onun için ailemizi korumak ve sağlıklı nesiller yetiştirmek için neslin korunması gerekir.

BÜNYAMİN GÖLCÜ

MALAZGİRT MÜFTÜSÜ

Yorum Yazın