Bir ülkenin kendi güvenliğini satın alabileceğine inanması, tarihin en pahalı yanılgısıdır.
Yıllardır çölün ortasına dizilen o son teknoloji uçaklara, devasa füze savunma sistemlerine, Amerikan şirketlerinin kasalarına bocalık akan o milyar dolarlara bakıyoruz. Peki, kriz kapıyı çaldığında ne oldu? Gökyüzünü Husi füzeleri kapladığında, petrol tesisleri alev alev yanarken o milyar dolarlık "koruma şemsiyesi" neredeydi?
Washington salonlarında yapılan soğuk pazarlıklarda, müttefik dediklerinin gözünde birer "müşteriden" ibaret olduğu gerçeğiyle yüzleşmek yetmedi mi? Husilerle sessiz sedasız el sıkışan, kendi menfaati bittiğinde arkasını dönüp giden bir güce hâlen umut bağlamak; sadece siyasi bir basiretsizlik değil, bu coğrafyanın geleceğine yapılmış en büyük haksızlıktır.
Oysa acı gerçeğin ortasında tutunacak bir dal belirdiğinde, çölün kumlarına yalnızlık düşmedi. Mekke’nin, Medine’nin, bu kutsal toprakların güvenliği tehlikeye girdiğinde Batı’nın soğuk gözlemcileri değil; Anadolu’nun ve Pakistan’ın evlatları, o omuz omuza duruşun sıcaklığını hissettirdi. "Mekke İttifakı" dedik, kardeşlik dedik, sahada kanıyla, teknolojisiyle, dualarıyla duran gerçek güçlerin kim olduğunu gördük.
Şimdi sormak gerekmiyor mu; Biz kimin zenginliğine zenginlik katıyoruz?
Kendi topraklarımızı vuracak füzelerin bütçesini, yarın bir ambargoyla bizi yarı yolda bırakacak devletlerin kasasına yatırmak hangi vicdana sığar? O milyar dolarlar artık efendilerin şatolarına, Batı’nın doymak bilmeyen silah lobilerine değil; bu coğrafyanın kendi evlatlarının alın terine akmalıdır!
Türkiye’nin yerli zekasıyla, Pakistan’ın kararlılığıyla, Suudi Arabistan’ın kaynaklarıyla kurulacak bir ortak savunma; sadece silah üretmek anlamına gelmez. Onurumuzu geri almak anlamına gelir.
Batı’dan "kapalı kutu" olarak alınan ve kumandası başkasının elinde olan sistemlerle bağımsızlık yürütülmez.
Bize parayla satılan ama kriz anında esirgenen o teknolojiyi, kendi mühendislerimizle, ortak fabrikalarımızda, kendi helal rızkımızla inşa etmek zorundayız.
Bu coğrafya artık Batı’nın silah hurdalığı da, güç oyunlarının piyonu da olmamalıdır. Milyar dolarlarımızı, bizi yalnız bırakanlara değil; iyi günde ve kötü günde yanımızda duran gerçek dostlara, ortak geleceğimize yatırmak bir tercih değil, bu topraklara borcumuzdur.
Uyanmak için daha kaç füzenin düşmesi, kaç sahte vaadin boşa çıkması gerekiyor?
#StratejikBağımsızlık #KardeşlikRuhu
Yorum Yazın