Günümüzde "adamlık" kavramı ne yazık ki sadece dış görünüşe, kas gücüne, fiziki üstünlüğe veya sesin gür çıkmasına indirgenmiş durumdadır. Oysa İslami ve Kur’ani ölçülerle baktığımızda adamlık; bir cinsiyet meselesinden öte, sağlam bir ahlak, dürüst bir karakter ve ağır bir sorumluluk şuurudur.
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de bizlere övdüğü ve örnek gösterdiği kulların vasıflarını bildirmiştir. Bir erkeğin gerçek manada adamlığı; yalnızca kaba kuvvetinde değil; ailesine karşı taşıdığı sorumlulukta, harcamalarında gösterdiği cömertlikte, evinde tesis ettiği adil otoritede ve namusuna olan bağlılığında ölçülür.
Rabbimizin övgüsüne mazhar olmak ve hane-i saadetimizde gerçek bir reislik/kollayıcılık makamına ulaşmak istiyorsak, şu dört temel vasfı hayatımıza nakşetmemiz gerekir:
1. Ailesine Karşı Eli Sıkı Olmamak (Cömertlik ve İnfak)
Adam dediğin, ailesinin sırtından geçinen değil; ailesinin yükünü sırtlayan, onların ihtiyacını cömertçe karşılayan kimsedir. Kendi kişisel zevkleri için harcama yaparken cömert, fakat eşinin ve çocuklarının nafakasında cimri davranan bir kimse, erkeklik sorumluluğunu tam manasıyla yerine getirmiyor demektir.
Rabbimiz Nisâ Suresi 34. ayet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:
"Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar... Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar."
2. Otoriteyi Adalet ve Hikmetle Korumak
Aile reisliği sadece bir unvan veya tahakküm kurma aracı değil; omuzlara yüklenmiş ağır bir emanettir. Bir adam, evini başıboş bırakmamalı; yuvasında huzuru, disiplini ve Allah'ın emirlerine olan bağlılığı korumalıdır. Ancak unutulmamalıdır ki otorite, baskı ve zulümle değil; adalet, merhamet ve hikmetle tesis edilir. Evinin manevi sorumluluğunu üstlenmeyen bir kimse, reisliğin hakkını veremez.
3. Soruşturulabilir Bir Sorumluluk Bilincine Sahip Olmak
Adam olmak, yalnızca süslü sözler söylemek değil; sözünün ve duruşunun gereğini yerine getirmektir. Eşinin, çocuklarının ve hane halkının hakkını gözetmek; onları hem maddi zorluklardan hem de manevi tehlikelerden korumak erkeğin en birincil vazifesidir. Mesuliyetten kaçan ve görevlerini ihmal eden kimseler, hakiki manada adamlık iddiasında bulunamazlar.
4. İffet, Sadakat ve Namusu Muhafaza Etmek
Mümin bir adam, hem kendi iffetini titizlikle korur hem de ailesinin namusuna, mahremiyetine ve manevi değerlerine sahip çıkar. Harama göz dikmez, eşine sadakatle bağlanır ve evinin mahremiyet sınırlarını çiğnetmez. Kur’an-ı Kerim’de buyrulduğu üzere:
"İyi kadınlar itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da gaybı korurlar." (Nisâ, 4/34)
Kendi iffetine dikkat etmeyen veya ailesinin namusunu korumayan kişilerin adamlıktan bahsetmesi mümkün değildir.
Kardeşim! Adamlık sakalın boyuyla, bıyığın kesimiyle, kasların gücüyle veya sesin gürlüğüyle ölçülmez. Kur’an’a göre adamlık tamamen bir karakter ve sorumluluk meselesidir. Rabbimizin övdüğü adamlar arasında yer almak istiyorsak, önce bu dört temel vasfı kendi nefsimizde ve yaşantımızda aramalıyız.
Çünkü unutmayalım ki: Herkes erkek doğabilir; ama herkes adamlığın hakkını veremez!
#İslamiHayat #AileAhlakı
Yorum Yazın